Enbiya Sûresi80. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وعلمناه | ع ل مALM | ve ǎllemnāhu | ve ona öğretmiştik | And We taught him |
| 2 | صنعة | ص ن عṦNA | San'ǎte | yapmayı | (the) making |
| 3 | لبوس | ل ب سLBS | lebūsin | zırh | (of) coats of armor |
| 4 | لكم | — | lekum | sizin için | for you |
| 5 | لتحصنكم | ح ص نḪṦN | lituHSinekum | sizi korumak için | to protect you |
| 6 | من | — | min | -nden | from |
| 7 | بأسكم | ب ا سBES | be'sikum | savaşın şiddeti- | your battle. |
| 8 | فهل | — | fehel | (o halde) misiniz? | Then will |
| 9 | أنتم | — | entum | siz | you |
| 10 | شاكرون | ش ك رŞKR | şākirūne | şükredenlerden | (be) grateful? |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وعلمنه صنعة لبوس لكم لتحصنكم من باسكم فهل انتم شكرون
Arapça (Harekeli)
وَعَلَّمْنَاهُ صَنْعَةَ لَبُوسٍ لَّكُمْ لِتُحْصِنَكُم مِّن بَأْسِكُمْ فَهَلْ أَنتُمْ شَاكِرُونَ
Transliterasyon
Ve allemnâhu san’ate lebûsin lekum li tuhsınekum min be’sikum, fe hel entum şâkirûn|e|.
Transliteration (Eng.)
WaAAallamn<span class="u">a</span>hu <span class="u">s</span>anAAatalaboosin lakum litu<span class="u">hs</span>inakum min ba/sikum fahal antum sh<span class="u">a</span>kiroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve ona, sizi savaşlarda koruması için zırh yapma sanatını öğrettik, hâlâ mı şükretmezsiniz?
Ali Bulaç
Ve sizin için ona, zorlu-savaşınızda sizi korusun diye, '(madeni) giyim-sanatını' öğrettik. Buna rağmen siz şükredenler misiniz?
Bayraktar Bayraklı
Dâvûd'a, sizi her türlü korkuya karşı koruması için zırh yapmayı öğrettik. Bütün bunlar için şükrediyor musunuz?
Diyanet İşleri
Ona, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Edip Yüksel
Ve sizi savaşlarınızda korusun diye ona zırh yapmayı öğrettik. Artık şükreder misiniz?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ona, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik, artık şükreder misiniz?
Erhan Aktaş
Ona; sizi, sizin şiddetinizden koruyacak elbise* yapma sanatını öğrettik. Öyleyse şükredenler misiniz?
Hakkı Yılmaz
Ve Biz, sizin kötülüğünüzden sizi korumak için, sizin için zırh yapımını o'na öğrettik. Artık siz kendinize verilen nimetlerin karşılığını ödeyenler misiniz?
Muhammed Esed
Ve sizin için o'na, sizi her türlü korkuya karşı (Allah'a karşı sorumluluk bilinci giysisiyle) zırhlandıracak (üstün) bir korunma sanatı öğrettik; peki, (bütün bunlar için) şükrediyor musunuz?
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz ona, sizi korku ve zilletten kahredecek her belaya karşı koruyacak (manevi) savunma araçları geliştirmeyi öğrettik: Hal böyleyken siz (gereği gibi) şükrediyor musunuz?
Suat Yıldırım
Bir de sizi savaşınızın şiddetinden koruması için ona, zırh yapma sanatını öğrettik. Peki bütün bunlar için şükrediyor musunuz? [34, 9-11]*
Süleyman Ateş
Ona, sizi, savaşın şiddetinden korumak için zırh yapmayı öğretmiştik. Ama siz şükrediyor musunuz ki?
Şaban Piriş
Ona sizi savaşta koruması için zırh yapma sanatını öğrettik. Peki siz, şükrediyor musunuz?
Yaşar Nuri Öztürk
Ona, sizi, sizin şiddetinizden koruyacak olan, zırh yapma sanatını öğrettik. Peki siz şükrediyor musunuz?
Edip-Layth-Martha
We taught him the making of armor for you to protect you from your enemy. Are you then thankful?
Muhammad Asad
And We taught him how to make garments [of God- consciousness] for you, [O men,] so that they might fortify you against all that may cause you fear: but are you grateful [for this boon]?*
Rashad Khalifa
And we taught him the skill of making shields to protect you in war. Are you then thankful?,
The Monotheist Group
AndWe taught him the making of armor for you to protect you from your enemy. Are you then thankful?