Enbiya Sûresi81. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولسليمان | — | velisuleymāne | ve Süleyman'a | And to Sulaiman, |
| 2 | الريح | ر و حRVḪ | r-rīHa | fırtınayı | the wind |
| 3 | عاصفة | ع ص فAṦF | ǎāSifeten | şiddetli | forcefully |
| 4 | تجري | ج ر يCRY | tecrī | akıp giderdi | blowing |
| 5 | بأمره | ا م رEMR | biemrihi | onun emriyle | by his command |
| 6 | إلى | — | ilā | to | |
| 7 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yere | the land |
| 8 | التي | — | lletī | which | |
| 9 | باركنا | ب ر كBRK | bāraknā | bereketlendirdiğimiz | We blessed |
| 10 | فيها | — | fīhā | içini | [in it]. |
| 11 | وكنا | ك و نKVN | ve kunnā | ve biz | And We are |
| 12 | بكل | ك ل لKLL | bikulli | her | of every |
| 13 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyi | thing |
| 14 | عالمين | ع ل مALM | ǎālimīne | biliriz | Knowers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولسليمن الريح عاصفة تجرى بامره الى الارض التى بركنا فيها وكنا بكل شىء علمين
Arapça (Harekeli)
وَلِسُلَيْمَانَ الرِّيحَ عَاصِفَةً تَجْرِي بِأَمْرِهِ إِلَى الْأَرْضِ الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا وَكُنَّا بِكُلِّ شَيْءٍ عَالِمِينَ
Transliterasyon
Ve li suleymâner rîha âsıfeten tecrî bi emrihî ilel ardılletî bâreknâ fîhâ ve kunnâ bi kulli şey’in âlimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walisulaym<span class="u">a</span>na a<span class="b">l</span>rree<span class="u">h</span>aAA<span class="u">as</span>ifatan tajree bi-amrihi il<span class="u">a</span> al-ar<span class="u">d</span>iallatee b<span class="u">a</span>rakn<span class="u">a</span> feeh<span class="u">a</span> wakunn<span class="u">a</span> bikullishay-in AA<span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Süleyman'a kasırga gibi esen rüzgârı râm ettik, emriyle, kutladığımız yere esip giderdi ve biz her şeyi biliriz.
Ali Bulaç
Süleyman için de, fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz herşeyi bilenleriz.
Bayraktar Bayraklı
Süleymân'ın emrine de zorlu rüzgârı verdik. Onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız ülkeye doğru eserdi. Biz her şeyi biliriz.
Diyanet İşleri
Süleyman'ın emrine de kasırga (gibi esen) rüzgarı verdik; onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere doğru eserdi. Biz herşeyi biliriz.
Edip Yüksel
Süleyman'a da, bereketli kıldığımız topraklara doğru esen boranın kumandasını verdik. Biz her şeyi iyi biliriz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bereketli kıldığımız yere doğru, Süleyman'ın emriyle yürüyen şiddetli rüzgarı, onun buyruğuna verdik. Biz her şeyi biliyorduk.
Erhan Aktaş
Ve şiddetli esen rüzgâr Süleyman içindi. Onun isteğine uygun şekilde bereketli yerlere doğru eser giderdi. Biz, her şeyi bilenleriz.
Hakkı Yılmaz
Ve Süleymân'a, içinde bolluklar oluşturduğumuz toprağa doğru o'nun emriyle akıp giden kasırga hâlindeki rüzgârı boyun eğdirdik. Ve Biz her şeyi bilenleriz.
Muhammed Esed
Kutlu ülkeye doğru o'nun buyruğuyla esip gitsin diye o zorlu rüzgarı Süleyman'ın buyruğuna (Biz verdik); çünkü her şeyin aslını bilen Biziz.
Mustafa İslamoğlu
Kendisini bereketli kıldığımız ülkeye doğru esip O'nun emriyle (çalışan gemileri) yüzdürsün diye şiddetli rüzgarları Süleyman'a (amade kıldık): zira Biziz her şeyin (yasasına) vakıf olan.
Suat Yıldırım
Süleyman'a da şiddetli rüzgârı âmade kıldık. Rüzgâr, onun emriyle kutlu beldeye doğru eserdi. Çünkü her şeyin gerçek mahiyetini Biz biliriz. [38, 36; 34, 12]
Süleyman Ateş
Süleyman'a da fırtınayı (boyun eğdirmiştik). Onun emriyle, içinde bereketler yarattığımız yere akıp giderdi. Biz her şeyi biliriz.
Şaban Piriş
Şiddetle esen rüzgarları da Süleymanın hizmetine sunmuştuk. Rüzgar onun emriyle, bereketlendirdiğimiz yere doğru eserdi. Biz her şeyi biliyorduk.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Süleyman'a kasırgayı boyun eğdirdik. İçini bereketlerle doldurduğumuz toprağa doğru onun emriyle akıp giderdi. Herşeyi bilenleriz biz.
Edip-Layth-Martha
To Solomon the gusting winds run by his command all the way to the land which We have blessed. We were aware of everything.
Muhammad Asad
And unto Solomon [We made subservient] the stormy wind, so that it sped at his behest towards the land which We had blessed:* for it is We who have knowledge of everything.
Rashad Khalifa
For Solomon, we committed the wind gusting and blowing at his disposal. He could direct it as he wished, to whatever land he chose, and we blessed such land for him. We are fully aware of all things. ,
The Monotheist Group
Andto Solomon the gusting winds run by his command all the way to the land which We have blessed in. And We were aware of everything.