Bakara Sûresi60. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذ | — | ve iƶi | hani | And when |
| 2 | استسقى | س ق يSGY | stesḳā | su istemişti | asked (for) water |
| 3 | موسى | — | mūsā | Musa | Musa |
| 4 | لقومه | ق و مGVM | liḳavmihi | kavmi için | for his people, |
| 5 | فقلنا | ق و لGVL | feḳulnā | demiştik | [so] We said, |
| 6 | اضرب | ض ر بŽRB | Drib | vur | """Strike" |
| 7 | بعصاك | ع ص وAṦV | biǎSāke | asanla | with your staff |
| 8 | الحجر | ح ج رḪCR | l-Hacera | taşa | "the stone.""" |
| 9 | فانفجرت | ف ج رFCR | fenfecerat | fışkırmıştı | Then gushed forth |
| 10 | منه | — | minhu | ondan | from it |
| 11 | اثنتا | ث ن يS̃NY | ṧnetā | (of) | |
| 12 | عشرة | ع ش رAŞR | ǎşrate | on iki | twelve |
| 13 | عينا | ع ي نAYN | ǎynen | göze (pınar) | springs. |
| 14 | قد | — | ḳad | elbette | Indeed |
| 15 | علم | ع ل مALM | ǎlime | bilmişti | knew |
| 16 | كل | ك ل لKLL | kullu | bütün | all |
| 17 | أناس | ا ن سENS | unāsin | insanlar | (the) people |
| 18 | مشربهم | ش ر بŞRB | meşrabehum | kendi içecekleri yeri | their drinking place. |
| 19 | كلوا | ا ك لEKL | kulū | yeyin | """Eat" |
| 20 | واشربوا | ش ر بŞRB | veşrabū | ve için | and drink |
| 21 | من | — | min | -ından | from |
| 22 | رزق | ر ز قRZG | rizḳi | rızk- | (the) provision (of) |
| 23 | الله | — | llahi | Allah'ın | Allah, |
| 24 | ولا | — | ve lā | -mayın | and (do) not |
| 25 | تعثوا | ع ث وAS̃V | teǎ'ṧev | ve (başkalarına) saldır- | act wickedly |
| 26 | في | — | fī | -nde | in |
| 27 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yeryüzü- | the earth |
| 28 | مفسدين | ف س دFSD̃ | mufsidīne | bozgunculuk yaparak | "spreading corruption.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذ استسقى موسى لقومه فقلنا اضرب بعصاك الحجر فانفجرت منه اثنتا عشرة عينا قد علم كل اناس مشربهم كلوا واشربوا من رزق الله ولا تعثوا فى الارض مفسدين
Arapça (Harekeli)
وَإِذِ اسْتَسْقَى مُوسَى لِقَوْمِهِ فَقُلْنَا اضْرِب بِّعَصَاكَ الْحَجَرَ فَانفَجَرَتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًا قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٍ مَّشْرَبَهُمْ كُلُوا وَاشْرَبُوا مِن رِّزْقِ اللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ
Transliterasyon
Ve izisteskâ mûsâ li kavmihî fe kulnâdrib bi asâkel hacer|e| fenfeceret minhusnetâ aşrete aynâ(aynen), kad alime kullu unâsin meşrebehum kulû veşrebû min rızkıllâhi ve lâ ta’sev fîl ardı mufsidîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">th</span>i istasq<span class="u">a</span> moos<span class="u">a</span>liqawmihi faquln<span class="u">a</span> i<span class="u">d</span>rib biAAa<span class="u">sa</span>ka al<span class="u">h</span>ajarafa<span class="b">i</span>nfajarat minhu ithnat<span class="u">a</span> AAashrata AAaynan qadAAalima kullu on<span class="u">a</span>sin mashrabahum kuloo wa<span class="b">i</span>shraboomin rizqi All<span class="u">a</span>hi wal<span class="u">a</span> taAAthaw fee al-ar<span class="u">d</span>imufsideen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gene bir zaman oldu ki Mûsâ, kavmi için su diledi de ona, sopanla vur taşa demiştik. Vurunca taştan on iki pınar fışkırmıştı. Halkın her bölüğü, su içeceği kaynağı bilmiş, anlamıştı. Allah'ın rızkından yiyin, için de haddinizi aşıp yeryüzünü fesada vermeyin.
Ali Bulaç
(Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı, o zaman Biz ona: "Asanı taşa vur" demiştik de ondan on iki pınar fışkırmıştı, böylece herkes içeceği yeri bilmişti. Allah'ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karışıklık çıkarmayın.
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ, kavmi için su istemişti de biz ona, “Değneğinle taşa vur” demiştik. Taştan hemen on iki kaynak fışkırdı. Her grup, içeceği kaynağı bildi. Onlara: “Allah'ın nimetlerinden yiyiniz, içiniz, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyiniz” dedik.
Diyanet İşleri
Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona: Değneğinle taşa vur! demiştik. Derhal (taştan) oniki kaynak fışkırdı. Her bölük, içeceği kaynağı bildi. (Onlara:) Allah'ın rızkından yeyin, için, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyin, dedik.
