Enbiya Sûresi9. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (8 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ثم | — | ṧumme | sonra | Then |
| 2 | صدقناهم | ص د قṦD̃G | Sadeḳnāhumu | yerine getirdik | We fulfilled (for) them |
| 3 | الوعد | و ع دVAD̃ | l-veǎ'de | verdiğimiz sözü | the promise, |
| 4 | فأنجيناهم | ن ج وNCV | fe enceynāhum | onları kurtardık | and We saved them |
| 5 | ومن | — | ve men | ve kimseleri | and whom |
| 6 | نشاء | ش ي اŞYE | neşā'u | dilediğimiz | We willed, |
| 7 | وأهلكنا | ه ل كHLK | ve ehleknā | ve helak ettik | and We destroyed |
| 8 | المسرفين | س ر فSRF | l-musrifīne | aşırı gidenleri | the transgressors. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ثم صدقنهم الوعد فانجينهم ومن نشاء واهلكنا المسرفين
Arapça (Harekeli)
ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَأَنجَيْنَاهُمْ وَمَن نَّشَاءُ وَأَهْلَكْنَا الْمُسْرِفِينَ
Transliterasyon
Summe sadaknâhumul va’de fe enceynâhum ve men neşâu ve ehleknel musrifîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Thumma <span class="u">s</span>adaqn<span class="u">a</span>humu alwaAAdafaanjayn<span class="u">a</span>hum waman nash<span class="u">a</span>o waahlakn<span class="u">a</span>almusrifeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra vaadimizi gerçekleştirmiştik onlara da onları da kurtarmıştık, dilediklerimizi de ve imansızlıkta ileri gidenleri helâk etmiştik.
Ali Bulaç
Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık.
Bayraktar Bayraklı
Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve dilediklerimizi kurtardık. Aşırı gidenleri de helâk ettik.
Diyanet İşleri
Sonra onlara (verdiğimiz) sözü yerine getirdik; böylece, hem onları hem de dilediğimiz (başka) kimseleri kurtuluşa erdirdik; müsrifleri de helak ettik.*
Edip Yüksel
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; onları dilediklerimizle birlikte kurtardık; aşırı gidenleri de helak ettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra biz onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik; hem onları, hem de dilediğimiz kimseleri kurtardık, aşırı gidenleri yok ettik.
Erhan Aktaş
Sonra onlara verdiğimiz söze bağlı kaldık. Onları ve dilediğimiz kimseleri* kurtardık. Aşırı gidenleri ise yok ettik.
Hakkı Yılmaz
Sonra Biz onlara, verdiğimiz o sözü yerine getirdik. Böylece onları ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Aşırı gidenleri de değişime/yıkıma uğrattık.
Muhammed Esed
Sonuç olarak, Biz o'nlara verdiğimiz sözü yerine getirdik ve bunun için kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık; ama kendi kendilerini ziyan edenleri ise yok ettik.
Mustafa İslamoğlu
Nitecede Biz onlara verdiğimiz sözü tuttuk; bunun sonucunda onları ve dilediklerimi kurtarıp, (hayatlarını) amaçsızca harcayanları ise helak ettik.
Suat Yıldırım
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Onları ve beraberlerinde bulunan dilediğimiz kullarımızı kurtardık, haddi aşanları ise helâk ettik.
Süleyman Ateş
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik, onları ve dilediklerimizi kurtardık, aşırı gidenleri helak ettik.
Şaban Piriş
Onlara verdiğimiz sözü tuttuk, onları ve dilediklerimizi kurtardık, gaflet ve cehalette diretenleri de helak ettik.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra onlara verilen söze sadık kaldık da onları ve diledikklerimizi kurtardık. Ve israfa saplanıp haddi aşanları helak ettik.
Edip-Layth-Martha
Then We fulfilled the promise to them, so We saved them and whom We pleased, and We destroyed those who transgressed.
Muhammad Asad
In the end, We made good unto them Our promise, and We saved them and all whom We willed [to save],* and We destroyed those who had wasted their own selves.*
Rashad Khalifa
We fulfilled our promise to them; we saved them together with whomever we willed, and annihilated the transgressors.,
The Monotheist Group
Then We fulfilled the promise to them, so We saved them and whom We pleased, and We destroyed those who transgressed.