Ta Ha Sûresi110. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | يعلم | ع ل مALM | yeǎ'lemu | O bilir | He knows |
| 2 | ما | — | mā | olanı | what |
| 3 | بين | ب ي نBYN | beyne | arasında (önlerinde) | (is) before them |
| 4 | أيديهم | ي د يYD̃Y | eydīhim | ellerinin (önlerinde) | (is) before them |
| 5 | وما | — | ve mā | ve olanı | and what |
| 6 | خلفهم | خ ل فḢLF | ḣalfehum | arkalarında | (is) behind them, |
| 7 | ولا | — | velā | ve | while not |
| 8 | يحيطون | ح و طḪVŦ | yuHīTūne | onlar ise kavrayamazlar | they encompass |
| 9 | به | — | bihi | O'nu | it |
| 10 | علما | ع ل مALM | ǐlmen | bilgice | (in) knowledge. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
يعلم ما بين ايديهم وما خلفهم ولا يحيطون به علما
Arapça (Harekeli)
يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِ عِلْمًا
Transliterasyon
Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum ve lâ yuhîtûne bihî ılmâ(ılmen).
Transliteration (Eng.)
YaAAlamu m<span class="u">a</span> bayna aydeehim wam<span class="u">a</span>khalfahum wal<span class="u">a</span> yu<span class="u">h</span>ee<span class="u">t</span>oona bihi AAilm<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Önlerinde ne varsa onu da bilir, artlarında ne varsa onu da ve onların bilgisi, bunu ihata edemez.
Ali Bulaç
O, önlerindekini de, arkalarındakini de bilir. Onlar ise, bilgi bakımından O'nu kavrayıp kuşatamazlar.
Bayraktar Bayraklı
“O, insanların geleceklerini de geçmişlerini de bilir. Onlar, bilgi olarak Allah'ı kuşatamazlar.”
Diyanet İşleri
O, insanların geleceklerini de geçmişlerini de bilir. Onların ilmi ise bunu kapsayamaz:*
Edip Yüksel
Hiç kimse O'nu bilgice kavrayamazken, O onların geçmişini de geleceğini de bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, onların geleceklerini de, geçmişlerini de bilir. Onlar ise O'nu ilmen kavrayamazlar.
Erhan Aktaş
Onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir.* Ama onlar, O’nu bilgice kavrayamazlar.*
Hakkı Yılmaz
Allah, yardım görmeyenlerin önlerindeki ve arkalarındaki şeyleri bilir. Onlar ise O'nu bilgice kuşatamazlar.
Muhammed Esed
(Çünkü) O, insanların gözleri önünde olanı da, onlardan saklı tutulanı da bütünüyle bilmektedir, ama onlar O'nu bilgice asla kuşatamazlar.
Mustafa İslamoğlu
O onların bildiklerini de, bilmediklerini de biliyor; fakat insan bilgi (kapasitesinin sınırlılığı) sebebiyle bunu asla kavrayamaz.
Suat Yıldırım
O, onların geleceklerini de geçmişlerini de bilir. Kulların ilmi ise bunu asla kavrayamaz. [2, 255]*
Süleyman Ateş
O, onların önlerindekini ve arkalarındakini (geçmişlerini ve geleceklerini) bilir; onlar ise bilgice O'nu kavrayamazlar.
Şaban Piriş
Allah, önlerindekini de; arkalarındakini de bilir. Onların ilmi bunu kavrayamaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Onların önden gönderdiklerini de arkada bıraktıklarını da bilir, ama onlar O'nu ilimle kuşatamazlar.
Edip-Layth-Martha
He knows their present and their future, and they do not have any of His knowledge.
Muhammad Asad
[for] He knows all that lies open before men and all that is hidden from them,* whereas they cannot encompass Him with their knowledge.
Rashad Khalifa
He knows their past and their future, while none encompasses His knowledge.,
The Monotheist Group
He knows their present and their future, and they do not have any of His knowledge.