Enbiya Sûresi64. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (7 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فرجعوا | ر ج عRCA | feraceǔ | döndüler | So they returned |
| 2 | إلى | — | ilā | to | |
| 3 | أنفسهم | ن ف سNFS | enfusihim | kendi vicdanlarına | themselves |
| 4 | فقالوا | ق و لGVL | fe ḳālū | ve dediler | and said, |
| 5 | إنكم | — | innekum | hakikaten siz | """Indeed, you" |
| 6 | أنتم | — | entumu | sizler | [you] |
| 7 | الظالمون | ظ ل مƵLM | Z-Zālimūne | haksızsınız | "(are) the wrongdoers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فرجعوا الى انفسهم فقالوا انكم انتم الظلمون
Arapça (Harekeli)
فَرَجَعُوا إِلَى أَنفُسِهِمْ فَقَالُوا إِنَّكُمْ أَنتُمُ الظَّالِمُونَ
Transliterasyon
Fe receû ilâ enfusihim fe kâlû innekum entumuz zâlimûn|e|.
Transliteration (Eng.)
FarajaAAoo il<span class="u">a</span> anfusihim faq<span class="u">a</span>looinnakum antumu a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Birbirlerine dönüp de gerçekten de zâlimsiniz siz dediler.
Ali Bulaç
Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
Bayraktar Bayraklı
(64-65) Kendi kendilerine dönüp birbirlerine, “Doğrusu siz zâlimlerdensiniz” dedikten sonra, gönüllerindeki eski inançları depreşerek, “Ey İbrâhim! Sen bunların konuşmayacağını bilirsin” dediler.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine, kendi vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) "Zalimler sizlersiniz, sizler!" dediler.*
Edip Yüksel
Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: "Gerçekten sizler haksızsınız."
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine vicdanlarına dönüp (kendi kendilerine) dediler ki: "Doğrusu siz haksızsınız."
Erhan Aktaş
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, “Haksızlık ediyoruz.” dediler.
Hakkı Yılmaz
Bunun üzerine kendi vicdanlarına döndüler de: “Şüphesiz siz, yanlış; kendi zararlarına iş yapanların ta kendisisiniz” dediler.
Muhammed Esed
Bunun üzerine birbirlerine dönüp: "Doğrusu, asıl zalim olan sizlermişsiniz!" dediler.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine kendi iç dünyalarına döndüler ve (kendi kendilerine) "Siz var ya, siz" dediler, "işte asıl haddini bilmezin ta kendisisiniz!"
Suat Yıldırım
Bunun üzerine vicdanlarına dönüp içlerinden: “Asıl zalim İbrâhim değil, bu âciz putlara ibadet edip bel bağlayan sizler, biz müşriklermişiz! ” dediler. *
Süleyman Ateş
Kendi vicdanlarına başvurup (içlerinden): "Hakikaten sizler haksızsınız!" dediler.
Şaban Piriş
Bunun üzerine kendilerine gelip:-Siz, gerçekten haksızsınız dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine kendi benliklerine döndüler de şöyle dediler: "Siz zalimlerin ta kendilerisiniz."
Edip-Layth-Martha
So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"
Muhammad Asad
And so they turned upon one another,* saying, Behold, it is you who are doing wrong."*
Rashad Khalifa
They were taken aback, and said to themselves, "Indeed, you are the ones who have been transgressing.",
The Monotheist Group
So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"