Enbiya Sûresi74. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولوطا | — | velūTen | ve Lut'a | And (to) Lut |
| 2 | آتيناه | ا ت يETY | āteynāhu | verdik | We gave him |
| 3 | حكما | ح ك مḪKM | Hukmen | hüküm | judgment |
| 4 | وعلما | ع ل مALM | ve ǐlmen | ve ilim | and knowledge, |
| 5 | ونجيناه | ن ج وNCV | ve necceynāhu | ve onu kurtardık | and We saved him |
| 6 | من | — | mine | -ten | from |
| 7 | القرية | ق ر يGRY | l-ḳaryeti | bir kent- | the town |
| 8 | التي | — | lletī | ki (onlar) | which |
| 9 | كانت | ك و نKVN | kānet | idiler | was |
| 10 | تعمل | ع م لAML | teǎ'melu | işler yapıyor | doing |
| 11 | الخبائث | خ ب ثḢBS̃ | l-ḣabāiṧe | çirkin | wicked deeds. |
| 12 | إنهم | — | innehum | gerçekten onlar | Indeed, they |
| 13 | كانوا | ك و نKVN | kānū | idiler | were |
| 14 | قوم | ق و مGVM | ḳavme | bir kavim | a people |
| 15 | سوء | س و اSVE | sev'in | kötü | evil, |
| 16 | فاسقين | ف س قFSG | fāsiḳīne | yoldan çıkan | defiantly disobedient. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولوطا ءاتينه حكما وعلما ونجينه من القرية التى كانت تعمل الخبئث انهم كانوا قوم سوء فسقين
Arapça (Harekeli)
وَلُوطًا آتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْقَرْيَةِ الَّتِي كَانَت تَّعْمَلُ الْخَبَائِثَ إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمَ سَوْءٍ فَاسِقِينَ
Transliterasyon
Ve lûtan âteynâhu hukmen ve ılmen ve necceynâhu minel karyetilletî kânet ta’melul habâis|e|, innehum kânû kavme sev’in fâsikîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waloo<span class="u">t</span>an <span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hu <span class="u">h</span>ukmanwaAAilman wanajjayn<span class="u">a</span>hu mina alqaryati allatee k<span class="u">a</span>nattaAAmalu alkhab<span class="u">a</span>-itha innahum k<span class="u">a</span>noo qawma saw-in f<span class="u">a</span>siqeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Lût'a da peygamberlik ve bilgi verdik ve halkı, kötü işlerde bulunan şehirden kurtardık onu; gerçekten de onlar, kötü ve buyruktan çıkmış bir topluluktu.
Ali Bulaç
Lut'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar, bozulmaya uğrayan kötü bir kavimdi.
Bayraktar Bayraklı
Lût'a gelince, ona da hüküm ve ilim verdik; onu çirkin işler yapmakta olan halkından kurtardık. Zira onlar, gerçekten fena işler yapan kötü bir topluluktu.
Diyanet İşleri
Lut'a gelince, ona da hüküm (hakimlik, peygamberlik, hükümdarlık) ve ilim verdik; onu, çirkin işler yapmakta olan memleketten kurtardık. Zira onlar (o memleketin halkı), gerçekten fena işler yapan kötü bir kavimdi.
Edip Yüksel
Lut'a da bilgi ve bilgelik verdik. Onu, çirkin işler işleyen topluluktan kurtardık. Onlar, yoldan çıkmış kötü bir toplumdu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz Lût'a da bir hüküm, bir ilim verdik. Onu çirkin işler işleyen kasabadan kurtardık. Doğrusu onlar kötü, fasık bir kavimdi.
Erhan Aktaş
Biz, Lut’a bir hüküm, bir ilim* verdik. Onu çirkin işler yapan kentten kurtardık. Onlar fasık* olan kötü bir toplumdular.
Hakkı Yılmaz
Ve Lût; Biz o'na bir hüküm, bir bilgi verdik. Onu çirkin işler işleyen kentten kurtardık. Şüphesiz onlar, kötü bir toplumdular, hak yoldan çıkmış kimselerdiler.
Muhammed Esed
VE LÛT'a da (doğru ile eğrinin seçiminde) sağlam bir muhakeme yetisi ve ilim verdik; ve o'nu çirkin davranışlar ortaya koyan bir toplumun elinden kurtardık. (Bu toplumu ise yok ettik, çünkü) gerçekten günaha gömülüp gitmiş yoz bir toplumdu.
Mustafa İslamoğlu
Lut'a da sağlam bir muhakeme ve seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi tasavvuru bahşettik; ve onu çirkin eylemleriyle tanınan kentten kurtardık; çünkü onlar yoldan çıkmış yoz bir kavimdi.
Suat Yıldırım
74, 75. Lût'a da hüküm ve ilim verdik ve onu iğrenç işler yapan şehir halkından kurtardık ki gerçekten onlar kötü ve itaat dışına çıkmış fâsık bir güruh idiler. Kendisini de şefkat ve himayemize aldık. O gerçekten erdemli kimselerdendi. [29, 26; 11, 69; 15, 57-76]*
Süleyman Ateş
Lut'a da hüküm (hükümranlık, peygamberlik, hikmet) ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapan bir kentten kurtardık. Gerçekten onlar yoldan çıkan kötü bir kavim idiler.
Şaban Piriş
Luta da hikmet ve ilim verdik. Onu çirkin iş yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar, yoldan çıkmış kötü bir toplum idi.
Yaşar Nuri Öztürk
Lut'a da hükümranlık ve ilim verdik. Onu, pislikler üretip duran bir kentten kurtardık. O kent halkı yoldan çıkmış kötü bir kavimdi.
Edip-Layth-Martha
And Lot, We gave him wisdom and knowledge, and We saved him from the town that used to do vile things. They were a people of evil, corrupt.
Muhammad Asad
AND UNTO Lot, too, We vouchsafed sound judg­ment and knowledge [of right and wrong], and saved him from that community which was given to deeds of abomination.* [We destroyed those people - forr,] verily, they were people lost in evil, depraved
Rashad Khalifa
As for Lot, we granted him wisdom and knowledge, and we saved him from the community that practiced abominations; they were wicked and evil people.,
The Monotheist Group
AndLot, We gave him wisdom and knowledge, and We saved him from the town that used to do vile things. They were a people of evil, wicked.