Bakara Sûresi6. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | elbette | Indeed, |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | ki | those who |
| 3 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar edenler | disbelieve[d], |
| 4 | سواء | س و يSVY | sevā'un | eşittir | (it) is same |
| 5 | عليهم | — | ǎleyhim | onlara | to them |
| 6 | أأنذرتهم | ن ذ رNZ̃R | eenƶertehum | onları uyarman | whether you warn them |
| 7 | أم | — | em | yada | or |
| 8 | لم | — | lem | not | |
| 9 | تنذرهم | ن ذ رNZ̃R | tunƶirhum | uyarmasan da | you warn them, |
| 10 | لا | — | lā | not | |
| 11 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | inanmazlar | they believe. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان الذين كفروا سواء عليهم ءانذرتهم ام لم تنذرهم لا يومنون
Arapça (Harekeli)
إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ أَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Transliterasyon
İnnellezîne keferû sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Inna alla<span class="u">th</span>eena kafaroo saw<span class="u">a</span>onAAalayhim aan<span class="u">th</span>artahum am lam tun<span class="u">th</span>irhum l<span class="u">a</span>yu/minoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kâfir olanlara gelince: İster korkut onları, ister korkutma, birdir; inanmazlar.
Ali Bulaç
Şüphesiz, inkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için fark etmez; inanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenleri uyarsan da uyarmasan da, onlar için aynıdır; iman etmezler.
Diyanet İşleri
Gerçek şu ki, kafir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler.
Edip Yüksel
İnkar edenlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; onlar onaylamazlar.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Şu muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.
Erhan Aktaş
Şu bir gerçektir ki: Gerçeği yalanlayan nankörleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz şu kâfirler; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetmiş şu kimseler; onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir: onlar inanmazlar.
Muhammed Esed
UNUTMA Kİ hakikati inkara şartlanmış olanlar için kendilerini uyarıp uyarmaman fark etmez; onlar inanmazlar.
Mustafa İslamoğlu
Şu bir gerçek ki, küfre şartlanmış o kimseleri ha uyarmışsın ha uyarmamışsın, onlar için (ikisi de) bir: iman etmezler.
Suat Yıldırım
İnkâra saplananları ise ister uyar ister uyarma onlar için birdir, imana gelmezler. [10, 96]
Süleyman Ateş
İnkar edenlere gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir; inanmazlar.
Şaban Piriş
Kafirlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Şu bir gerçek ki, o küfre batmış olanları sen korkutsan da korkutmasan da onlar için aynıdır; iman etmezler.
Edip-Layth-Martha
As for those who do not appreciate, whether you warn them or do not warn them, they will not acknowledge.*
Muhammad Asad
BEHOLD, as for those who are bent on denying the truth* - it is all one to them whether thou warnest them or dost not warn them: they will not believe.
Rashad Khalifa
As for those who disbelieve, it is the same for them; whether you warn them, or not warn them, they cannot believe.,
The Monotheist Group
As for those who reject, whether you warn them or do not warn them, they will not believe.