Muminun Sûresi33. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (25 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | ve dedi ki | And said |
| 2 | الملأ | م ل اMLE | l-meleu | ileri gelenler | the chiefs |
| 3 | من | — | min | -nden | of |
| 4 | قومه | ق و مGVM | ḳavmihi | kavmi- | his people |
| 5 | الذين | — | elleƶīne | who | |
| 6 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar edenler | disbelieved |
| 7 | وكذبوا | ك ذ بKZ̃B | ve keƶƶebū | ve yalanlayanlar | and denied |
| 8 | بلقاء | ل ق يLGY | biliḳā'i | buluşmasını | (the) meeting |
| 9 | الآخرة | ا خ رEḢR | l-āḣirati | ahiret | (of) the Hereafter, |
| 10 | وأترفناهم | ت ر فTRF | veetrafnāhum | ve kendilerine refah verdiklerimiz | while We had given them luxury |
| 11 | في | — | fī | in | |
| 12 | الحياة | ح ي يḪYY | l-Hayāti | hayatında | the life |
| 13 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünya | (of) the world, |
| 14 | ما | — | mā | değildir | """Not" |
| 15 | هذا | — | hāƶā | bu | (is) this |
| 16 | إلا | — | illā | başka bir şey | but |
| 17 | بشر | ب ش رBŞR | beşerun | bir insandan | a man |
| 18 | مثلكم | م ث لMS̃L | miṧlukum | sizin gibi | like you. |
| 19 | يأكل | ا ك لEKL | ye'kulu | yiyor | He eats |
| 20 | مما | — | mimmā | -den | of what |
| 21 | تأكلون | ا ك لEKL | te'kulūne | sizin yediğiniz- | you eat |
| 22 | منه | — | minhu | ondan | [from it], |
| 23 | ويشرب | ش ر بŞRB | ve yeşrabu | ve içiyor | and he drinks |
| 24 | مما | — | mimmā | -den | of what |
| 25 | تشربون | ش ر بŞRB | teşrabūne | sizin içtiğiniz- | you drink. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقال الملا من قومه الذين كفروا وكذبوا بلقاء الءاخرة واترفنهم فى الحيوة الدنيا ما هذا الا بشر مثلكم ياكل مما تاكلون منه ويشرب مما تشربون
Arapça (Harekeli)
وَقَالَ الْمَلَأُ مِن قَوْمِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِلِقَاءِ الْآخِرَةِ وَأَتْرَفْنَاهُمْ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا مَا هَذَا إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يَأْكُلُ مِمَّا تَأْكُلُونَ مِنْهُ وَيَشْرَبُ مِمَّا تَشْرَبُونَ
Transliterasyon
Ve kâlel meleu min kavmihillezîne keferû ve kezzebû bi likâil âhıreti ve etrafnâhum fîl hayâtid dunyâ mâ hâzâ illâ beşerun mislukum ye’kulu mimmâ te’kulûne minhu yeşrebu mimmâ teşrabûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>la almalao min qawmihi alla<span class="u">th</span>eenakafaroo waka<span class="u">thth</span>aboo biliq<span class="u">a</span>-i al-<span class="u">a</span>khiratiwaatrafn<span class="u">a</span>hum fee al<span class="u">h</span>ay<span class="u">a</span>ti a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> h<span class="u">atha</span> ill<span class="u">a</span> basharun mithlukum ya/kulumimm<span class="u">a</span> ta/kuloona minhu wayashrabu mimm<span class="u">a</span> tashraboon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kavminin ileri gelenlerinden kâfir olanlar ve âhirete ulaşmayı yalanlayanlar, onlara dünyâ yaşayışında nîmetler verdiğimiz halde bu dediler, sizin gibi bir insandan başka bir şey değil; yediğiniz şeylerden o da yemekte ve içtiğiniz şeylerden o da içmekte.
Ali Bulaç
Kendi kavminden, inkar edip ahirete kavuşmayı yalanlayan ve kendilerine, dünya hayatında refah verdiğimiz önde gelenler dedi ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir, kendisi de sizin yediklerinizden yemekte ve içtiklerinizden içmektedir."
Bayraktar Bayraklı
İnkâr eden ve âhiret buluşmasını yalanlayan kavminin ileri gelenleri ve kendilerine dünya hayatında nimet verdiklerimiz, şöyle dediler: “Bu da sizin gibi, insandan başka bir şey değildir. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.”
Diyanet İşleri
Onun kavminden, kafir olup ahirete ulaşmayı inkâr eden ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz varlıklı kişiler: "Bu, dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer."
