Muminun Sûresi71. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ولوvelevive eğerBut if
2اتبعت ب عTBAttebeǎuysaydı(had) followed
3الحقح ق قḪGGl-Haḳḳuhakthe truth
4أهواءهمه و يHVYehvā'ehumonların keyiflerinetheir desires,
5لفسدتف س دFSD̃lefesedetibozulur giderdisurely (would) have been corrupted
6السماواتس م وSMVs-semāvātugöklerthe heavens
7والأرضا ر ضERŽvel'erDuve yerand the earth
8ومنve menve kimselerand whoever
9فيهنfīhinnebunların içinde bulunan(is) therein.
10بلbelbilakisNay,
11أتيناهما ت يETYeteynāhumbiz onlara getirdikWe have brought them
12بذكرهمذ ك رZ̃KRbiƶikrihimZikir'lerinitheir reminder,
13فهمfehumfakat onlarbut they,
14عنǎn-ndenfrom
15ذكرهمذ ك رZ̃KRƶikrihimZikirleri-their reminder,
16معرضونع ر ضARŽmuǎ'riDūneyüz çeviriyorlar(are) turning away.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ولو اتبع الحق اهواءهم لفسدت السموت والارض ومن فيهن بل اتينهم بذكرهم فهم عن ذكرهم معرضون

Arapça (Harekeli)

وَلَوِ اتَّبَعَ الْحَقُّ أَهْوَاءَهُمْ لَفَسَدَتِ السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ بَلْ أَتَيْنَاهُم بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَن ذِكْرِهِم مُّعْرِضُونَ

Transliterasyon

Ve levittebeal hakku ehvâehum le fesedetis semâvâtu vel ardu ve men fî hinn|e|, bel eteynâhum bi zikrihim fe hum an zikrihim mu’ridûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Walawi ittabaAAa al<span class="u">h</span>aqqu ahw<span class="u">a</span>ahumlafasadati a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tu wa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>uwaman feehinna bal atayn<span class="u">a</span>hum bi<span class="u">th</span>ikrihim fahum AAan<span class="u">th</span>ikrihim muAAri<span class="u">d</span>oon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gerçek Tanrı, onların dileklerine uysaydı elbette gökler de bozulur giderdi, yeryüzü de, onlarda olan varlıklar da. Hayır, biz onlara kendi yüceliklerini getirdik, gösterdik, fakat onlar kendi yüceliklerinden de yüz çevirmedeler.

Ali Bulaç

Eğer hak, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olsaydı hiç tartışmasız, gökler, yer ve bunların içinde olan herkes (ve herşey) bozulmaya uğrardı. Hayır, Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Eğer hak, onların arzularına uysaydı, elbette gökler ve yer ile bunlarda bulunanlar bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şan ve şereflerini getirdik, fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirdiler.

Diyanet İşleri

Eğer hak, onların kötü arzu ve isteklerine uysaydı, mutlaka gökler ve yer ile bunlarda bulunanlar bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şan ve şereflerini getirdik; fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirdiIer.*

Edip Yüksel

Gerçek onların fantezilerine uysaydı, gökler, yer ve içlerindekiler kaosa girerdi. Halbuki onlara mesajlarını verdik, ancak çokları mesajlarından yüz çevirmekte.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer hak, onların kötü arzu ve isteklerine uysaydı, mutlaka gökler ve yer ile bunlarda bulunan kimseler bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şan ve şereflerini getirdik; fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirirler.

Erhan Aktaş

Eğer Hakk* onların hevalarına* göre belirlenseydi gökler, yer ve onların içindekiler bozguna uğrardı. Hayır, faydalarına olacak öğütlerde bulunduk. Ne var ki onlar faydalarına olan öğütten yüz çevirenlerdir.

Hakkı Yılmaz

Ve eğer hak onların tutkularına uysaydı; kesinlikle gökler, yeryüzü ve bunlarda bulunan kimseler bozulup giderdi. Aslında, Biz onların şanını/öğütlerini getirdik; sonra da onlar, kendi şanlarından/öğütlerinden yüz çevirenlerdir.

Muhammed Esed

Fakat, gerçek onların arzu ve emellerine uyacak olsaydı, şüphesiz gökler ve yer içindekilerle beraber yıkılır giderdi! Oysa, Biz (bu ilahî mesajda) onlara akılda tutmaları gereken her şeyi ulaştırdık; ne var ki, kendilerine bahşedilen bu hatırlatıcı mesajdan (umursamazlıkla) yüz çevirdiler!

Mustafa İslamoğlu

Ama eğer hakikat onların keyiflerine tabi olsaydı, gökler, yer ve içindekiler mahvolur giderdi. Aksine, Biz onlara, kendi (insanlık) şeref ve onurlarını hatırlattık, fakat onlar kendi şereflerini hatırlamaktan yüz çevirdiler.

Suat Yıldırım

Fakat gerçek onların keyiflerine tâbi olsaydı göklerin de, yerin de, oralarda yaşayanların da düzenleri bozulur, yıkılıp giderlerdi. Halbuki Biz onlara şan ve şeref getiren, öğüt veren kitap verdik ama, ne var ki onlar bu dersten yüz çeviriyorlar. [43, 31; 44; 21, 50; 17, 100; 4, 53]*

Süleyman Ateş

Eğer hak, onların keyiflerine uysaydı, gökler, yer ve bunların içinde bulunan kimseler bozulur, giderdi. Biz onlara Zikir'lerini getirdik fakat onlar, Zikirlerinden yüz çeviriyorlar.

Şaban Piriş

Eğer hak onların keyfine uysaydı; gökler, yer ve her ikisinin de içindekiler bozulup giderdi. Oysa, biz onlara uyarılarını verdik. Fakat, onlar uyarılarından yüz çeviriyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer hak onların keyiflerine uysaydı, gökler de yer de bunların içindekiler de kesinlikle fesada uğrardı. Hayır, biz onlara Zikir'lerini getirdik ama onlar Zikir'lerinden yüz çeviriyorlar.

Edip-Layth-Martha

If the truth were to follow their desires, then the heavens and the earth and all who are in them would have been corrupted. No, We have come to them with their reminder, but from their reminder they are turning away.

Muhammad Asad

But if the truth* were in accord with their own likes and dislikes, the heavens and the earth would surely have fallen into ruin, and all that lives in them [would long ago have perished]!* Nay, [in this divine writ] We have conveyed unto them all that they ought to bear in mind:* and from this their reminder they [heedlessly] turn away!

Rashad Khalifa

Indeed, if the truth conformed to their wishes, there would be chaos in the heavens and the earth; everything in them would be corrupted. We have given them their proof, but they are disregarding their proof.,

The Monotheist Group

Andif the truth were to follow their desires, then the heavens and the earth and all who are in them would have been corrupted. No, We have come to them with their reminder, but from their reminder they are turning away.