Ta Ha Sûresi39. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أن | — | eni | ki | """That" |
| 2 | اقذفيه | ق ذ فGZ̃F | ḳƶifīhi | onu koy | cast him |
| 3 | في | — | fī | in | |
| 4 | التابوت | — | t-tābūti | sandığa | the chest |
| 5 | فاقذفيه | ق ذ فGZ̃F | feḳƶifīhi | ve at | then cast it |
| 6 | في | — | fī | in | |
| 7 | اليم | ي م مYMM | l-yemmi | suya | the river, |
| 8 | فليلقه | ل ق يLGY | felyulḳihi | onu bıraksın | then let cast it |
| 9 | اليم | ي م مYMM | l-yemmu | su | the river |
| 10 | بالساحل | س ح لSḪL | bis-sāHili | sahile | "on the bank;" |
| 11 | يأخذه | ا خ ذ EḢZ̃ | ye'ḣuƶhu | onu alacaktır | will take him |
| 12 | عدو | ع د وAD̃V | ǎduvvun | düşman olan | an enemy |
| 13 | لي | — | lī | bana | to Me, |
| 14 | وعدو | ع د وAD̃V | ve ǎduvvun | ve düşman olan | and an enemy |
| 15 | له | — | lehu | ona | "to him.""" |
| 16 | وألقيت | ل ق يLGY | ve elḳaytu | ve koydum | And I cast |
| 17 | عليك | — | ǎleyke | senin üzerine | over you |
| 18 | محبة | ح ب بḪBB | meHabbeten | bir sevgi | love |
| 19 | مني | — | minnī | benden | from Me, |
| 20 | ولتصنع | ص ن عṦNA | velituSneǎ | yetiştirilmen için | and that you may be brought up |
| 21 | على | — | ǎlā | önünde | under |
| 22 | عيني | ع ي نAYN | ǎynī | gözümün | My eye. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان اقذفيه فى التابوت فاقذفيه فى اليم فليلقه اليم بالساحل ياخذه عدو لى وعدو له والقيت عليك محبة منى ولتصنع على عينى
Arapça (Harekeli)
أَنِ اقْذِفِيهِ فِي التَّابُوتِ فَاقْذِفِيهِ فِي الْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ الْيَمُّ بِالسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّي وَعَدُوٌّ لَّهُ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّي وَلِتُصْنَعَ عَلَى عَيْنِي
Transliterasyon
Enıkzifîhi fît tâbûti fakzifîhi fîl yemmi felyulkıhil yemmu bis sâhıli ye’huzhu aduvvun lî ve aduvvun leh|u|, ve elkaytu aleyke mehabbeten minnî ve li tusnea alâ aynî.
Transliteration (Eng.)
Ani iq<span class="u">th</span>ifeehi fee a<span class="b">l</span>tt<span class="u">a</span>bootifa<span class="b">i</span>q<span class="u">th</span>ifeehi fee alyammi falyulqihi alyammu bi<span class="b">al</span>ss<span class="u">ah</span>iliya/khu<span class="u">th</span>hu AAaduwwun lee waAAaduwwun lahu waalqaytuAAalayka ma<span class="u">h</span>abbatan minnee walitu<span class="u">s</span>naAAa AAal<span class="u">a</span>AAaynee
Abdulbaki Gölpınarlı
Sandığa koy onu da nehre bırak, nehir onu kıyıya bırakır, benim düşmanım ve senin düşmanın, alır onu demiştim ve himâyem altında yetişmen için sana karşı bir sevgi de vermiştim ona.
Ali Bulaç
"Onu sandığın içine koy, suya bırak, böylece su onu sahile bıraksın; onu Benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için, Kendim'den sana bir sevgi yönelttim."
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ'yı sandığa koy, suya at; su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önünde yetiştirilmen için senin üzerine tarafımdan bir sevgi attım.
