Hac Sûresi67. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (17 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لكل | ك ل لKLL | likulli | her | For every |
| 2 | أمة | ا م مEMM | ummetin | ümmete | nation |
| 3 | جعلنا | ج ع لCAL | ceǎlnā | belirledik | We have made |
| 4 | منسكا | ن س كNSK | menseken | ibadet şekli | rite(s), |
| 5 | هم | — | hum | onların | they |
| 6 | ناسكوه | ن س كNSK | nāsikūhu | uydukları | perform it. |
| 7 | فلا | — | felā | asla | So let them not dispute with you |
| 8 | ينازعنك | ن ز عNZA | yunāziǔnneke | seninle çekişmesinler | So let them not dispute with you |
| 9 | في | — | fī | in | |
| 10 | الأمر | ا م رEMR | l-emri | bu işte | the matter, |
| 11 | وادع | د ع وD̃AV | ved'ǔ | çağır | but invite (them) |
| 12 | إلى | — | ilā | to | |
| 13 | ربك | ر ب بRBB | rabbike | Rabbine | your Lord. |
| 14 | إنك | — | inneke | kuşkusuz sen | Indeed, you |
| 15 | لعلى | — | leǎlā | üzerindesin | (are) surely on |
| 16 | هدى | ه د يHD̃Y | huden | bir yol | guidance |
| 17 | مستقيم | ق و مGVM | musteḳīmin | dosdoğru | straight. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لكل امة جعلنا منسكا هم ناسكوه فلا ينزعنك فى الامر وادع الى ربك انك لعلى هدى مستقيم
Arapça (Harekeli)
لِّكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْأَمْرِ وَادْعُ إِلَى رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَى هُدًى مُّسْتَقِيمٍ
Transliterasyon
Li kulli ummetin cealnâ menseken hum nâsikûhu fe lâ yunâziunneke fîl emri ved’u ilâ rabbik|e|, inneke le alâ huden mustekîm(mustekîmin).
Transliteration (Eng.)
Likulli ommatin jaAAaln<span class="u">a</span> mansakan humn<span class="u">a</span>sikoohu fal<span class="u">a</span> yun<span class="u">a</span>ziAAunnaka fee al-amri wa<span class="b">o</span>dAAuil<span class="u">a</span> rabbika innaka laAAal<span class="u">a</span> hudan mustaqeem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve her ümmete bir din verdik, o dine göre ibâdette bulunurlar, artık seninle her hususta çekişmeye kalkışmasınlar ve Rabbinin yoluna çağır, şüphe yok ki sen, doğru yolu bulmuşsun.
Ali Bulaç
Biz her ümmete bir ibadet tarzı (Mensek) kıldık, onlar bu tarz üzere ibadet etmektedirler. Öyleyse, (din) iş(in)de seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine çağır. Şüphesiz sen dosdoğru bir hidayet üzerindesin.
Bayraktar Bayraklı
Biz her ümmete, uygulayacakları bir ibadet şekli öğrettik. Öyle ise, onların bu konuda seninle çekişmelerine müsaade etme! Sen, Rabbine davet et! Zira sen gerçekten doğru bir yoldasın.
Diyanet İşleri
Biz, her ümmete, uygulamakta oldukları bir ibadet tarzı gösterdik. Öyle ise onlar (ehl-i kitap) bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine davet et. Zira sen, hakikaten dosdoğru bir yoldasın.
Edip Yüksel
Her bir topluluğu, uygulayacakları bir dizi kural ile yükümlü kıldık. Onun için bu konuda seninle çekişmesinler. Sen Rabbine çağır. Kuşkusuz sen doğru bir yol üzerindesin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz her ümmet için bir şeriat tayin ettik ki, onlar onunla amel ederler. Bunun için (ey Muhammed!) bu konuda seninle hiçbir zaman çekişmesinler. (İnsanları) Rabbine (ibadet etmeye) çağır. Şüphesiz sen gerçekten hidayete götüren doğru bir yol üzerindesin.
Erhan Aktaş
Her ümmet için bir ibadet tarzı* belirledik. Herkes kendi tarzını sürdürür. O halde bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabb’ine çağır. Kuşkusuz ki sen dosdoğru bir yol üzerindesin.
Hakkı Yılmaz
Biz, her önderli toplum için bir kulluk yolu tayin ettik. Onlar, ona göre kulluk yapsınlar. O hâlde bu işte seninle hiçbir zaman çekişmesinler. Sen de Rabbine çağır. Şüphesiz sen, dosdoğru bir kılavuz üzeresin.
Muhammed Esed
BİZ her ümmete, kulluklarını göstermeleri için (ayrı) bir ibadet tarzı tayin ettik. Bunun içindir ki, (ey inanan kişi, seninkinden başka yollar tutan) kimseler bu konuda seni tartışmaya sürüklemesinler; sen yalnızca (onların hepsini) Rabbine çağır: çünkü, sen gerçekten dosdoğru bir yol üzerindesin.
Mustafa İslamoğlu
Biz her bir ümmet için Allah'a kalben yaklaşsınlar diye bir ibadet yol ve yöntemi belirledik; şu halde (ey bu hitabın muhatabı), kimse seni bu konuda tartışmaya çekmesin; ve sen sadece Rabbine çağır: şu bir gerçek ki sen kesinlikle dosdoğru bir yol üzeresin.
Suat Yıldırım
Biz her ümmete kendi dönemlerinde uyguladıkları özel bir ibadet yolu belirledik. Öyle ise onlar din işinde asla sana muhalefet etmesinler. Sen insanları Rabbinin yoluna dâvet et! Çünkü sen gerçekten hakka götüren dosdoğru bir yolun üzerindesin. [2, 148; 5, 48; 28, 87]*
Süleyman Ateş
Biz her ümmete, uydukları bir mensek (ibadet yöntemi) yaptık. Bu işte seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine çağır, kuşkusuz sen doğru, bir yol üzerindesin.
Şaban Piriş
Her ümmete bir ibadet tarzı belirledik. Öyleyse, yerine getirmeleri gereken iş hususunda seninle tartışmasınlar. Rabbine çağır/yalvar. Hiç kuşkusuz sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.
Yaşar Nuri Öztürk
Her ümmet için biz, bir ibadet şekli / bir ibadet yeri belirledik; onlar, onu izlerler. Artık bu iş konusunda seninle çekişmesinler. Sen de Rabbine davet et / dua et. Sen, elbette ki şaşırtmadan yol aldıran bir kılavuzun ardındasın.
Edip-Layth-Martha
For every nation We have made rites which they will fulfill. So do not let the matter fall into dispute. Call upon your Lord, for you are on a guidance which is straight.
Muhammad Asad
UNTO every community have We appointed [different] ways of worship,* which they ought to observe. Hence, [O believer,] do not let those [who follow ways other than thine] draw thee into disputes on this score,* but summon [them all] unto thy Sustainer: for, behold, thou art indeed on the right way.
Rashad Khalifa
For each congregation, we have decreed a set of rites that they must uphold. Therefore, they should not dispute with you. You shall continue to invite everyone to your Lord. Most assuredly, you are on the right path.,
The Monotheist Group
Forevery nation We have established rites which they are to fulfill. So do not let the matter fall into dispute. And call upon your Lord, for you are on a guidance which is straight.