Muminun Sûresi38. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | in | değildir | Not |
| 2 | هو | — | huve | O | (is) he |
| 3 | إلا | — | illā | başka bir şey | but |
| 4 | رجل | ر ج لRCL | raculun | bir adam(dan) | a man |
| 5 | افترى | ف ر يFRY | fterā | uyduran | who (has) invented |
| 6 | على | — | ǎlā | hakkında | about |
| 7 | الله | — | llahi | Allah | Allah |
| 8 | كذبا | ك ذ بKZ̃B | keƶiben | yalan | a lie, |
| 9 | وما | — | ve mā | ve değiliz | and not |
| 10 | نحن | — | neHnu | biz | we |
| 11 | له | — | lehu | ona | (in) him |
| 12 | بمؤمنين | ا م نEMN | bimu'minīne | inanıcı(insan)lar | "(are) believers.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان هو الا رجل افترى على الله كذبا وما نحن له بمومنين
Arapça (Harekeli)
إِنْ هُوَ إِلَّا رَجُلٌ افْتَرَى عَلَى اللَّهِ كَذِبًا وَمَا نَحْنُ لَهُ بِمُؤْمِنِينَ
Transliterasyon
İn huve illâ raculunifterâ alâllâhi keziben ve mâ nahnu lehu bi mu’minîn|e|.
Transliteration (Eng.)
In huwa ill<span class="u">a</span> rajulun iftar<span class="u">a</span>AAal<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hi ka<span class="u">th</span>iban wam<span class="u">a</span> na<span class="u">h</span>nulahu bimu/mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bu, ancak yalan yere Allah'a iftirâ eden bir adam ve biz, ona inanmayız.
Ali Bulaç
"O ise, yalnızca bir adam (insan)dır, Allah'a karşı yalan uydurmaktadır, bizler de ona inanacak değiliz."
Bayraktar Bayraklı
“O, Allah hakkında yalan uyduran bir kişiden başka biri değildir. Biz, ona asla inanmıyoruz.”
Diyanet İşleri
"Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona inanmıyoruz."
Edip Yüksel
"O, ALLAH'a yalan yakıştıran bir adamdan başkası değildir. Biz onu onaylayacak değiliz."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona inanmıyoruz."
Erhan Aktaş
O, uydurduğu yalanı Allah’a dayandıran bir kimsedir. Ona inanacak değiliz.”
Hakkı Yılmaz
(33-38)Ve elçinin toplumundan, küfretmiş; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddetmiş, âhirete ulaşmayı yalanlamış ve şu basit dünya yaşamında kendilerine refah verdiğimiz kodaman kişiler: “Bu, sadece sizin gibi bir beşerdir, sizin yediğiniz şeylerden yiyor, sizin içtiğiniz şeylerden içiyor. Ve eğer, kendiniz gibi bir beşere itaat ederseniz, şüphesiz o zaman siz, kesinlikle ziyan edenlersiniz. Size, gerçekten siz öldüğünüz, toprak ve kemik olduğunuzda, mutlak sûrette sizin çıkarılacağınızı mı vaat ediyor? Tehdit olunduğunuz şey, hiç olmayacak bir şeydir! Sadece basit dünya hayatımız! Biz, ölürüz, yaşarız. Ve biz, diriltilecekler değiliz. Elçi, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir adamdır ve biz o'na inanmıyoruz” dediler.
Muhammed Esed
Bu adam kendi uydurduğu yalanları Allah'a yakıştıran bir yalancıdan başka biri değil; ve dolayısıyla, biz asla o'na inanacak değiliz!"
Mustafa İslamoğlu
Bu adam, sadece uydurduğu yalanı Allah'a isnat eden biri; bizim ona inanmamız ihtimal dışıdır!"
Suat Yıldırım
“Bu adam, uydurduğu yalanı Allah'a mal eden bir iftiracıdan başkası değildir ve biz hiçbir surette ona inanmayız! ”
Süleyman Ateş
O, Allah'a yalan uydurandan başka bir adam değildir. Biz ona inanıcı(insan)lar değiliz.
Şaban Piriş
O, Allaha karşı ancak yalan uyduran bir adamdır. Biz, ona inanacak değiliz.
Yaşar Nuri Öztürk
"O, yalan düzüp Allah'a iftira eden bir adamdan başkası değil. Biz ona inanmıyoruz."
Edip-Layth-Martha
"He is but a man who has invented a lie against God, and we will not acknowledge him."
Muhammad Asad
He is nothing but a man who attributes his own lying in­ventions to God, and we are not going to believe him!"
Rashad Khalifa
"He is just a man who fabricated lies and attributed them to GOD. We will never believe him.",
The Monotheist Group
"Heis but a man who has invented a lie against God, and we will not believe in him."