Edip Yüksel
Dünya hayatında kendilerine alabildiğine nimetler bağışlamamıza rağmen, ahiret karşılaşmasını yalanlayıp inkâr eden, halkının ileri gelenleri şöyle dediler: "Bu, yalnızca sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor."
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun kavminden, kâfir olup ahirete ulaşmayı yalanlayan ve dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz kodaman güruh dedi ki: "Bu dediler, sadece sizin gibi bir insandır; sizin yediğinizden yer, sizin içtiğinizden içer."
Erhan Aktaş
Dünya hayatında refaha kavuşturduğumuz, gerçeği yalanlayarak nankörlük eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayan meleleri* : “Bu da sizin gibi bir insandır. Sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.” dediler.
Hakkı Yılmaz
(33-38)Ve elçinin toplumundan, küfretmiş; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş, âhirete ulaşmayı yalanlamış ve şu basit dünya yaşamında kendilerine refah verdiğimiz kodaman kişiler: “Bu, sadece sizin gibi bir beşerdir, sizin yediğiniz şeylerden yiyor, sizin içtiğiniz şeylerden içiyor. Ve eğer, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz, şüphesiz o zaman siz, kesinlikle ziyan edenlersiniz. Size, gerçekten siz öldüğünüz, toprak ve kemik olduğunuzda, mutlak sûrette sizin çıkarılacağınızı mı vaat ediyor? Tehdit olunduğunuz şey, hiç olmayacak bir şeydir! Sadece basit dünya hayatımız! Biz, ölürüz, yaşarız. Ve biz, diriltilecekler değiliz. Elçi, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir adamdır ve biz o'na inanmıyoruz” dediler.
Muhammed Esed
Ve (yine) toplumun -(sırf) kendilerine dünya hayatında bolluk ve genişlik bahşettik diye, bununla kurumlanıp- hakkı kabule yanaşmayan, ahiret gerçeğini yalanlayan seçkinler çevresi (her defasında): "Bu (adam) yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen, sizin gibi bir ölümlüden başka bir şey değil" dediler,
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine, kavminin seçkinlerinden inkarda ısrar eden ve ahiret gerçeğiyle yüzleşeceğini yalanlayan kimseler -ki bunları Biz dünya hayatında refaha kavuşturmuştuk- şöyle demişlerdi: "Bu da sizin gibi ölümlü birinden başkası değil; sizin yediğinizden yiyor, sizin içtiğinizden içiyor.
Suat Yıldırım
33, 34. Onun halkından kâfir olup âhiret buluşmasını yalan sayan ve kendilerine dünya hayatında bol nimet verdiğimiz eşraf takımı: “Bu, ” dediler, “sizin gibi bir insandan başka bir şey değil, baksanıza sizin yediklerinizden yiyor, sizin içtiklerinizden içiyor. Eğer siz, sizin gibi bir beşere itaat edecek olursanız, büyük bir kayba ve hüsrana uğrarsınız. ”*
Süleyman Ateş
Kavminden, kendilerine dünya hayatında bol ni'met verdiğimiz o inkar eden ve ahiret buluşmasını (hesap ve cezasını) yalanlayan eşraf takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."
Şaban Piriş
Dünya hayatında kendilerine refah verdiğimiz, inkarcı ve ahirete kavuşmayı yalanlayan kavminin ileri gelenleri şöyle dediler:-Bu sizin gibi bir insandan başka bir şey değil. Yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Toplumunun, dünya hayatında servet ve refaha ulaştırdığımız halde inkara sapıp ahiretteki buluşmayı yalanlayan kodaman takımı şöyle dedi: "Bu adam, sadece sizin gibi bir insan; yemekte olduğunuzdan yiyor, içmekte olduğunuzdan içiyor."
Edip-Layth-Martha
The leaders from amongst his people who rejected and denied the meeting of the Hereafter; and We indulged them in this worldly life; said, "What is this but a human like you? He eats from what you eat and he drinks from what you drink."
Muhammad Asad
And [every time] the great ones among his people, who refused to acknowledge the truth and gave the lie to the announcement of a life to come - [simply] because We had granted them ease and plenty in [their] worldly life, and they had become corrupted by it* [every time] they would say: This [man] is nothing hut a mortal like yourselves, eating of what you eat, and drinking of what you drink:
Rashad Khalifa
The leaders among his people who disbelieved and rejected the idea of the Hereafter - although we provided for them generously in this life - said, "This is no more than a human being like you. He eats from what you eat, and drinks as you drink.,
The Monotheist Group
Andthe leaders from among his people who rejected and denied the meeting of the Hereafter; and We indulged them in this worldly life; said: "What is this but a human being like you? He eats from what you eat and he drinks from what you drink."