Enbiya Sûresi73. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وجعلناهم | ج ع لCAL | ve ceǎlnāhum | ve onları yaptık | And We made them |
| 2 | أئمة | ا م مEMM | eimmeten | önderler | leaders, |
| 3 | يهدون | ه د يHD̃Y | yehdūne | doğru yolu gösteren | they guide |
| 4 | بأمرنا | ا م رEMR | biemrinā | emrimizle | by Our Command. |
| 5 | وأوحينا | و ح يVḪY | ve evHaynā | ve vahyettik | And We inspired |
| 6 | إليهم | — | ileyhim | onlara | to them |
| 7 | فعل | ف ع لFAL | fiǎ'le | işler yap | (the) doing |
| 8 | الخيرات | خ ي رḢYR | l-ḣayrāti | hayırlı | (of) good deeds, |
| 9 | وإقام | ق و مGVM | ve iḳāme | ve doğrul | and establishment |
| 10 | الصلاة | ص ل وṦLV | S-Salāti | SaLâTe/Desteğe | (of) the prayer |
| 11 | وإيتاء | ا ت يETY | ve ītā'e | ve ver | and giving |
| 12 | الزكاة | ز ك وZKV | z-zekāti | zekat | "(of) zakah;" |
| 13 | وكانوا | ك و نKVN | ve kānū | ve-idiler | and they were |
| 14 | لنا | — | lenā | bize | of Us |
| 15 | عابدين | ع ب دABD̃ | ǎābidīne | kulluk eder- | worshippers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وجعلنهم ائمة يهدون بامرنا واوحينا اليهم فعل الخيرت واقام الصلوة وايتاء الزكوة وكانوا لنا عبدين
Arapça (Harekeli)
وَجَعَلْنَاهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَا إِلَيْهِمْ فِعْلَ الْخَيْرَاتِ وَإِقَامَ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءَ الزَّكَاةِ وَكَانُوا لَنَا عَابِدِينَ
Transliterasyon
Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâh(zekâti), ve kânû lenâ âbidîn|e|.
Transliteration (Eng.)
WajaAAaln<span class="u">a</span>hum a-immatan yahdoonabi-amrin<span class="u">a</span> waaw<span class="u">h</span>ayn<span class="u">a</span> ilayhim fiAAla alkhayr<span class="u">a</span>tiwa-iq<span class="u">a</span>ma a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>ti wa-eet<span class="u">a</span>a a<span class="b">l</span>zzak<span class="u">a</span>tiwak<span class="u">a</span>noo lan<span class="u">a</span> AA<span class="u">a</span>bideen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları öyle rehberler ettik ki emrimizle halkı doğru yola sevk ederler ve onlara hayırlı işleri, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik ve onlar, bize ibâdet eden kişilerdi.
Ali Bulaç
Ve onları, Kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar Bize ibadet edenlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Onları, emrimiz doğrultusunda insanlara yol gösteren önderler yaptık; onlara iyi işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar, bize hep kulluk ettiler.
Diyanet İşleri
Onları, emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, daima bize ibadet eden kimselerdi.
Edip Yüksel
Biz onları, emrimize göre yol gösteren önderler kıldık. Onlara iyi işlerin nasıl yapılacağını, namazın nasıl gözetileceğini ve zekatın nasıl verileceğini vahyettik. Onlar bize hizmet edenlerdi.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Onları buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık. Kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.
Erhan Aktaş
Onları, buyruklarımızla doğru yolu gösteren önderler kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, salâtı* ikame etmeyi, zekâtı* vermeyi vahyettik. Ve onlar yalnızca bize kulluk eden kimselerdi.
Hakkı Yılmaz
Ve Biz onları, Bizim emrimizle kılavuzluk yapan önderler yaptık. Ve Biz onlara hayırlar işlemeyi, salâtı ikame etmeyi [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumlarını oluşturma-ayakta tutmayı], zekâtı/vergiyi vermeyi vahyettik. Ve onlar, sadece Bize kulluk yapanlar idiler.
Muhammed Esed
ve o'nları buyruklarımız doğrultusunda (başkalarına) yol gösteren önderler yaptık; çünkü onlara iyi ve yararlı işler yapmayı, salât konusunda duyarlı ve devamlı olmayı, arınmak için verilmesi gereken şeyi vermeyi vahyettik; böylece onlar hep Bize kulluk ettiler.
Mustafa İslamoğlu
ve onları talimatlarımız çerçevesinde herkese doğru yolu gösteren önderler yaptık; nitekim onlara hayırlı işler yapmalarını, Allah'a ibadetin hakkını vermelerini, arınmak ve yücelmek için gerekli bedeli ödemelerini vahyettik: Nihayet, onların tümü de sadece Bize kulluk eden kimselerdi.
Suat Yıldırım
Onları buyruklarımızla insanlara doğru yolu gösteren önderler yaptık. Kendilerine hayırlı işler işlemeyi, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar yalnız Bize ibadet ederlerdi.
Süleyman Ateş
Onları, emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve onlara hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden(insan)lardı.
Şaban Piriş
Onları emrimiz uyarınca doğru yolu gösteren önderler kılıp, onlara hayır işlemeyi, namazı kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar, bize kulluk eden kimselerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Onları, bizim buyruğumuzla yol alan önderler yaptık. Onlara iyilikler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar, yalnız bize kulluk ediyorlardı.
Edip-Layth-Martha
We made them leaders who guide by Our command, and We inspired them to promote reforms and hold the contact prayer and contribute towards betterment, and they were in service to Us.*
Muhammad Asad
and made them leaders who would guide [others] in accordance with Our behest: for We inspired them [with a will] to do good works, and to be constant in prayer, and to dispense charity: and Us [alone] did they worship.
Rashad Khalifa
We made them imams who guided in accordance with our commandments, and we taught them how to work righteousness, and how to observe the Contact Prayers (Salat) and the obligatory charity (Zakat). To us, they were devoted worshipers.,
The Monotheist Group
AndWe made them leaders who guide by Our command, and We inspired them to do good works and hold the contact prayer and contribute towards purification, and they were in service to Us.