Ta Ha Sûresi58. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فلنأتينك | ا ت يETY | felene'tiyenneke | biz de mutlaka sana getireceğiz | Then we will surely produce for you |
| 2 | بسحر | س ح رSḪR | bisiHrin | bir büyü | magic |
| 3 | مثله | م ث لMS̃L | miṧlihi | onun benzeri | like it. |
| 4 | فاجعل | ج ع لCAL | fec'ǎl | tayin et | So make |
| 5 | بيننا | ب ي نBYN | beynenā | bizimle | between us |
| 6 | وبينك | ب ي نBYN | ve beyneke | sizin aranızda | and between you |
| 7 | موعدا | و ع دVAD̃ | mev'ǐden | buluşma zamanı | an appointment, |
| 8 | لا | — | lā | asla | not |
| 9 | نخلفه | خ ل فḢLF | nuḣlifuhu | caymayacağımız | we will fail it |
| 10 | نحن | — | neHnu | bizim | [we] |
| 11 | ولا | — | ve lā | ne de | and not |
| 12 | أنت | — | ente | senin | you, |
| 13 | مكانا | ك و نKVN | mekānen | bir yer olsun | (in) a place |
| 14 | سوى | س و يSVY | suven | uygun | "even.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فلناتينك بسحر مثله فاجعل بيننا وبينك موعدا لا نخلفه نحن ولا انت مكانا سوى
Arapça (Harekeli)
فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِّثْلِهِ فَاجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَّا نُخْلِفُهُ نَحْنُ وَلَا أَنتَ مَكَانًا سُوًى
Transliterasyon
Fe le ne’tiyenneke bi sıhrin mislihî fec’al beynenâ ve beyneke mev’ıden lâ nuhlifuhu nahnu ve lâ ente mekânen suvâ(suven).
Transliteration (Eng.)
Falana/tiyannaka bisi<span class="u">h</span>rin mithlihi fa<span class="b">i</span>jAAalbaynan<span class="u">a</span> wabaynaka mawAAidan l<span class="u">a</span> nukhlifuhu na<span class="u">h</span>nuwal<span class="u">a</span> anta mak<span class="u">a</span>nan suw<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O halde biz de onun gibi bir büyü yaparak karşı geleceğiz sana, aramızda bir buluşma yeri ve vakti tâyin et de sen ve biz, vaadimizden caymayalım, buluşalım orada, hem de ikimize de müsâvî mesâfede, münâsip bir yer olsun orası.
Ali Bulaç
"Madem böyle, biz de sana buna benzer bir sihirle geleceğiz; şimdi sen, bir 'buluşma zamanı ve yeri' tespit et, bizim de, senin de karşı olamayacağımız açık, geniş bir yer olsun" dedi.
Bayraktar Bayraklı
“Biz de kesinlikle sana benzeri bir büyü getireceğiz. Bizim de sizin de anlaşacağımız uygun bir yerde buluşmamız için bir vakit belirle!” dediler.
Diyanet İşleri
Öyle ise, muhakkak surette biz de sana, aynen onun gibi bir büyü getireceğiz. Şimdi sen, seninle bizim aramızda, ne senin, ne de bizim muhalefet etmeyeceğimiz uygun bir yerde buluşma zamanı ayarla.
Edip Yüksel
"Biz de sana benzer bir büyü göstereceğiz. Her iki taraf için de uygun olan yerde ne senin ne de bizim caymayacağımız bir randevu zamanı belirle."
Elmalılı Hamdi Yazır
"O halde biz de senin sihrin gibi bir sihirle sana geleceğiz (karşına çıkacağız); şimdi bizimle senin aranda bir vakit ve bir buluşma yeri tayin et ki; ne senin, ne bizim caymayacağımız uygun bir yer olsun."
Erhan Aktaş
O halde biz de sana, senin sihrine benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Şimdi üzerinde birlikte anlaşacağımız bir yer ve zaman belirle.
Hakkı Yılmaz
(57,58)Firavun: “Ey Mûsâ! Sen etkili bilginle bizi topraklarımızdan çıkarmak için mi geldin bize? O hâlde biz de senin etkili bilgin gibi bir etkili bilgi ile sana geleceğiz.* Şimdi bizimle senin aranda bir buluşma zamanı/yeri belirle ki; bizim ve senin karşı çıkmayacağımız düz ve geniş bir yer olsun” dedi.
Muhammed Esed
Madem öyle, biz de sana mutlaka bunun gibi bir sihirle karşılık vereceğiz! O halde şimdi, aramızda, uygun bir yerde -katılmaktan bizim de, senin de caymayacağımız- bir buluşma günü tayin et!"
Mustafa İslamoğlu
Fakat şunu da bil ki biz de sana, benzer bir sihirle karşılık vereceğiz. Haydi, şimdi bizimle senin aranda kamuya açık bir mekanda, iki tarafın da cayamayacağı bir buluşma zamanı tayin et!"
Suat Yıldırım
57, 58. “Sen, ” dedi, “sihirdeki maharetinle bizi yerimizden yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin ey Mûsâ! ”“O halde bilmiş ol ki biz de seninki gibi bir sihirle karşı koyacağız. ” “Şimdi sen, bizim de senin de caymayacağımız uygun bir buluşma vakti tayin et, düz, geniş bir alanda karşılaşalım! ”
Süleyman Ateş
Biz de mutlaka sana o(se)nin (büyün) gibi bir büyü getireceğiz. Sen şimdi seninle bizim aramızda bir buluşma zamanı ve yeri tayin et; ne senin, ne de bizim caymayacağımız uygun bir yer olsun.
Şaban Piriş
Biz de sana, seninkine benzer bir sihir göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir buluşma vakti ve yeri belirle de bizim de senin de caymayacağımız bir yer olsun.
Yaşar Nuri Öztürk
"Seninki gibi bir büyü, biz de mutlaka sana getireceğiz. Seninle bizim aramızda öyle bir buluşma yeri ve zamanı belirle ki, ne biz cayalım ne de sen. Herkese uygun bir yer olsun."
Edip-Layth-Martha
"We will bring you a magic like it, so let us make an appointment between us and you which neither of us will break, a place where we both agree."
Muhammad Asad
In that case, we shall most certainly produce before thee the like thereof! Appoint, then, a tryst between us and thee - which we shall not fail to keep, nor [mayest] thou -at a suitable place!"
Rashad Khalifa
"We will surely show you similar magic. Therefore, set an appointment that neither we, nor you will violate; in a neutral place.",
The Monotheist Group
"We will bring you a magic like it, so let us make an appointment between us and you which neither of us will break, a place where we both agree."