Diyanet İşleri
Musa'yı sandığa koy; sonra onu denize (Nil'e) bırak; deniz onu kıyıya atsın da, benim düşmanım ve onun düşmanı olan biri onu alsın. (Ey Musa! Sevilmen) ve benim nezaretimde yetiştirilmen için sana kendimden sevgi verdim.*
Edip Yüksel
"‘Onu bir sandığa koyup ırmağa at. Irmak da onu kıyıya atsın ve Bana da ona da düşman olan birisi onu alsın.' diye… Gözümün önünde yetişesin diye sana sevgimi yağdırmıştım."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Onu (Musa'yı) tabut içine koy da denize bırak. Deniz de onu sahile atsın. Onu hem bana düşman, hem ona düşman olan biri alsın." Bir de benim gözetimim altında yetiştirilmen için, üzerine katımdan bir sevgi bırakmıştım. (Ey Musa!)
Erhan Aktaş
Onu sandığa koy da suya* bırak. Su da onu kıyıya bıraksın. Benim ve onun düşmanı, onu alsın. Ve korumam altında yetiştirilmen için seni sevimli biri yaptım.
Hakkı Yılmaz
Mûsâ'yı sandık içine koy da bol suya/nehre bırak, sonra da bol su/nehir* o'nu sahile atsın. Onu Bana düşman olan ve o'na düşman olan birisi alsın.’ Ve Ben tarafımdan senin üzerine bir muhabbet bıraktım ve Benim gözetimim altında yetiştirilmen için,
Muhammed Esed
'o'nu bir sandığa koy ve sandığı ırmağa bırak; ırmak o'nu kıyıya çıkaracaktır; Bana düşman olan biri ve o'na ilerde düşman olacak olan biri o'nu oradan alıp evlat edinecektir.' Ve (böylece daha o çağda) Kendi katımdan kutlu bir sevgiyle seni kuşattım ki, gözümün önünde yetişip olgunlaşasın.
Mustafa İslamoğlu
"Onu sandığa koy, ardından da o sandığı suyun akıntısına bırak; akıntı onu kıyıya ulaştıracaktır; Bana düşman olan ve ona da düşman olacak olan biri ona sahip çıkacaktır."İşte Ben, seni daha (o zamandan) katımdan bir muhabbetle kuşatmıştım ki, gözlemimiz altında yetiştirilesin diye.
Suat Yıldırım
“Onu bir sandığa yerleştirip denize bırak! Deniz onu sahile atsın. Bana da ona da düşman olan biri onu alsın! ” Ve “Ey Mûsâ! nezaretim altında yetiştirilmen için sana karşı insanların gönüllerinde tarafımdan bir sevgi bıraktım! ” [28, 7-9]*
Süleyman Ateş
Onu sandığa koy, suya at; su onu sahile bıraksın; onu benim de düşmanım onun da düşmanı olan biri alacaktır. "Gözümün önünde yetiştirilmen için senin üzerine benden bir sevgi koydum (görenler senin üzerine koyduğum bu sevgiden ötürü sana meftun oldular)."
Şaban Piriş
-Musayı bir sandığa koy, ve nehre bırak. Nehir onu kıyıya çıkarır. Onu, benim ve onun bir düşmanı alır. Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kılmıştım.
Yaşar Nuri Öztürk
"Onu tabuta koyup ırmağa bırak. Irmak onu sahile götürsün ki, benim de düşmanım, onun da düşmanı olan biri onu alsın. Üzerine kendimden bir sevgi bıraktım ki, gözümün önünde yetiştirilesin."
Edip-Layth-Martha
"That she should cast him in the basket, and cast the basket in the sea, so the sea will place him on the shore, where an enemy of Mine and his will take him. I placed upon you a love from Me and that you shall be raised under My eye."
Muhammad Asad
Place him in a chest and throw it into the river, and thereupon the river will cast him ashore, [and] one who is an enemy unto Me and an enemy unto him will adopt him.* "And [thus early] I spread Mine Own love over thee -and [this] in order that thou might be formed under Mine eye.*
Rashad Khalifa
"Saying: `Throw him into the box, then throw him into the river. The river will throw him onto the shore, to be picked up by an enemy of Mine and an enemy of his.' I showered you with love from Me, and I had you made before My watchful eye.,
The Monotheist Group
"That she should cast him in the basket, and cast the basket in the sea, so the sea will place him on the shore, where an enemy of Mine and his will take him. And I placed upon you a love from Me. And that you shall be raised under My eye."