Enbiya Sûresi47. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (20 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ونضعو ض عVŽAve neDeǔkurarızAnd We set
2الموازينو ز نVZNl-mevāzīneterazilerithe scales
3القسطق س طGSŦl-ḳisTaadalet(of) the justice
4ليومي و مYVMliyevmigünü içinfor (the) Day
5القيامةق و مGVMl-ḳiyāmetikıyamet(of) the Resurrection,
6فلاfelāaslaso not
7تظلمظ ل مƵLMtuZlemuhaksızlık edilmezwill be wronged
8نفسن ف سNFSnefsunkimseyeany soul
9شيئاش ي اŞYEşey'enhiçbir(in) anything.
10وإنve inve eğerAnd if
11كانك و نKVNkāneolsa(there) be
12مثقالث ق لS̃GLmiṧḳāleağırlığıncaweight
13حبةح ب بḪBBHabbetindanesi(of) a seed
14منminof
15خردلخ ر د لḢRD̃Lḣardelinbir hardala mustard
16أتيناا ت يETYeteynāgetiririzWe will bring
17بهاbihāonu[with] it.
18وكفىك ف يKFYve kefāve biz yeterizAnd sufficient
19بناbināolarak(are) We
20حاسبينح س بḪSBHāsibīnehesab gören(as) Reckoners.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ونضع الموزين القسط ليوم القيمة فلا تظلم نفس شيا وان كان مثقال حبة من خردل اتينا بها وكفى بنا حسبين

Arapça (Harekeli)

وَنَضَعُ الْمَوَازِينَ الْقِسْطَ لِيَوْمِ الْقِيَامَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْئًا وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَى بِنَا حَاسِبِينَ

Transliterasyon

Ve nedaul mevâzînel kısta li yevmil kıyâmeti fe lâ tuzlemu nefsun şey’â(şey’en) ve in kâne miskâle habbetin min hardelin eteynâ bihâ, ve kefâ binâ hâsibîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wana<span class="u">d</span>aAAu almaw<span class="u">a</span>zeena alqis<span class="u">t</span>aliyawmi alqiy<span class="u">a</span>mati fal<span class="u">a</span> tu<span class="i"><span class="u">th</span></span>lamunafsun shay-an wa-in k<span class="u">a</span>na mithq<span class="u">a</span>la <span class="u">h</span>abbatinmin khardalin atayn<span class="u">a</span> bih<span class="u">a</span> wakaf<span class="u">a</span> bin<span class="u">a</span><span class="u">ha</span>sibeen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Kıyâmet günü, adâlet terâzilerini kuracağız, hiçbir kimse hiçbir şeyde haksızlığa uğramıyacak, hattâ hardal tânesi ağırlığında bir işin bile karşılığını vereceğiz, bizim hesap görüşümüz yeter.

Ali Bulaç

Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiçbir nefis hiçbir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak Biz yeteriz.

Bayraktar Bayraklı

Biz, kıyamet günü için adâlet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan iş, bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa onu getiririz. Hesap gören olarak biz yeteriz.

Diyanet İşleri

Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.

Edip Yüksel

Diriliş günü için adalet terazileri kurarız. Kimseye hiçbir haksızlık edilmez. Hardal tanesi kadar bir ağırlığı bile hesaba katacağız. Biz, hesapçı olarak yeteriz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz kıyamet günü için doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir (tartıya koyarız.). Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz.

Erhan Aktaş

Kıyamet Günü hak edileni eksiksiz belirleyen tartıları kurarız. Hiç kimse, hiçbir biçimde haksızlığa uğratılmaz. Hardal tanesi kadar da olsa her şeyi hesaba katarız. Hesap gören olarak Biz yeteriz.

Hakkı Yılmaz

Biz kıyâmet günü için “hak edilen pay terazileri” koyarız; hiçbir kimse, hiçbir şekilde haksızlığa uğratılmaz. O şey bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getiririz. Ve hesap görenler olarak Biz yeteriz.

Muhammed Esed

Ve Kıyamet Günü (öyle) doğru, (öyle hassas) teraziler kurarız ki, kimse en küçük bir haksızlığa uğratılmaz; bir hardal tanesi kadar bile olsa, (iyi ya da kötü) her şeyi tartıya sokarız; hesap görücü olarak kimse Bizden ileri geçemez!

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz, Kıyamet Günü dosdoğru tartan teraziler kurarız da, hiçbir kişi en küçük bir haksızlığa uğratılmaz; hatta hardal tanesi ağırlığında bir şey olsa, onu dahi gündeme getiririz: Biz, hesap görücü olarak yeter de artarız bile...

Suat Yıldırım

Biz kıyamet gününe mahsus, öyle doğru ve hassas teraziler koyacağız ki, hiçbir kimseye zerre kadar haksızlık edilmez. Hardal tanesi ağırlığınca da olsa, yapılan iyi veya kötü işi oraya getirip tartarız. Hesap görücü olarak Biz fazlasıyla yeteriz. [18, 49; 4, 40; 31, 16]

Süleyman Ateş

Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Hiç kimseye bir haksızlık edilmez (insanın yaptığı iş), bir hardal danesi ağırlığınca da olsa onu getiririz. Hesab gören olarak biz yeteriz.*

Şaban Piriş

Kıyamet günü adalet terazileri kurarız. Hiç kimse bir haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa onu getiririz. Hesap gören olarak biz yeteriz.

Yaşar Nuri Öztürk

Kıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız / adaleti terazilere koyacağız. Hiç kimseye zerre kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar birşey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz.

Edip-Layth-Martha

We will place the scales of justice for the day of Resurrection, so that no person will be wronged in the least. Even if it was the weight of a mustard seed, We will bring it. We are sufficient as a Reckoner.

Muhammad Asad

But We shall set up just balance-scales on Resurrection Day, and no human being shall be wrong&shy;ed in the least: for though there be [in him but] the weight of a mustard-seed [of good or evil], We shall bring it forth; and none can take count as We do!

Rashad Khalifa

We will establish the scales of justice on the Day of Resurrection. No soul will suffer the least injustice. Even the equivalent of a mustard seed will be accounted for. We are the most efficient reckoners.,

The Monotheist Group

AndWe place the balances of justice for the Day of Resurrection, so that no soul will be wronged in the least. Even if it was the weight of a mustard seed, We will bring it. And We are enough as a Reckoner.