Ta Ha Sûresi106. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (3 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فيذرها | و ذ رVZ̃R | feyeƶeruhā | bırakacaktır | Then He will leave it, |
| 2 | قاعا | ق و عGVA | ḳāǎn | yerlerini | a level |
| 3 | صفصفا | ص ف ص فṦFṦF | SafSafen | boş, dümdüz | plain. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فيذرها قاعا صفصفا
Arapça (Harekeli)
فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا
Transliterasyon
Fe yezeruhâ kâan safsafâ(safsafen).
Transliteration (Eng.)
Faya<span class="u">th</span>aruh<span class="u">a</span> q<span class="u">a</span>AAan <span class="u">s</span>af<span class="u">s</span>af<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yeryüzünü dümdüz bir hâle getirir.
Ali Bulaç
"Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır."
Bayraktar Bayraklı
“Böylece yerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.”
Diyanet İşleri
Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.
Edip Yüksel
"Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak."
Erhan Aktaş
Onları dümdüz araziye çevirecektir.
Hakkı Yılmaz
(105-107)Sana dağlardan soruyorlar, de ki: “Rabbim onları savurdukça savuracaktır. Böylece onları dümdüz boş bir hâlde bırakacak. Orada bir çukur ve bir tümsek görmeyeceksin.”
Muhammed Esed
yeri dümdüz ve çıplak bir hale getirecek,
Mustafa İslamoğlu
ve arzı çırılçıplak, kupkuru bir düzlük olarak bırakacak;
Suat Yıldırım
105, 106. Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak. ”
Süleyman Ateş
Yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır.
Şaban Piriş
Yerlerini de dümdüz, kuru bir toprak haline getirecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
"Yerlerini bomboş, dümdüz bırakacaktır."
Edip-Layth-Martha
"Then He will leave it as a smooth plain.
Muhammad Asad
and leave the earths* level and bare,
Rashad Khalifa
"He will leave them like a barren, flat land.,
The Monotheist Group
"Then He will leave it as a smooth plain."