Enbiya Sûresi15. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فما | — | femā | Then not | |
| 2 | زالت | ز ي لZYL | zālet | kesilmedi | ceased |
| 3 | تلك | — | tilke | bu | [this] |
| 4 | دعواهم | د ع وD̃AV | deǎ'vāhum | mırıldanmaları | their cry |
| 5 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 6 | جعلناهم | ج ع لCAL | ceǎlnāhum | biz onları yapıncaya | We made them |
| 7 | حصيدا | ح ص دḪṦD̃ | HaSīden | biçilmiş (ekin gibi) | reaped |
| 8 | خامدين | خ م دḢMD̃ | ḣāmidīne | sönmüş ateş (gibi) | extinct. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فما زالت تلك دعوىهم حتى جعلنهم حصيدا خمدين
Arapça (Harekeli)
فَمَا زَالَت تِّلْكَ دَعْوَاهُمْ حَتَّى جَعَلْنَاهُمْ حَصِيدًا خَامِدِينَ
Transliterasyon
Fe mâ zâlet tilke da’vâhum hattâ cealnâhum hasîden hâmidîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fam<span class="u">a</span> z<span class="u">a</span>lat tilka daAAw<span class="u">a</span>hum<span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> jaAAaln<span class="u">a</span>hum <span class="u">h</span>a<span class="u">s</span>eedan kh<span class="u">a</span>mideen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları kesilmiş bir ot, ateşi yanıp bitmiş bir kül yığını haline getirinciye dek sözleri, ancak budur işte.
Ali Bulaç
Onların bu yakınmaları, Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.
Bayraktar Bayraklı
Biz, kendilerini kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateş külüne çevirinceye kadar, bu feryatları sürüp gider.
Diyanet İşleri
Biz kendilerini, kuruyup biçilmiş ekine, sönmüş ateşe çevirinceye kadar bu feryatları sürüp gider.
Edip Yüksel
Onları biçip tüketinceye kadar bu yalvarışlarını tekrarlayıp duracaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz, onları biçilmiş bir ekin ve bir yığın kül haline getirinceye kadar hep sözleri bu feryad olmuştur.
Erhan Aktaş
Biçilmiş ekin gibi pörsüyüp, cansız kalıncaya kadar bu çağrıları son bulmadı.
Hakkı Yılmaz
İşte onların bu çağrıları, onları biçilmiş bir ekin ve sönmüş ocak/kül hâline getirinceye kadar son bulmadı.
Muhammed Esed
Ve bu yakınmaları, Biz kendilerini biçilmiş bir tarlaya (ya da) bir kül yığınına çevirinceye kadar sürüp giderdi.
Mustafa İslamoğlu
Ve onların bu yazıklanmaları, Biz kendilerini biçilmiş ekin haline getirip sönmüş köze çevirinceye kadar devam edip gidecek.
Suat Yıldırım
Bu feryatları sürüp gitti. Nihayet onları öyle yaptık ki biçildiler, sönüp kül oldular. . .
Süleyman Ateş
Bu mırıldanmaları sürüp giderken biz onları, biçilmiş (ekin gibi) yaptık, sönüp gittiler.
Şaban Piriş
Bu haykırışları devam edip dururken, biz onları biçilmiş ekine, sönmüş ocağa çevirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Bu davaları sürüp giderken biz onları kökten biçiverdik, sönüp silindiler.
Edip-Layth-Martha
So that remained as their cry until We took them all, and they became still.
Muhammad Asad
And that cry of theirs did not cease until We caused them to become [like] a field mown down, still and silent as ashes.
Rashad Khalifa
This continued to be their proclamation, until we completely wiped them out.,
The Monotheist Group
So that remained their cry until We took them all, and they became still.