Bakara Sûresi84. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذ | — | ve iƶ | hani | And when |
| 2 | أخذنا | ا خ ذ EḢZ̃ | eḣaƶnā | almıştık | We took |
| 3 | ميثاقكم | و ث قVS̃G | mīṧāḳakum | sizden kesin söz | your covenant, |
| 4 | لا | — | lā | """Not" | |
| 5 | تسفكون | س ف كSFK | tesfikūne | dökmeyeceksiniz | will you shed |
| 6 | دماءكم | د م وD̃MV | dimā'ekum | birbirinizin kanını | your blood |
| 7 | ولا | — | ve lā | and not | |
| 8 | تخرجون | خ ر جḢRC | tuḣricūne | çıkarmayacaksınız | (will) evict |
| 9 | أنفسكم | ن ف سNFS | enfusekum | birbirinizi | yourselves |
| 10 | من | — | min | -dan | from |
| 11 | دياركم | د و رD̃VR | diyārikum | yurtlarınız- | "your homes,""" |
| 12 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 13 | أقررتم | ق ر رGRR | eḳrartum | kabul etmiştiniz | you ratified |
| 14 | وأنتم | — | veentum | ve siz | while you |
| 15 | تشهدون | ش ه دŞHD̃ | teşhedūne | şahidsiniz | (were) witnessing. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذ اخذنا ميثقكم لا تسفكون دماءكم ولا تخرجون انفسكم من ديركم ثم اقررتم وانتم تشهدون
Arapça (Harekeli)
وَإِذْ أَخَذْنَا مِيثَاقَكُمْ لَا تَسْفِكُونَ دِمَاءَكُمْ وَلَا تُخْرِجُونَ أَنفُسَكُم مِّن دِيَارِكُمْ ثُمَّ أَقْرَرْتُمْ وَأَنتُمْ تَشْهَدُونَ
Transliterasyon
Ve iz ehaznâ mîsâkakum lâ tesfikûne dimâekum ve lâ tuhricûne enfusekum min diyârikum summe ekrartum ve entum teşhedûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">th</span> akha<span class="u">th</span>n<span class="u">a</span> meeth<span class="u">a</span>qakuml<span class="u">a</span> tasfikoona dim<span class="u">a</span>akum wal<span class="u">a</span> tukhrijoonaanfusakum min diy<span class="u">a</span>rikum thumma aqrartum waantum tashhadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir zaman birbirinizin kanını dökmemek, yerinizden yurdunuzdan çıkmamak hususunda kesin söz almıştık sizden. Sonra siz de bunu ikrar etmiş, siz de buna tanık olmuştunuz.
Ali Bulaç
Hani sizden "Birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayın" diye misak almıştık. Sonra sizler bunu onaylamıştınız, hala (buna) şahitlik ediyorsunuz.
Bayraktar Bayraklı
Hatırlayınız ki, sizden, “Birbirinizin kanını akıtmayınız, birbirinizi yurtlarınızdan çıkartmayınız” diye sağlam söz almıştık. Sonra siz bunu kabullendiniz ve birbirinize karşı şahitlik ettiniz.
Diyanet İşleri
(Ey İsrailoğulları!) Birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Her şeyi görerek sonunda bunları kabul etmiştiniz.
Edip Yüksel
Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz ve birbirinizi yurtlarından çıkarmayacaksınız diye de sizden söz almıştık. Bunu kabul etmiş ve tanık olmuştunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yine bir zamanlar mîsakınızı almıştık; birbirinizin kanlarını dökmeyeceksiniz, nüfusunuzu diyarınızdan çıkarmıyacaksınız. Sonra siz buna ikrar da verdiniz ve ikrarınıza şahit de oldunuz.
Erhan Aktaş
Hani! Bir zamanlar sizden, birbirinizin kanlarını dökmeyeceğinize ve birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair kesin söz almıştık. Bu sözümüzü kabul ettiğinizin tanıkları sizlersiniz.
Hakkı Yılmaz
(84,85)Ve hani Biz, sizin kesin sözünüzü almıştık: “Kanlarınızı dökmeyeceksiniz, kendilerinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız.” Sonra siz, tanıklık ederek ikrar verdiniz. Sonra, siz, işte o kimselersiniz; kendi kendinizi öldürüyorsunuz ve sizden bir grubu yurtlarından çıkarıyorsunuz. Onların aleyhinde günah ve düşmanlıkta yardımlaşıyorsunuz. Eğer onlar size esir olarak gelirlerse de onlar için fidye/kurtarmalık almaya çalışırsınız. Hâlbuki o; onların çıkarılmaları, size harâmlaştırılmıştır. Peki, siz Kitab'ın bir bölümüne inanıp da bir bölümüne inanmıyor musunuz? Şu hâlde içinizden böyle yapanların alacağı karşılık dünya hayatında bir rüsvâlıktan başka nedir? Kıyâmet günü de azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan bilgisiz, duyarsız değildir.
Muhammed Esed
O zaman, birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan sürmeyeceğinize dair kesin söz almıştık sizden, siz de kabul etmiştiniz; ve (şimdi de) buna şahitlik yapıyorsunuz.
Mustafa İslamoğlu
Yine sizden "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayacaksınız" diye de söz almıştık; üstelik siz de bunu ikrar etmiştiniz; hala da buna şahitsiniz.
Suat Yıldırım
Hani sizden, “Birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi ülkenizden çıkarmayın! ” diye söz almıştık, siz de bunu kabul etmiştiniz. Buna siz de şahitlik edersiniz.
Süleyman Ateş
Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz,birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız? diye sizden kesin söz almıştık; göre göre bunu kabul etmiştiniz.
Şaban Piriş
Sizden “boş yere kanınızı akıtmayınız, birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayınız” diye söz almıştık; sonra siz de söz vermiştiniz ve hala buna şahitlik ediyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizden şu sözü de almıştık: Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz. Birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız. Bunu kabul etmiştiniz. Hala da buna tanıklarsınız.
Edip-Layth-Martha
We have taken a covenant with you, "You shall not spill each other's blood, nor drive each other out from your homes." You agreed to this while bearing witness.
Muhammad Asad
And lo! We accepted your solemn pledge that you would not shed one another's blood, and would not drive one another from your homelands - whereupon you acknowledged it; and thereto you bear witness [even now].
Rashad Khalifa
We made a covenant with you, that you shall not shed your blood, nor shall you evict each other from your homes. You agreed and bore witness.,
The Monotheist Group
And We have taken a covenant with you: "You shall not spill the blood of each other, nor expel each other from your homes." And you agreed to this while bearing witness.