Enbiya Sûresi84. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فاستجبنا | ج و بCVB | festecebnā | biz de kabul ettik | So We responded |
| 2 | له | — | lehu | onu(n du'asını) | to him |
| 3 | فكشفنا | ك ش فKŞF | fe keşefnā | ve kaldırdık | and We removed |
| 4 | ما | — | mā | ne varsa | what |
| 5 | به | — | bihi | onun | (was) on him |
| 6 | من | — | min | of | |
| 7 | ضر | ض ر رŽRR | Durrin | derdi | (the) adversity. |
| 8 | وآتيناه | ا ت يETY | ve āteynāhu | ve ona verdik | And We gave him |
| 9 | أهله | ا ه لEHL | ehlehu | ailesini | his family |
| 10 | ومثلهم | م ث لMS̃L | ve miṧlehum | ve bir katını daha | and (the) like thereof |
| 11 | معهم | — | meǎhum | onlarla beraber | with them |
| 12 | رحمة | ر ح مRḪM | raHmeten | bir rahmet | (as) Mercy |
| 13 | من | — | min | from Ourselves, | |
| 14 | عندنا | ع ن دAND̃ | ǐndinā | tarafımızdan | from Ourselves, |
| 15 | وذكرى | ذ ك رZ̃KR | ve ƶikrā | ve bir öğüt olarak | and a reminder |
| 16 | للعابدين | ع ب دABD̃ | lil'ǎābidīne | ibadet edenler için | for the worshippers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاستجبنا له فكشفنا ما به من ضر وءاتينه اهله ومثلهم معهم رحمة من عندنا وذكرى للعبدين
Arapça (Harekeli)
فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِهِ مِن ضُرٍّ وَآتَيْنَاهُ أَهْلَهُ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنْ عِندِنَا وَذِكْرَى لِلْعَابِدِينَ
Transliterasyon
Festecebnâ lehu fe keşefnâ mâ bihî min durrin ve âteynâhu ehlehu ve mislehum meahum rahmeten min ındinâ ve zikrâ lil âbidîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Fa<span class="b">i</span>stajabn<span class="u">a</span> lahu fakashafn<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> bihi min <span class="u">d</span>urrin wa<span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hu ahlahuwamithlahum maAAahum ra<span class="u">h</span>matan min AAindin<span class="u">a</span> wa<span class="u">th</span>ikr<span class="u">a</span>lilAA<span class="u">a</span>bideen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken duâsını kabûl ettik de ne zarara uğradıysa giderdik ve katımızdan rahmet ve ibâdet edenlere ibret olmak üzere ona âilesini ve onlarla berâber daha da bir mislini verdik.
Ali Bulaç
Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona Katımız'dan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.
Bayraktar Bayraklı
Biz de onun duasını kabul etmiş ve başına gelen sıkıntıyı kaldırmıştık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona tekrar ailesini ve olanlarla beraber bir katını daha vermiştik.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.
Edip Yüksel
Biz ona cevap vererek ne sıkıntısı varsa onu giderdik. Katımızdan bir rahmet, hizmet edenlere bir hatırlatma olarak kendisine, ailesini ve onların bir mislini verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de onun duasını kabul ettik de başına gelenleri kaldırdık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik .
Erhan Aktaş
Biz de onun çağrısına karşılık verdik. Ve ondaki derdi yok ettik. Ve katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir öğüt olmak üzere, kendisine ehlini* ve onlarla birlikte bir mislini daha verdik.
Hakkı Yılmaz
(83,84)Ve Eyyûb; hani o: “Şüphesiz bana zarar dokundu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin” diye Rabbine nida etmişti de Biz, o'nun için karşılık vermiştik. Sonra o'ndan zararlı olan şeyleri kaldırdık. Ve katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir öğüt olmak üzere, kendisine ailesini, yakınlarını ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik.
Muhammed Esed
Bunun üzerine, o(nun bu yakarışı)na karşılık verdik ve o'nu çektiği dertten kurtardık; ayrıca, o'na katımızdan bir rahmet ve Bize kulluk edenlere bir ders olmak üzere, sayılarını bir kat artırarak yeni bir zürriyyet verdik.
Mustafa İslamoğlu
Biz de onun duasını kabul etmiş ve onu bizar eden dertten kurtarmıştık; dahası katımızdan bir rahmet ve gereği gibi kulluk edenlere bir öğüt olmak üzere, ona yakınlarını bir kat daha artırarak geri vermiştik.
Suat Yıldırım
83, 84. Eyyûb'u da an. Hani o: “Ya Rabbî, bu dert bana iyice dokundu. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın” diye niyaz etmiş, Biz de onun duasını kabul buyurup katımızdan bir lütuf ve ibadet edenlere bir ders olmak üzere, hastalığını iyileştirmiş, kendisine aile ve dostlarını bir misliyle beraber vermiştik. {KM, Eyub 42, 10. 13}*
Süleyman Ateş
Biz de onun du'asını kabul etmiş, kendisine bulaşan derdi kaldırmıştık; ona tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir öğüt olarak ailesini ve onlarla beraber bir katını daha vermiştik.
Şaban Piriş
Onun duasını kabul etmiş ve sıkıntısını gidermiştik. Ona, ailesini ve onlarla beraber, katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir ibret olarak bir katını daha vermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Hemen cevap verdik ona, kendisindeki derdi kaldırdık. Tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir hatırlatma olarak, ona ailesini ve beraberlerinde benzerlerini de verdik.
Edip-Layth-Martha
So We answered him, and We removed what was afflicting him, and We brought him back his family and others with them as a mercy from Us and a reminder to those who serve.
Muhammad Asad
whereupon We responded unto him and removed all the affliction from which he suffered; and We gave him new offspring,* doubling their number as an act of grace from Us, and as a reminder unto all who worship Us.
Rashad Khalifa
We responded to him, relieved his adversity, and restored his family for him, even twice as much. That was a mercy from us, and a reminder for the worshipers.,
The Monotheist Group
So We answered him, and We removed what was afflicting him, and We brought him back his family and others with them as a mercy from Us and a reminder to those who serve.