Enbiya Sûresi58. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (8 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فجعلهمج ع لCALfeceǎlehumnihayet onları ettiSo he made them
2جذاذاج ذ ذ CZ̃Z̃cuƶāƶenparça parça(into) pieces
3إلاillāyalnız hariçexcept
4كبيراك ب رKBRkebīranbüyüğüa large (one)
5لهمlehumonlarınof them,
6لعلهمleǎllehumbelkiso that they may
7إليهileyhionato it
8يرجعونر ج عRCAyerciǔnemüracaat ederler (diye)return.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فجعلهم جذذا الا كبيرا لهم لعلهم اليه يرجعون

Arapça (Harekeli)

فَجَعَلَهُمْ جُذَاذًا إِلَّا كَبِيرًا لَّهُمْ لَعَلَّهُمْ إِلَيْهِ يَرْجِعُونَ

Transliterasyon

Fe cealehum cuzâzen illâ kebîren lehum leallehum ileyhi yerciûn|e|.

Transliteration (Eng.)

FajaAAalahum ju<span class="u">thath</span>an ill<span class="u">a</span>kabeeran lahum laAAallahum ilayhi yarjiAAoon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları paramparça etti, yalnız, ona baş vursunlar diye büyüklerini bıraktı.

Ali Bulaç

Böylece o, yalnızca büyükleri hariç olmak üzere onları paramparça etti; belki ona başvururlar diye.

Bayraktar Bayraklı

Onlar gidince hepsini paramparça edip içlerinden büyüğünü, ona başvursunlar diye sağlam bıraktı.

Diyanet İşleri

Sonunda İbrahim onları paramparça etti. Yalnız onların büyüğünü bıraktı; belki ona müracaat ederler diye.*

Edip Yüksel

Hepsini param parça etti, ancak belki ona danışırlar diye en büyüklerine dokunmadı.*

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken o, bunları parça parça etti. Yalnız kendisine başvursunlar diye onların büyüğünü sağlam bıraktı.

Erhan Aktaş

Sonra da kendisine sorsunlar diye, büyük olanını hariç diğerlerini parçaladı.

Hakkı Yılmaz

Sonra da İbrâhîm, ona müracaat etsinler diye kendilerine ait büyükleri dışında bunları parça parça etti.

Muhammed Esed

Ve en büyükleri dışında (putların) hepsini paramparça etti; belki dönüp (bu olup biten için) ona başvururlar diye.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet, onların tümünü paramparça etti; dönüp de kendisine başvurabilsinler diye (!) onların en iri yarı olanına dokunmadı.

Suat Yıldırım

Onların bütün putlarını paramparça etti, yalnız, halk, belki de olup biten olay hakkında kendisine sorarlar düşüncesiyle, onların büyüklerine dokunmadı. *

Süleyman Ateş

Nihayet (İbrahim) onları parça parça etti, yalnız onların büyüğünü bıraktı; belki ona müracaat ederler diye(!)

Şaban Piriş

Sonunda İbrahim hepsini paramparça edip, içlerinden büyüğünü ona başvursunlar diye sağlam bıraktı.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonunda onları parça parça etti. Yalnız en büyüklerini bıraktı ki, dönüp ona başvurabilsinler.

Edip-Layth-Martha

So he broke them into pieces except for the biggest of them, so that they may turn to him.*

Muhammad Asad

And then he broke those [idols] to pieces, [all] save the biggest of them, so that they might [be able to] turn to it.*

Rashad Khalifa

He broke them into pieces, except for a big one, that they may refer to it.,

The Monotheist Group

So he broke them into pieces except for the biggest of them, so that they may turn to him.