Bakara Sûresi178. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (38 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 2 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | - kimseler | who |
| 4 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | doğrulayan / iman eden | believe[d]! |
| 5 | كتب | ك ت بKTB | kutibe | farz kılındı | Prescribed |
| 6 | عليكم | — | ǎleykumu | size | for you |
| 7 | القصاص | ق ص صGṦṦ | l-ḳiSāSu | kısas | (is) the legal retribution |
| 8 | في | — | fī | in | |
| 9 | القتلى | ق ت لGTL | l-ḳatlā | öldürmelerde | (the matter of) the murdered, |
| 10 | الحر | ح ر رḪRR | l-Hurru | hür | the freeman |
| 11 | بالحر | ح ر رḪRR | bil-Hurri | hür ile | for the freeman, |
| 12 | والعبد | ع ب دABD̃ | vel'ǎbdu | köle | and the slave |
| 13 | بالعبد | ع ب دABD̃ | bil-ǎbdi | köle ile | for the slave, |
| 14 | والأنثى | ا ن ثENS̃ | vel'unṧā | kadın | and the female |
| 15 | بالأنثى | ا ن ثENS̃ | bil-unṧā | kadın ile | for the female. |
| 16 | فمن | — | femen | kimse | But whoever |
| 17 | عفي | ع ف وAFV | ǔfiye | affedilen | is pardoned |
| 18 | له | — | lehu | kendisi | [for it] |
| 19 | من | — | min | tarafından | from |
| 20 | أخيه | ا خ وEḢV | eḣīhi | kardeşi | his brother |
| 21 | شيء | ش ي اŞYE | şey'un | bir şey | anything, |
| 22 | فاتباع | ت ب عTBA | fettibāǔn | artık uymalıdır | then follows up |
| 23 | بالمعروف | ع ر فARF | bil-meǎ'rūfi | örfe | with suitable |
| 24 | وأداء | ا د يED̃Y | veedā'un | ve (diyeti) ödemelidir | [and] payment |
| 25 | إليه | — | ileyhi | ona | to him |
| 26 | بإحسان | ح س نḪSN | biiHsānin | güzelce | with kindness. |
| 27 | ذلك | — | ƶālike | bu | That (is) |
| 28 | تخفيف | خ ف فḢFF | teḣfīfun | bir hafifletme | a concession |
| 29 | من | — | min | tarafından | from |
| 30 | ربكم | ر ب بRBB | rabbikum | Rabbiniz | your Lord |
| 31 | ورحمة | ر ح مRḪM | ve raHmetun | ve rahmettir | and mercy. |
| 32 | فمن | — | femeni | artk kim | Then whoever |
| 33 | اعتدى | ع د وAD̃V | ǎ'tedā | haddi aşarsa | transgresses |
| 34 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'de | sonra | after |
| 35 | ذلك | — | ƶālike | bundan | that, |
| 36 | فله | ل هLH | fe lehu | Zira onlar/onlarsa | then for him |
| 37 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābun | bir azab | (is) a punishment |
| 38 | أليم | ا ل مELM | elīmun | acıklı | painful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يايها الذين ءامنوا كتب عليكم القصاص فى القتلى الحر بالحر والعبد بالعبد والانثى بالانثى فمن عفى له من اخيه شىء فاتباع بالمعروف واداء اليه باحسن ذلك تخفيف من ربكم ورحمة فمن اعتدى بعد ذلك فله عذاب اليم
Arapça (Harekeli)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلَى الْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْأُنثَى بِالْأُنثَى فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ أَخِيهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَأَدَاءٌ إِلَيْهِ بِإِحْسَانٍ ذَلِكَ تَخْفِيفٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَرَحْمَةٌ فَمَنِ اعْتَدَى بَعْدَ ذَلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Transliterasyon
Yâ eyyuhellezîne âmenû kutibe aleykumul kısâsu fîl katlâ el hurru bil hurri vel abdu bil abdi vel unsâ bil unsâ fe men ufiye lehu min ahîhi şey’un fettibâun bil ma’rûfi ve edâun ileyhi bi ihsân(ihsânin), zâlike tahfîfun min rabbikum ve rahmeh(rahmetun), fe meni’tedâ ba’de zâlike fe lehu azâbun elîm(elîmun).
