Enbiya Sûresi3. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (15 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1لاهيةل ه وLHVlāhiyeteneğlencededirDistracted
2قلوبهمق ل بGLBḳulūbuhumkalbleritheir hearts.
3وأسرواس ر رSRRve eserrūve gizledilerAnd they conceal
4النجوىن ج وNCVn-necvāaralarındaki konuşmayıthe private conversation,
5الذينelleƶīnekimselerthose who
6ظلمواظ ل مƵLMZelemūzulmeden(ler)[they] wronged,
7هلheldeğil mi?"""Is"
8هذاhāƶābuthis
9إلاillāancakexcept
10بشرب ش رBŞRbeşerunbir insandıra human being
11مثلكمم ث لMS̃Lmiṧlukumsizin gibilike you?
12أفتأتونا ت يETYefete'tūneşimdi siz kapılacak mısınız?So would you approach
13السحرس ح رSḪRs-siHrabüyüyethe magic
14وأنتمveentumsizwhile you
15تبصرونب ص رBṦRtubSirūnegörüyorken"see (it)?"""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

لاهية قلوبهم واسروا النجوى الذين ظلموا هل هذا الا بشر مثلكم افتاتون السحر وانتم تبصرون

Arapça (Harekeli)

لَاهِيَةً قُلُوبُهُمْ وَأَسَرُّوا النَّجْوَى الَّذِينَ ظَلَمُوا هَلْ هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ أَفَتَأْتُونَ السِّحْرَ وَأَنتُمْ تُبْصِرُونَ

Transliterasyon

Lâhiyeten kulûbuhum ve eserrûn necvellezîne zalemû hel hâzâ illâ beşerun mislukum, e fe te’tûnes sihre ve entum tubsırûn|e|.

Transliteration (Eng.)

L<span class="u">a</span>hiyatan quloobuhum waasarroo a<span class="b">l</span>nnajw<span class="u">a</span>alla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoo hal h<span class="u">atha</span> ill<span class="u">a</span>basharun mithlukum afata/toona a<span class="b">l</span>ssi<span class="u">h</span>ra waantum tub<span class="u">s</span>iroon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Kalpleri de oyuna dalmıştır da o zâlimler, fısıltıyla konuşarak bu da sizin gibi bir insandan başka bir mahlûk mu ki, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız derler.

Ali Bulaç

Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır. Zulmedenler, gizlice fısıldaştılar: "Bu sizin benzeriniz olan bir beşer değil mi? Öyleyse, göz göre göre büyüye mi geleceksiniz?"

Bayraktar Bayraklı

Kalpleri başka şeylerle oyalanarak haksızlık edenler, aralarında fısıldaşarak, “Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Siz göre göre büyüyü mü kabul edip inanacaksınız?” derler.

Diyanet İşleri

Kalpleri hep eğlencede(gaflette),hem o zalimler şu gizli fısıltıyı yaptılar: Bu (Muhammed), sizin gibi bir beşer olmaktan başka nedir ki! Siz şimdi gözünüz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?

Edip Yüksel

Kalpleri pervasızdır. Zalimler gizlice birbirleriyle görüştüler: "Bu adam sizin gibi bir insan değil mi? Göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Kalbleri hep eğlencede (gaflette), hem o zalimler aralarında şu gizli fısıltıyı yaptılar: "Bu, ancak sizin gibi bir insan. Artık göz göre göre sihre mi gidip uyarsınız?"

Erhan Aktaş

O haksızlık yapanlar, akıllarınca önemsemeyerek ve kendi aralarında fısıldayarak: “Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey midir? Yoksa siz, göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?” diyorlar.

Hakkı Yılmaz

(2,3)Rablerinden kendilerine gelen her yeni öğüdü/hatırlatmayı ancak oyun yaparak ve kalpleri eğlenerek dinlerler. Ve şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapan o kimseler, aralarında şu fısıltıyı gizlediler: “Bu, sizin gibi bir insandan başka bir şey midir? Artık görüp dururken büyüye mi gidiyorsunuz?”

Muhammed Esed

kalpleri geçici hoşnutluklar peşinde; bununla birlikte, zulme (böylece) niyetli olanlar (birbirlerine şunu söylerken) gerçek düşüncelerini saklıyorlar: "(Peygamber olduğunu söyleyen) bu kişi sizin gibi ölümlü biri değil mi? Peki öyleyse, böyle göz göre göre büyü ürünü bir söze mi kapılacaksınız?"

Mustafa İslamoğlu

Onların aklı fikri oyunda oynaştadır; üstelik bilinci altüst olan bu kimseler el altından şöyle fiskos yapıyorlar: "Bu da sizin gibi ölümlü bir insan değil mi? Şu halde siz, göz göre göre büyüye kapılıp gidecek misiniz?"

Suat Yıldırım

2, 3. Rab'leri tarafından kendilerine gelen her yeni uyarıyı, alaya alıp kalpleri eğlenceye dalarak dinlerler. Hem o zalimler aralarında kulis yapıp, şu fısıltıyı, gizlice yayarlar: “O da sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Şimdi siz göz göre göre sihire mi kapılacaksınız yani? ” [17, 48; 25, 9]

Süleyman Ateş

Kalbleri eğlencededir. O zulmedenler, aralarında şu konuşmayı gizlediler: "Bu (Muhammed) de sizin gibi bir insan değil mi? Şimdi siz, göre göre büyüye mi kapılacaksınız?"

Şaban Piriş

Zalimler kalpleri gaflet içerisinde gizlice fısıldaşıyorlar:-Bu, (Muhammed) sizin gibi bir insandan başka bir şey mi? Göz göre göre büyülenecek misiniz?

Yaşar Nuri Öztürk

Kalpleri hep oyun ve oyalanmada. O zulüm sergileyenler, şu yolda bir fısıldaşmayı iyice koyulaştırdılar: "Bu adam sizin gibi bir insandan başkası değil. Gözünüz baka baka büyüye mi gidiyorsunuz!"

Edip-Layth-Martha

Their hearts are preoccupied, and those who are wicked confer privately: "Is he not a human being like you? Would you accept this magic while you know?"

Muhammad Asad

their hearts set on passing &shy;delights; yet they who are [thus] bent on wrongdoing conceal their innermost thoughts* [when they say to one another], “Is this [Muhammad] anything but a mortal like yourselves? Will you, then, yield to [his] spellbinding eloquence with your eyes open?''*

Rashad Khalifa

Their minds are heedless. And the transgressors confer secretly: "Is he not just a human being like you? Would you accept the magic that is presented to you?"*,

The Monotheist Group

Their hearts are preoccupied, and those who are wicked confer privately: "Is he not but a human being like you? Would you accept this magic while you know?"