Ta Ha Sûresi12. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إني | — | innī | şüphesiz ben | Indeed, [I] |
| 2 | أنا | — | enā | ben | I Am |
| 3 | ربك | ر ب بRBB | rabbuke | senin Rabbinim | your Lord, |
| 4 | فاخلع | خ ل عḢLA | feḣleǎ' | çıkar | so remove |
| 5 | نعليك | ن ع لNAL | neǎ'leyke | pabuçlarını | your shoes. |
| 6 | إنك | — | inneke | çünkü sen | Indeed, you |
| 7 | بالواد | و د يVD̃Y | bil-vādi | vadide | (are) in the valley |
| 8 | المقدس | ق د سGD̃S | l-muḳaddesi | kutsal | the sacred |
| 9 | طوى | ط و يŦVY | Tuven | Tuva'dasın | (of) Tuwa. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انى انا ربك فاخلع نعليك انك بالواد المقدس طوى
Arapça (Harekeli)
إِنِّي أَنَا رَبُّكَ فَاخْلَعْ نَعْلَيْكَ إِنَّكَ بِالْوَادِ الْمُقَدَّسِ طُوًى
Transliterasyon
İnnî ene rabbuke fehla’ na’leyk|e|, inneke bil vâdil mukaddesi tuvâ(tuven).
Transliteration (Eng.)
Innee an<span class="u">a</span> rabbuka fa<span class="b">i</span>khlaAAnaAAlayka innaka bi<span class="b">a</span>lw<span class="u">a</span>di almuqaddasi <span class="u">t</span>uw<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki benim senin Rabbin, çıkar ayakkabılarını, kutlu vâdîdesin, Tuvâ'dasın sen.
Ali Bulaç
"Gerçekten Ben, Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın."
Bayraktar Bayraklı
“Şüphesiz, ben senin Rabbinim; ayağındaki pabuçları çıkar! Çünkü sen kutsal vâdi Tuvâ'dasın!”
Diyanet İşleri
Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vadi Tuva'dasın!
Edip Yüksel
"Ben, evet Ben senin Rabbinim. Sandaletlerini çıkar. Çünkü sen kutsal vadide, Tuva'dasın."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Ben şüphesiz senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar, çünkü sen kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasın."
Erhan Aktaş
Ben senin Rabb’inim. Şimdi “ayakkabılarını çıkar”*. Sen temizlenmiş vadide, Tuvada’sın.*
Hakkı Yılmaz
(11-16)Sonra onun yanına geldiğinde seslenildi: “Mûsâ! Ben, senin Rabbin olan Benim. Hemen yakınlarını ve mallarını burada bırak,* şüphesiz sen temizlenmiş vadide, Tuva'dasın/iki kere temizlenmiş bir vadidesin. Ve Ben seni seçtim; O hâlde vahyedilecek olan şeye; “Hiç şüphesiz ki Ben, Allah'ın ta kendisiyim. İlâh diye bir şey yoktur Benden başka. O hâlde Bana kulluk et ve Beni anmak için salâtı ikame et [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluştur-ayakta tut]. Şüphesiz ki o saat/kıyâmet gelecektir. Onu Ben herkes emeğinin karşılığını alsın diye neredeyse gizleyeceğim. O nedenle kıyâmete inanmayan ve kendi boş iğreti arzusuna uyan kimse seni, kıyâmete iman etmekten alıkoymasın; sonra değişime/yıkıma uğrarsın” uyarısına kulak ver.*
Muhammed Esed
"Benim, Ben! Senin Rabbin! Öyleyse artık pabuçlarını çıkar! Ve bil ki, sen iki kez kutlu kılınmış vadidesin.
Mustafa İslamoğlu
"Benim, Ben! Senin Rabbin! Şimdi ayakkabılarını çıkar! Çünkü sen iki kez kutsal kılınmış vadidesin!
Suat Yıldırım
“Haberin olsun: Senin Rabbin Benim! ” denildi. “Çıkar pabuçlarını hemen! Çünkü kutsal vâdidesin sen! (Evet evet) Tûvâ'dasın sen! ” [79, 16] {KM, Çıkış 3, 5}*
Süleyman Ateş
Ben, (evet) ben senin Rabbinim! Pabuçlarını çıkar. Çünkü sen, kutsal vadide, Tuva'dasın.
Şaban Piriş
Ben, senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar. Sen mukaddes Tûvâ vadisindesin.
Yaşar Nuri Öztürk
"Benim ben, senin Rabbin! Hadi pabuçlarını çıkar; sen kutsal vadide, Tuva'dasın."
Edip-Layth-Martha
"I am your Lord, so take off your slippers, you are in the holy valley Tawa."
Muhammad Asad
Verily, I am thy Sustainer! Take off, then, thy sandals! Behold, thou art in the twice hallowed valley,*
Rashad Khalifa
"I am your Lord; remove your sandals. You are in the sacred valley, Tuwaa.,
The Monotheist Group
"I am your Lord, so take off your slippers; you are in the holy valley Tuwa."