Edip Yüksel
Musa, bir zamanlar halkı için su aramıştı. "Değneğinle taşa vur" demiştik. Bunun üzerine taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kabile, içmesi için ayrılan pınarı bilmişti: "ALLAH'ın rızkından yiyin için, yeryüzünde bozgunculuk ve düzenbazlık yapmayın."
Elmalılı Hamdi Yazır
Hani bir zamanlar Musa, kavmi için su istemişti, biz de "asanla taşa vur!" demiştik, bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmıştı. Her kısım insan kendi su alacağı yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin ve için de bozgunculuk ve saldırganlık yaparak yeryüzünü fesada vermeyin.
Erhan Aktaş
Hani! Musa, kavmi için su istemişti. Biz de demiştik ki: “Asanla kayaya vur.”. Bunun üzerine kayadan on iki göz su fışkırmıştı. Her grup hangi kaynaktan içeceğini bilmişti. Allah’ın verdiği rızıktan yiyin, için fakat asilik yaparak yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.
Hakkı Yılmaz
Ve hani bir zamanlar Mûsâ, toplumu için su istemişti de, Biz, “Birikimini taş kalpli toplumuna uygula!” demiştik. Bunun üzerine o taş kalpli toplumdan on iki toplum-belde halkı ayrışmıştı. Oluşan her beldenin halkı, kendi su alacağı yeri kesinlikle öğrendi/işaretledi. –Allah'ın rızkından yiyin, için ve bozgunculuk yaparak yeryüzünde taşkınlık yapmayın.–
Muhammed Esed
Ve yine bir keresinde Musa, kavminin su ihtiyacı için (Bize) yalvarmıştı ve Biz de kendisine: "Asânla kayaya vur" demiştik. Bunun üzerine oradan on iki kaynak (birden) fışkırmıştı ki halkın tümü nereden (hangi kaynaktan) içeceğini bilsin. (Ve Musa demişti): "Allah tarafından verilen rızıktan yiyip için, ama yeryüzünün yozlaşmasına ve çürümesine yol açacak bozgunculuk yapmayın."
Mustafa İslamoğlu
Musa kavmini suvarmak istediği zaman da dedik ki: "Değneğini kayaya vur!" Bunun ardından ondan on iki kaynak fışkırmıştı. Bu sayede herkes içeceği yeri bilmişti. Haydi, Allah'ın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünün fesadıyla sonuçlanacak düzenbazlıklara tevessül etmeyin.
Suat Yıldırım
Bir zaman da Mûsa, kavmi için su arayıp Allah'a yalvarmıştı. Biz de: “Asanı taşa vur! ” demiştik. Bunun üzerine o taştan on iki pınar fışkırmış, her bölük kendine mahsus pınarı bilmişti. “Allah'ın rızkından yiyin için, fakat sakın yeryüzünde fesat çıkararak taşkınlık yapmayın! ” demiştik. [7, 160; 20, 20; 26, 45] {KM, Çıkış 17, 6; 15, 27}
Süleyman Ateş
Bir zaman da Musa, kavmi için su istemişti; "Asanla taşa vur," demiştik. Bunun üzerine taştan on iki göze fışkırmıştı. Her bölük, kendi içecekleri pınarı bilmişti: "Allah'ın rızkından yeyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak (başkalarına) saldırmayın." (demiştik.)
Şaban Piriş
Musa halkı için su aradığında :-Değneğinle taşa vur, dedik. Ondan on iki pınar fışkırdı ve her grup su içeceği pınarı öğrenmişti. Allahın rızkından yiyin, için; fakat yeryüzünde bozguncular olarak, taşkınlık yapmayın!
Yaşar Nuri Öztürk
Bir zamanlar Musa, toplumu için su istemişti de biz, "değneğinle şu taşa vur" demiştik. Taştan hemen on iki göze fışkırmıştı. Her bölük insan kendilerine özgü su kaynağını bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için; yeryüzünde bozgunculuk yaparak şuna buna saldırmayın." demiştik.
Edip-Layth-Martha
Moses was seeking water for his people, so We said, "Strike the rock with your staff." Thus, twelve springs burst out of it; each tribe then knew from where to drink. "Eat and drink from God's provisions, and do not roam the earth as corruptors."*
Muhammad Asad
And [remember] when Moses prayed for water for his people and We replied, "Strike the rock with thy staff!"-whereupon twelve springs gushed forth from it, so that all the people knew whence to drink.* [And Moses said:] "Eat and drink the sustenance provided by God, and do not act wickedly on earth by spreading corruption."
Rashad Khalifa
Recall that Moses sought water for his people. We said, "Strike the rock with your staff." Whereupon, twelve springs gushed out therefrom. The members of each tribe knew their own water. Eat and drink from GOD's provisions, and do not roam the earth corruptingly.,
The Monotheist Group
And Moses was seeking water for his people, so We said: "Strike the stone with your staff." Thus twelve springs exploded out of it; each people then knew from where to drink. "Eat and drink from the provisions of God, and do not roam the earth as corrupters."