Ta Ha Sûresi123. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (18 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | He said, |
| 2 | اهبطا | ه ب طHBŦ | hbiTā | inin | """Go down" |
| 3 | منها | — | minhā | oradan | from it |
| 4 | جميعا | ج م عCMA | cemīǎn | hepiniz | all, |
| 5 | بعضكم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dukum | bir kısmınız | some of you |
| 6 | لبعض | ب ع ضBAŽ | libeǎ'Din | diğerinize | to others |
| 7 | عدو | ع د وAD̃V | ǎduvvun | düşmansınız | (as) enemy. |
| 8 | فإما | — | feimmā | artık | Then if |
| 9 | يأتينكم | ا ت يETY | ye'tiyennekum | size geldiği zaman | comes to you |
| 10 | مني | — | minnī | benden | from Me |
| 11 | هدى | ه د يHD̃Y | huden | bir hidayet | guidance |
| 12 | فمن | — | femeni | sonra kim | then whoever, |
| 13 | اتبع | ت ب عTBA | ttebeǎ | uyarsa | follows |
| 14 | هداي | ه د يHD̃Y | hudāye | benim hidayetime | My guidance, |
| 15 | فلا | — | felā | yoktur (ona) | then not |
| 16 | يضل | ض ل لŽLL | yeDillu | sapkınlık | he will go astray |
| 17 | ولا | — | ve lā | ve yoktur | and not |
| 18 | يشقى | ش ق وŞGV | yeşḳā | bir sıkıntı | suffer. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال اهبطا منها جميعا بعضكم لبعض عدو فاما ياتينكم منى هدى فمن اتبع هداى فلا يضل ولا يشقى
Arapça (Harekeli)
قَالَ اهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّي هُدًى فَمَنِ اتَّبَعَ هُدَايَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَى
Transliterasyon
Kâlehbitâ minhâ cemîan ba’dukum li ba’dın aduvv(aduvvun), fe immâ ye’tiyennekum minnî huden fe menittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la ihbi<span class="u">ta</span> minh<span class="u">a</span>jameeAAan baAA<span class="u">d</span>ukum libaAA<span class="u">d</span>in AAaduwwun fa-imm<span class="u">a</span>ya/tiyannakum minnee hudan famani ittabaAAa hud<span class="u">a</span>ya fal<span class="u">a</span>ya<span class="u">d</span>illu wal<span class="u">a</span> yashq<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hepiniz dedi, inin oradan; bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olsun. Fakat benden, size bir yol gösteren geldi mi onu kabûl edip doğru yoluma uyan, ne dünyâda yoldan çıkar, ne âhirette kutsuzluğa düşer.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak, hepiniz ordan inin. Artık size Benden bir yol gösterici gelecektir; kim Benim hidayetime uyarsa artık o şaşırıp sapmaz ve mutsuz olmaz."
Bayraktar Bayraklı
Allah onlara şöyle dedi, “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan ininiz. Elbet size benden bir yol gösteren gelir. Benim yoluma uyan ne sapar ne de mutsuz olur.”
Diyanet İşleri
Dedi ki: Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (cennetten) inin! Artık benden size hidayet geldiğinde, kim benim hidayetime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz.
Edip Yüksel
Dedi ki, "Birbirinize düşmanlar olarak ordan aşağı inin. Size benden bir yol gösterici geldiğinde, kim benim yoluma uyarsa o sapmaz ve perişan olmaz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah (onlara) şöyle dedi: "Birbirinize düşman olmak üzere hepiniz oradan (cennetten) inin. Artık benden size bir hidayet (kitab) geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa işte o, sapıklığa düşmez ve (ahirette) zahmet çekmez.
Erhan Aktaş
Dedi ki: “Hepiniz oradan çıkıp gidin.”* Bir kısmınız bir kısmınıza düşmansınız. Ben’den size bir yol gösterici geldiği zaman, kim yol göstericime uyarsa; işte o sapkınlığa düşmez ve mutsuz olmaz.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Allah, o ikisine: “Birbirinize düşman olmak üzere hepiniz oradan alçalın. Artık Benden size bir kılavuz geldiği zaman, kim Benim kılavuzuma uyarsa, işte o, sapıklığa düşmez ve mutsuz olmaz” dedi.
Muhammed Esed
(yani onlara şöyle) dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz topluca inin bu (safiyet/arınmışlık) makamından! Bununla birlikte, muhakkak ki, size Benden doğru-yol bilgisi gelecektir: kim ki Benim doğru-yol öğretimi izlerse yoldan sapmayacak ve bedbaht olmayacaktır.
Mustafa İslamoğlu
dedi ki: "O makamdan hep birlikte birbirinize düşman olarak inin! Bundan böyle de, Benim katımdan size doğru yol bilgisi gelecektir: artık kim benim gösterdiğim yolu izlerse, işte o ne sapacak ne de kendini yitirecektir.
Suat Yıldırım
Onlara hitaben buyurdu ki: Kiminiz kiminize düşman olarak cennetten yere ininiz. Sonra ne zaman Benden bir rehber gelir de, kim ona tâbi olursa, artık o ne yolu şaşırır, ne de bedbaht olur. *
Süleyman Ateş
Dedi ki: "Hepiniz oradan inin, birbirinize düşmansınız. İmdi benden size bir hidayet geldiği zaman kim benim hidayetime uyarsa o, sapmaz ve sıkıntıya düşmez."
Şaban Piriş
-Hepiniz, oradan inin, birbirinize düşman olarak. Benden size bir yol gösterici gelir de kim benim rehberime uyarsa o sapmaz ve bedbaht olmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah dedi: "İkiniz birlikte inin oradan. Birbirinize düşmansınız. Benden size bir hidayet geldiğinde, benim o hidayetime uyan artık ne sapar ne de bedbaht olur."
Edip-Layth-Martha
He said, "Descend from this, all of you, for you are enemies to one another. So, when My guidance comes to you; then, whoever follows My guidance, he will not go astray nor suffer."
Muhammad Asad
saying: "Down with you all* from this [state of innocence, and be henceforth] enemies unto one another! None the less, there shall most certainly come unto you guidance from Me: and he who follows My guidance will not go astray, and neither will he be unhappy.
Rashad Khalifa
He said, "Go down therefrom, all of you. You are enemies of one another. When guidance comes to you from Me, anyone who follows My guidance will not go astray, nor suffer any misery. For the Disbelievers: Miserable Life Unavoidable,
The Monotheist Group
He said: "Descend from this, all of you, for you are enemies to one another. So, when My guidance comes to you, then, whoever follows My guidance, he will not go astray nor suffer."