Bakara Sûresi58. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذ | — | ve iƶ | hani | And when |
| 2 | قلنا | ق و لGVL | ḳulnā | demiştik ki | We said, |
| 3 | ادخلوا | د خ لD̃ḢL | dḣulū | girin | """Enter" |
| 4 | هذه | — | hāƶihi | şu | this |
| 5 | القرية | ق ر يGRY | l-ḳaryete | kente | town, |
| 6 | فكلوا | ا ك لEKL | fekulū | yeyin | then eat |
| 7 | منها | — | minhā | oradan | from |
| 8 | حيث | ح ي ثḪYS̃ | Hayṧu | yerde | wherever |
| 9 | شئتم | ش ي اŞYE | şi'tum | dilediğiniz | you wish[ed] |
| 10 | رغدا | ر غ دRĞD̃ | rağaden | bol bol | abundantly, |
| 11 | وادخلوا | د خ لD̃ḢL | vedḣulū | girin | and enter |
| 12 | الباب | ب و بBVB | l-bābe | kapıdan | the gate |
| 13 | سجدا | س ج دSCD̃ | succeden | secde ederek | prostrating. |
| 14 | وقولوا | ق و لGVL | ve ḳūlū | ve deyin | And say, |
| 15 | حطة | ح ط طḪŦŦ | HiTTatun | hitta (ya Rabbi bizi affet) | """Repentance.""" |
| 16 | نغفر | غ ف رĞFR | neğfir | biz de bağışlayalım | We will forgive |
| 17 | لكم | — | lekum | sizin | for you |
| 18 | خطاياكم | خ ط اḢŦE | ḣaTāyākum | hatalarınızı | your sins. |
| 19 | وسنزيد | ز ي دZYD̃ | ve senezīdu | ve daha fazlasını vereceğiz | And We will increase |
| 20 | المحسنين | ح س نḪSN | l-muHsinīne | güzel davrananlara | "the good-doers (in reward).""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذ قلنا ادخلوا هذه القرية فكلوا منها حيث شئتم رغدا وادخلوا الباب سجدا وقولوا حطة نغفر لكم خطيكم وسنزيد المحسنين
Arapça (Harekeli)
وَإِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هَذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حِطَّةٌ نَّغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْ وَسَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ
Transliterasyon
Ve iz kulnâdhulû hâzihil karyete fe kulû minhâ haysu şi’tum ragaden vedhulûl bâbe succeden ve kûlû hıttatun nagfir lekum hatâyâkum ve senezîdul muhsinîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">th</span> quln<span class="u">a</span> odkhuloo h<span class="u">ath</span>ihialqaryata fakuloo minh<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>aythu shi/tum raghadan wa<span class="b">o</span>dkhulooalb<span class="u">a</span>ba sujjadan waqooloo <span class="u">h</span>i<span class="u">tt</span>atun naghfirlakum kha<span class="u">ta</span>y<span class="u">a</span>kum wasanazeedu almu<span class="u">h</span>sineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir vakit şu şehre girin, nîmetlerinden, nerede dilerseniz orada bol-bol yiyin, kapısından secde ederek girin, burası yurttur deyin, yarlıganma dileyin de suçlarınızı örtelim; iyilikte bulunanların sevabını daha da arttıracağız demiştik.
Ali Bulaç
Ve hatırlayın, demiştik ki: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin; (Biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) arttıracağız."
Bayraktar Bayraklı
İsrâiloğulları'na, “bu kente giriniz, orada bulunanlardan bol bol yiyiniz; kapısından boyun eğerek giriniz; ‘Hıtta/hatalıyız' deyiniz ki hatalarınızı bağışlayalım. Çünkü biz, iyi davrananlara fazlasıyla vereceğiz” demiştik.
Diyanet İşleri
(İsrailoğullarına:) Bu kasabaya girin, orada bulunanlardan dilediğiniz şekilde bol bol yeyin, kapısından eğilerek girin, (girerken) "Hıtta!" (Ya Rabbi bizi affet) deyin ki, sizin hatalarınızı bağışlayalım; zira biz, iyi davrananlara (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz, demiştik.*
Edip Yüksel
"Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını veririz" demiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hani bir zamanlar "Şu şehre girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve "hıtta" (bizi bağışla!) deyin ki, size, hatalarınızı mağfiret ediverelim, iyilik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız" dedik.
Erhan Aktaş
Hani: “ Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde* ederek girin. Ve bizi bağışla deyin ki Biz de hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz.” demiştik.
Hakkı Yılmaz
Ve hani bir zamanlar Biz, “Şu kente girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin. O kapıdan da boyun eğip teslimiyet göstererek; onlara tebâ/uyruk olarak, taşkınlık, yanlış; kendi zararlarına iş yapmadan girin ve “Hıtta [bizi bağışla]!” deyin. Ki size, hatalarınızı bağışlayıverelim, iyilik-güzellik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız” demiş idik.
Muhammed Esed
Ve yine (hatırlayın o günleri), Biz, "Bu beldeye girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bol bol yiyin; fakat kapıdan (tevazu içinde) boyun eğerek girin ve 'Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!' deyin ki, günahlarınızı bağışlayayım ve iyilik yapanlara sınırsız mükafat vereyim" demiştik.
Mustafa İslamoğlu
Bir zaman da demiştik ki: Girin şu şehre, canınızın çektiklerinden bol bol yiyin! Ama (şehre ait) kapıdan tevazu içerisinde iki büklüm girin ve "Bizi affet!" diyin! Böylece biz de sizin hatalarınızı affedelim. Sonuçta, Allah'ı görür gibi kulluk edenlere ikramımızı arttıracağız.
Suat Yıldırım
Bir zaman da şöyle dedik: “Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerden bol bol yiyin! Şehrin kapısından secde ederek, saygılı bir tavırla girin ve “Affet bizi ya Rebbenâ (hıtta)” deyin ki suçlarınızı affedelim; iyilik yapanların mükâfatlarını daha da artıracağız. [4, 154; 7, 161]*
Süleyman Ateş
Demiştik ki: "Şu kente girin, oradan dilediğiniz yerde bol bol yeyin; secde ederek kapıdan girin ve "hitta (ya Rabbi, bizi affet)" deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım, güzel davrananlara daha fazlasını da veririz.
Şaban Piriş
Hani:-Şu kasabaya girip, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından secde ederek girin ve “bağışla” deyinde sizi bağışlayalım. Güzel davrananların mükafatını da artıralım, demiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bolbol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve affet bizi' deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını da veririz."
Edip-Layth-Martha
We said, "Enter this town, and eat from it as plentifully as you wish; and enter the gate humbly, and talk amicably, We will then forgive your mistakes, and We will increase for the good-doers."
Muhammad Asad
And [remember the time] when We said: "Enter this land,* and eat of its food as you may desire. abundantly; but enter the gate humbly and say, `Remove Thou from us the burden of our sins',* [whereupon] We shall forgive you your sins, and shall amply reward the doers of good."
Rashad Khalifa
Recall that we said, "Enter this town, where you will find as many provisions as you like. Just enter the gate humbly, and treat the people nicely. We will then forgive your sins, and increase the reward for the pious.",
The Monotheist Group
And We said: "Enter this town, and eat from it as you wish bountifully. And enter the passageway by crouching, and say: "Our load is removed," so that your wrongdoings will be forgiven, and We will increase for the good doers."