Ta Ha Sûresi99. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | كذلك | — | keƶālike | böylece | Thus |
| 2 | نقص | ق ص صGṦṦ | neḳuSSu | anlatıyoruz | We relate |
| 3 | عليك | — | ǎleyke | sana | to you |
| 4 | من | — | min | -nden | from |
| 5 | أنباء | ن ب اNBE | enbā'i | haberleri- | (the) news |
| 6 | ما | — | mā | (of) what | |
| 7 | قد | — | ḳad | has preceded. | |
| 8 | سبق | س ب قSBG | sebeḳa | geçmişlerin | has preceded. |
| 9 | وقد | — | ve ḳad | gerçekten | And certainly |
| 10 | آتيناك | ا ت يETY | āteynāke | sana verdik | We have given you |
| 11 | من | — | min | -dan | from |
| 12 | لدنا | ل د نLD̃N | ledunnā | katımız- | Us |
| 13 | ذكرا | ذ ك رZ̃KR | ƶikran | bir Zikir | a Reminder. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
كذلك نقص عليك من انباء ما قد سبق وقد ءاتينك من لدنا ذكرا
Arapça (Harekeli)
كَذَلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنبَاءِ مَا قَدْ سَبَقَ وَقَدْ آتَيْنَاكَ مِن لَّدُنَّا ذِكْرًا
Transliterasyon
Kezâlike nakussu aleyke min enbâi mâ kad sebak|a|, ve kad âteynâke min ledunnâ zikrâ(zikren).
Transliteration (Eng.)
Ka<span class="u">tha</span>lika naqu<span class="u">ss</span>u AAalayka minanb<span class="u">a</span>-i m<span class="u">a</span> qad sabaqa waqad <span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>kamin ladunn<span class="u">a</span> thikra<span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte böylece geçmişlerin ahvâlinden bir kısmını sana hikâye etmedeyiz ve şüphe yok ki sana katımızdan bir de Kur'ân verdik.
Ali Bulaç
Sana geçmişlerin haberlerinden bir bölümünü böylece aktarıyoruz. Gerçekten, sana Katımız'dan bir zikir verdik.
Bayraktar Bayraklı
Ey Peygamber! İşte böylece, geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir öğüt verdik.
Diyanet İşleri
(Resulüm!) İşte böylece geçmiştekilerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Şüphesiz ki, tarafımızdan sana bir zikir verdik.*
Edip Yüksel
Geçmişlerin haberlerini, sana böylece aktarıyoruz. Sana katımızdan bir mesaj vermiş bulunuyoruz.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Muhammed!) Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana katımızdan bir zikir (düşünüp kendisinden ibret alınacak bir kitab) verdik.
Erhan Aktaş
İşte böylece geçmişlerin haberlerinden sana anlatıyoruz. Gerçek şu ki sana katımızdan bir zikir* verdik.*
Hakkı Yılmaz
Biz, sana geçmiş olan şeylerin önemli haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana katımızdan bir Öğüt/hatırlatma [Kur’ân] verdik.
Muhammed Esed
İŞTE sana geçmişte olup bitenlerin mahiyetinden de böyle (bir üslup içinde) bahsediyoruz; çünkü katımızdan hatırlatıcı bir öğreti bahşettik sana.
Mustafa İslamoğlu
İşte bu şekilde, geçmişte yaşanmış birtakım olayların özüne ilişkin anlatımı sana sunmuş olduk; zira sana, katımızdan hatırlatıcı bir mesaj vermiş bulunuyoruz.
Suat Yıldırım
İşte böylece sana geçmiş mühim olaylardan bir kısmını anlatıyoruz. Tarafımızdan sana da bir zikir verdik. [41, 41; 15, 9; 21, 50]*
Süleyman Ateş
Böylece sana geçmişlerin haberlerinden bir miktar anlatıyoruz. Gerçekten sana katımızdan bir Zikir (geçmiş olaylardan bir anı) verdik.
Şaban Piriş
Katımızdan sana verilmiş bir zikir olarak geçmişin haberlerinden işte bu şekilde anlatıyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böylece, geçip gitmişlerin haberlerinden bir kısmını sana anlatıyoruz. Biz sana katımızdan da bir Zikir vermişizdir.
Edip-Layth-Martha
It is such that We relate to you the news of what has passed. We have given you from Us a remembrance.
Muhammad Asad
THUS DO WE relate unto thee some of the stories of what happened in the past; and [thus] have We vouchsafed unto thee, out of Our grace, a reminder.*
Rashad Khalifa
We thus narrate to you some news from the past generations. We have revealed to you a message from us.,
The Monotheist Group
And it is such that We tell to you the news of whathas passed. And We have given you from Us a remembrance.