Bakara Sûresi59. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فبدل | ب د لBD̃L | febeddele | fakat değiştirdiler | But changed |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | onlar ki | those who |
| 3 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zalimler | wronged |
| 4 | قولا | ق و لGVL | ḳavlen | bir sözle | (the) word |
| 5 | غير | غ ي رĞYR | ğayra | başka | other (than) |
| 6 | الذي | — | lleƶī | (that) which | |
| 7 | قيل | ق و لGVL | ḳīle | söylenenden | was said |
| 8 | لهم | — | lehum | kendilerine | "to them;" |
| 9 | فأنزلنا | ن ز لNZL | feenzelnā | biz de indirdik | so We sent down |
| 10 | على | — | ǎlā | üzerine | upon |
| 11 | الذين | — | elleƶīne | those who | |
| 12 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmedenlerin | wronged, |
| 13 | رجزا | ر ج زRCZ | riczen | bir azab | a punishment |
| 14 | من | — | mine | -ten | from |
| 15 | السماء | س م وSMV | s-semāi | gök- | the sky |
| 16 | بما | — | bimā | dolayı | because |
| 17 | كانوا | ك و نKVN | kānū | yaptıkları | they were |
| 18 | يفسقون | ف س قFSG | yefsuḳūne | kötülüklerden | defiantly disobeying. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فبدل الذين ظلموا قولا غير الذى قيل لهم فانزلنا على الذين ظلموا رجزا من السماء بما كانوا يفسقون
Arapça (Harekeli)
فَبَدَّلَ الَّذِينَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَيْرَ الَّذِي قِيلَ لَهُمْ فَأَنزَلْنَا عَلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِّنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ
Transliterasyon
Fe beddelellezîne zalemû kavlen gayrellezî kîle lehum fe enzelnâ alellezîne zalemû riczen mines semâi bimâ kânû yefsukûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fabaddala alla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamooqawlan ghayra alla<span class="u">th</span>ee qeela lahum faanzaln<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span>alla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoo rijzan mina a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-ibim<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo yafsuqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat zulmedenler, sözü, kendilerine söylenen şekilden başka bir şekle sokmuşlar, değiştirmişlerdi. Biz de zulmedenlere, kötülükte bulunduklarından dolayı gökten bir azap indirivermiştik.
Ali Bulaç
Ama zulmedenler, kendilerine söylenen sözü bir başkasıyla değiştirdiler. Biz de o zalimlerin yaptıkları bozgunculuğa karşılık, üzerlerine gökten iğrenç bir azap indirdik.
Bayraktar Bayraklı
Fakat zâlimler, kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Bunun üzerine biz, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zâlimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.
Diyanet İşleri
Fakat zalimler, kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Bunun üzerine biz, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.*
Edip Yüksel
Ancak içinizdeki zalimler, kendilerine verilen kelimeleri başka kelimelerle değiştirdiler. Nitekim, yoldan çıktıkları için zulmedenlerin üzerine gökten bir azap indirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine o zulme devam edenler sözü değiştirdiler, onu kendilerine söylenildiğinden başka bir şekle soktular. Biz de kötülük yaptıkları için o zalimlere murdar bir azap indirdik.
Erhan Aktaş
Fakat zalimler, sözü, söylenenden başka bir şekle soktular. O zalimlere, doğru yoldan sapmalarına karşılık gökten bir azap indirdik.
Hakkı Yılmaz
Bunun üzerine o şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan kimseler, sözü, kendilerine söylenildiğinden başka bir şekle değiştirdiler. Biz de yapmış oldukları hak yoldan çıkış karşılığında o şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan kimselerin üstüne gökten bir azap indirdik.
Muhammed Esed
Ama o zulmetmeye şartlanmış olanlar kendilerine tevdî edilmiş olan (söz)ü başka bir sözle değiştirdiler: bunun üzerinde Biz de yoldan çıkmalarından ötürü o zalimlerin üzerine gökten bir bela indirdik.
Mustafa İslamoğlu
Zulme gömülenler, kendilerine tembil edilen sözü bir başka sözle değiştirdiler. Biz de yoldan saptıkları için zulmedenlerin üzerine yukarıdan bela yağdırdık.
Suat Yıldırım
Ne var ki o zalimler sözü değiştirip başka şekle koydular. Biz de o zalimlere, itaat dışına çıktıkları için, gökten acı bir azap indirdik.
Süleyman Ateş
Derken o zalimler, onu, kendilerine söylenenden başka bir sözle değiştirdiler. Biz de yaptıkları kötülüklerden dolayı o zulmedenlerin üzerine gökten bir azab indirdik.
Şaban Piriş
Fakat, zulmedenler kendilerine söylenmiş olan sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de, zalimlere, günah işleyerek yoldan çıktıkları için gökten kahredici bir azap indirmiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Ne var ki zulme sapanlar, sözü kendilerine söylenmiş olandan başkasıyla değiştirdiler. Bunun üzerine biz, bu zalimler üstüne, ürettikleri kötülüklere karşılık olarak gökten bir pislik indirdik.
Edip-Layth-Martha
But the wicked altered what was said to them into a different saying, thus We sent down upon the wicked an affliction from the sky because they had transgressed.*
Muhammad Asad
But those who were bent on evildoing substituted another saying for that which had been given them:* and so We sent down upon those evildoers a plague from heaven in requital for all their iniquity.
Rashad Khalifa
But the wicked among them carried out commands other than the commands given to them. Consequently, we sent down upon the transgressors condemnation from the sky, due to their wickedness.,
The Monotheist Group
But the wicked altered what was said to them to a different saying, thus We sent down upon the wicked an affliction from the heavens for what wickedness they were in.