Muminun Sûresi50. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (11 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وجعلناج ع لCALve ceǎlnāve kıldıkAnd We made
2ابنب ن يBNYbneoğlunu(the) son
3مريمmeryemeMeryem(of) Maryam
4وأمها م مEMMve ummehuve annesiniand his mother
5آيةا ي يEYYāyetenbir mu'cizea Sign,
6وآويناهماا و يEVYve āveynāhumāve onları yerleştirdikand We sheltered them
7إلىilāto
8ربوةر ب وRBVrabvetinbir tepeyea high ground,
9ذاتƶātiof tranquility
10قرارق ر رGRRḳarārinoturmaya uygunof tranquility
11ومعينع ي نAYNve meǐyninve suyu bulunanand water springs.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وجعلنا ابن مريم وامه ءاية وءاوينهما الى ربوة ذات قرار ومعين

Arapça (Harekeli)

وَجَعَلْنَا ابْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُ آيَةً وَآوَيْنَاهُمَا إِلَى رَبْوَةٍ ذَاتِ قَرَارٍ وَمَعِينٍ

Transliterasyon

Ve cealnebne meryeme ve ummehû âyeten ve âveynâhumâ ilâ rabvetin zâti karârin ve maîn(maînin).

Transliteration (Eng.)

WajaAAaln<span class="u">a</span> ibna maryama waommahu <span class="u">a</span>yatanwa<span class="u">a</span>wayn<span class="u">a</span>hum<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span> rabwatin <span class="u">tha</span>tiqar<span class="u">a</span>rin wamaAAeen<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Meryemoğlunu ve anasını kudretimize birer delil olarak yaratmış, onları düz, otlak ve sulak bir tepede barındırmıştık.

Ali Bulaç

Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik.

Bayraktar Bayraklı

Meryem oğlunu ve annesini de bir ders kıldık; onları yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.

Diyanet İşleri

Meryem oğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alamet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.

Edip Yüksel

Meryem oğlunu ve annesini bir işaret kıldık ve onları yerleşmeye elverişli ve pınarı olan bir tepede barındırdık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Meryemoğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, sulu bir tepeye yerleştirdik.

Erhan Aktaş

Meryem’in oğlunu ve annesini bir âyet* kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.

Hakkı Yılmaz

Ve Biz, Meryem'in oğlunu ve Îsâ'nın annesini bir alâmet/ gösterge yaptık ve ikisini, yerleşmeye uygun, suyu olan bir tepeye yerleştirdik.

Muhammed Esed

Ve (Musa'yı nasıl onurlandırdıysak) Meryem oğlunu ve anasını da (rahmetimiz için) bir sembol kıldık: Ve o'nların her ikisini de ebedî esenliğin, berrak çeşmelerin bulunduğu yüce bir makama eriştirdik.

Mustafa İslamoğlu

Yine (aynı amaçla) Meryem oğlunu ve annesini de birer simge kıldık; ve o ikisini kalıcı bir güzelliğin görkemli makamına ve esenliğin bereketli kaynağına yerleştirdik.

Suat Yıldırım

Meryem'in oğlunu ve annesini birer ibret vesilesi kıldık ve onları pınarları akan ve yerleşmeye elverişli yüksekçe bir yere yerleştirdik. [21, 91; 19, 22]

Süleyman Ateş

Meryem oğlunu ve annesini bir mu'cize kıldık ve onları oturmaya uygun, çeşmeli bir tepeye yerleştirdik.

Şaban Piriş

Meryemin oğlunu da, annesini de bir belge kıldık. O; İkisini akar sulu, yüksek ve meskun bir yere yerleştirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Meryem'in oğluyla annesini birer ayet kıldık ve onları oturmaya uygun pınarlı bir tepeye yerleştirdik.

Edip-Layth-Martha

We made the son of Mary and his mother a sign, and We gave them refuge on high ground, a place for resting and with a flowing stream.

Muhammad Asad

And [as We exalted Moses, so, too,] We made the son of Mary and his mother a symbol [of Our grace],* and provided for both an abode in a lofty place of lasting restfulness and unsullied springs.*

Rashad Khalifa

We made the son of Mary and his mother a sign, and we gave them refuge on a mesa with food and drink.,

The Monotheist Group

AndWe made the son of Mary and his mother a sign, and We gave them refuge on high ground, a place for resting and with a flowing stream.