Transliteration (Eng.)
Y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manookutiba AAalaykumu alqi<span class="u">sas</span>u fee alqatl<span class="u">a</span> al<span class="u">h</span>urrubi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>urri wa<span class="b">a</span>lAAabdu bi<span class="b">a</span>lAAabdi wa<span class="b">a</span>lonth<span class="u">a</span>bi<span class="b">a</span>lonth<span class="u">a</span> faman AAufiya lahu min akheehi shay-on fa<span class="b">i</span>ttib<span class="u">a</span>AAunbi<span class="b">a</span>lmaAAroofi waad<span class="u">a</span>on ilayhi bi-i<span class="u">h</span>s<span class="u">a</span>nin<span class="u">tha</span>lika takhfeefun min rabbikum wara<span class="u">h</span>matun famaniiAAtad<span class="u">a</span> baAAda <span class="u">tha</span>lika falahu AAa<span class="u">tha</span>bunaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, öldürülenler hakkında size kısas farz edilmiştir: Hüre karşılık hür, kula karşılık kul, kadına karşılık kadın. Fakat öldüren, kardeşinden azıcık bir affa nail olursa o zaman kısas kalkar; öldürülenin velîsinin, akla ve örfe uygun olarak iyiliğe uyması, öldürenin de, öldürdüğü kişinin velîsine güzellikle bir şey vermesi kalır. Bu, Rabbinizden hükmü hafifletmedir, rahmettir. Bundan sonra da gene zulme kalkan ve aşırı giden olursa artık ona elemli bir azap var.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, öldürülenler hakkında size kısas yazıldı (farz kılındı). Özgüre karşı özgür, köleye karşı köle ve dişiye karşı dişi. Fakat kimin (hangi katilin) lehine, onun (maktulün) kardeşi (varisi veya velisi) tarafından bağışlanırsa, artık (yapılması gereken) örfe uymak (ve) ona (maktulün varis veya velisine) güzellikle (diyet) ödemektir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Artık kim bundan sonra tecavüzde bulunursa, onun için elem verici bir azap vardır.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Bununla beraber kim öldürülenin velisi tarafından bağışlanırsa, artık o zaman örfe uymak ve öldürülenin velisine güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Kim bundan sonra zulüm yapmaya kalkışırsa, ona acı bir azap vardır.
Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür). Ancak her kimin cezası, kardeşi (öldürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkaniyete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir. Bu söylenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra haddi aşarsa muhakkak onun için elem verici bir azap vardır.*
Edip Yüksel
Gerçeği onaylayanlar! Öldürmede size eşitlik farz kılındı. Hürre karşı hür, köleye köle, kadına kadın… Ama kim maktulun hısımları tarafından bağışlanırsa, o zaman uygun olanı yapması ve diyeti güzelce ödemesi gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra kim sınırı aşarsa onun için acı bir azap var.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında üzerinize kısas farz kılındı; hüre hür, köleye köle, kadına kadın.* Ancak öldüren, öldürülenin kardeşi* tarafından bağışlanırsa; örfe uygun şekilde, diyeti iylikle ödemelidir. Bu Rabb’inizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra kim haddi aşarsa, onun için can yakıcı bir azap vardır.
Hakkı Yılmaz
Ey iman etmiş kişiler! Ölümlü olaylarda kısas; taraflar arasında âdil karşılık size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın… Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uymalı, ona güzellikle ödemelidir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Artık kim sınırları aşarsa, artık acı veren azap onun içindir.
