Enbiya Sûresi109. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فإن | — | fein | eğer | But if |
| 2 | تولوا | و ل يVLY | tevellev | yüz çevirirlerse | they turn away |
| 3 | فقل | ق و لGVL | feḳul | de ki | then say, |
| 4 | آذنتكم | ا ذ نEZ̃N | āƶentukum | ben size açıkladım | """I (have) announced to you" |
| 5 | على | — | ǎlā | equally | |
| 6 | سواء | س و يSVY | sevā'in | eşit biçimde | equally |
| 7 | وإن | — | ve in | artık | And not |
| 8 | أدري | د ر يD̃RY | edrī | bilmem | I know |
| 9 | أقريب | ق ر بGRB | eḳarībun | yakın mı (olduğunu) | whether is near |
| 10 | أم | — | em | yoksa | or |
| 11 | بعيد | ب ع دBAD̃ | beǐydun | uzak (mı olduğunu) | far |
| 12 | ما | — | mā | şeyin | what |
| 13 | توعدون | و ع دVAD̃ | tūǎdūne | tehdid edildiğiniz | you are promised. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فان تولوا فقل ءاذنتكم على سواء وان ادرى اقريب ام بعيد ما توعدون
Arapça (Harekeli)
فَإِن تَوَلَّوْا فَقُلْ آذَنتُكُمْ عَلَى سَوَاءٍ وَإِنْ أَدْرِي أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌ مَّا تُوعَدُونَ
Transliterasyon
Fe in tevellev fe kul âzentukum alâ sevâ’(sevâin), ve in edrî e karîbun em baîdun mâ tûadûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa-in tawallaw faqul <span class="u">ath</span>antukum AAal<span class="u">a</span>saw<span class="u">a</span>-in wa-in adree aqareebun am baAAeedun m<span class="u">a</span>tooAAadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Eğer yüz çevirirlerse de ki: Aynı tarzda hepinize de bildirdim ve size vaadedilen yakında mı olacak, uzak bir zamanda mı, onu bilmem ben.
Ali Bulaç
Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azap günü) yakın mı, uzak mı, bilemem."
Bayraktar Bayraklı
Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Ben sizin hepinize eşit şekilde açıkladım. Artık tehdit edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem.”
Diyanet İşleri
Eğer yüz çevirirlerse de ki: (Bana emrolunanı) hepinize açıkladım. Artık size vadolunan şey (mahşerde toplanma zamanınız) yakın mı uzak mı, bilmiyorum.
Edip Yüksel
Eğer yüz çevirirlerse De ki: "Size yeterli ölçüde bildirdim. Size söz verilen şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer (yine de) yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem."
Erhan Aktaş
Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: “Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!”
Hakkı Yılmaz
(109-111)Buna rağmen eğer yüz çevirirlerse: “Size dosdoğru/ eşit/tarafsız olarak açıkladım ve tehdit olunduğunuz şey yakın mı, uzak mı bilmiyorum. Şüphesiz Allah, sözden açığa vurulanı bilir, gizlediğiniz şeyleri de bilir. Ve ‘Belki bu gecikme sizi denemek ve bir süreye kadar yararlandırmak içindir’ ben bilmiyorum” de.
Muhammed Esed
Ama eğer (bu gerçeğe) yüz çevirirlerse de ki: "Ben bu gerçeği hepinize aynı şekilde duyurdum; ama artık, size vaad edilen (Hesap Günü'nün) yakın mı, uzak mı olduğunu ben bilemem".
Mustafa İslamoğlu
Fakat eğer (bu davetten) yüz çevirirlerse, o zaman da de ki: "Ben bu daveti hiçbir ayrım gözetmeden hepinize duyurdum; ne var ki ben tehdit edildiğiniz (Hesap Günü'nün) yakın mı uzak mı olduğunu da bilemem."
Suat Yıldırım
Yine de yüz çevirirlerse de ki: “İşte sizin hepinizi de tam eşit şekilde hakka çağırdım. Artık tehdit olunduğunuz o kıyamet gününün yakın mı uzak mı olduğunu bilemem. ”
Süleyman Ateş
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizin hepinize eşit biçimde açıkladım. Artık tehdidedildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."
Şaban Piriş
Eğer yüz çevirirlerse de ki:-Size (gerçeği) doğru bir şekilde açıkladım. Size vaat edilenin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Hepinize aynı şekilde, aynı düzeyde açıkladım. Artık bilmiyorum tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır, uzak mıdır?"
Edip-Layth-Martha
So if they turn away, then say, "I have given you notice sufficiently, and I do not know if what you are promised is near or far."
Muhammad Asad
But if they turn away, say: I have proclaimed this in equity unto all of you alike;* but I do not know whether that [judgment] which you are promised [by God] is near or far [in time].
Rashad Khalifa
If they turn away, then say, "I have warned you sufficiently, and I have no idea how soon or late (the retribution) will come to you.,
The Monotheist Group
So if they turn away, then say: "I have given you notice sufficiently, and I do not know if what you are promised is near or far."