Muhammed Esed
SİZ EY imana ermiş olanlar! Öldürme (olayların)da adil karşılık (kısas) size farz kılındı: Hür için hür, köle için köle ve kadın için kadın. Ve eğer kardeşi tarafından suçlu kimse (nin suçunun bir bölümünü) bağışlamışsa, bu (bağış) uygun şekilde tatbik edilmeli ve kardeşine tazminatı güzellikle ödenmelidir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Buna rağmen hak ve adalet sınırlarını bilerek ve isteyerek ihlal eden için şiddetli azap vardır.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey iman edenler! Cinayete kurban gidenler hakkında size adil karşılık farz kılındı: Hüre karşılık hür, köleye karşılık köle, kadına karşılık kadın. Bunun üzerine her kim kardeşi tarafından bir şekilde bağışlanırsa, bu bağış makul bir biçimde uygulanmalı, tazminatı da ona güzellikle ödenmeli: İşte bu, Rabbiniz katından bir kolaylaştırma ve rahmettir. Kim ki bundan sonra haddi aşarsa, onun için şiddetli bir azap vardır.
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Öldürülen kimselerin hakkını almak için size kısas farz kılındı. Hür hür ile, köle köle ile, dişi dişi ile kısas olunur. Ama kim, maktûlün velisi tarafından affedilirse kısas düşer. Bundan sonra, diyeti ona güzel bir şekilde ve tam olarak ödemek gerekir. Bu esneklik Rabbiniz tarafından bir kolaylık ve lütuftur. Artık kim bundan sonra karşıdakinin hakkına tecavüz ederse, Ona son derece acı bir azap vardır. {KM, Levililer 24, 19-21; I Samuel 15, 33; Matta 5, 38-39}
Süleyman Ateş
Ey inananlar, öldürmelerde kısas size farz kılındı. (Katilin de öldürülmesi gerekir). Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Kardeşi tarafından kısmen affedilen kimse, örfe uyup o(affeden kardeşi)ne güzelce (diyeti) ödemelidir! Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve acımadır. Kim bundan sonra da saldırıya kalkarsa artık onun için acı bir azab vardır.*
Şaban Piriş
-Ey İman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hür olan ile hür, köle ile köle, kadın ile kadın kısas olunur. Öldüren, ölenin kardeşi tarafından bağışlanmışsa, artık örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra da tecavüzde bulunana elem verici azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında üzerinize kısas yazılmıştır. Hür kişiye karşılık hür, köleye karşılık köle, dişiye karşılık dişi... Kim kardeşi tarafından herhangi bir şekilde affa uğrarsa, bu durumda örfü izlemek ve affedene en güzel biçimde bir ödeme yapmak gerekir. İşte bu, Rabbinizden size bir hafifletme ve bir rahmettir. Kim bundan sonra azgınlık ve düşmanlık ederse onun için korkunç bir azap vardır.
Edip-Layth-Martha
O you who acknowledge, equivalent execution has been decreed for you in the cases of killings: the free for the free, the slave for the slave, and the female for the female. Whoever is forgiven anything by his brother, then it is to be followed with good deeds and kindness towards him; that is alleviation from your Lord, and a mercy. Whoever transgresses after that, he will have a painful retribution.*
Muhammad Asad
O YOU who have attained to faith! Just retribution is ordained for you in cases of killing: the free for the free, and the slave for the slave, and the woman for the woman.* And if something [of his guilt] is remitted to a guilty person by his brother,* this [remission] shall be adhered to with fairness, and restitution to his fellow-man shall be made in a goodly manner.* This is an alleviation from your Sustainer, and an act of His grace. And for him who, none the less,* wilfully transgresses the bounds of what is right, there is grievous suffering in store:
Rashad Khalifa
O you who believe, equivalence is the law decreed for you when dealing with murder - the free for the free, the slave for the slave, the female for the female. If one is pardoned by the victim's kin, an appreciative response is in order, and an equitable compensation shall be paid. This is an alleviation from your Lord and mercy. Anyone who transgresses beyond this incurs a painful retribution.*,
The Monotheist Group
O you who believe, equivalence has been decreed for you in the case of those who are slain; the free for the free, and the slave for the slave, and the female for the female. Whoever is forgiven anything by his brother, then it is to be followed with kindness and goodness towards him; that is an alleviation from your Lord, and a mercy. Whoever transgresses after that, he will have a painful retribution.