Muminun Sûresi75. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولو | — | velev | ve eğer | And if |
| 2 | رحمناهم | ر ح مRḪM | raHimnāhum | biz onlara acısaydık | We had mercy on them |
| 3 | وكشفنا | ك ش فKŞF | ve keşefnā | ve kaldırsaydık | and We removed |
| 4 | ما | — | mā | olanı | what |
| 5 | بهم | — | bihim | kendilerinde | (was) on them |
| 6 | من | — | min | -dan | of |
| 7 | ضر | ض ر رŽRR | Durrin | sıkıntı- | (the) hardship, |
| 8 | للجوا | ل ج جLCC | leleccū | yine devam ederlerdi | surely they would persist |
| 9 | في | — | fī | in | |
| 10 | طغيانهم | ط غ يŦĞY | Tuğyānihim | azgınlıklarında | their transgression |
| 11 | يعمهون | ع م هAMH | yeǎ'mehūne | bocalamaya | wandering blindly. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولو رحمنهم وكشفنا ما بهم من ضر للجوا فى طغينهم يعمهون
Arapça (Harekeli)
وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِم مِّن ضُرٍّ لَّلَجُّوا فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
Transliterasyon
Ve lev rahımnâhum ve keşefnâ mâ bihim min durrin le leccû fî tugyânihim ya’mehûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaw ra<span class="u">h</span>imn<span class="u">a</span>hum wakashafn<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span> bihim min <span class="u">d</span>urrin lalajjoo fee <span class="u">t</span>ughy<span class="u">a</span>nihimyaAAmahoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara acırsan ve uğradıkları zararı giderirsen gene azgınlıklarında şaşkıncasına ısrâr edip giderler.
Ali Bulaç
Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.
Bayraktar Bayraklı
Biz onlara acısak ve içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek, yine de iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.
Diyanet İşleri
Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.
Edip Yüksel
Kendilerine acıyıp başlarına gelen perişanlıklarını giderseydik bile, azgınlıklarına dalıp bocalayacaklardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer onlara acıyıp da için de bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direnirlerdi.
Erhan Aktaş
Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.
Hakkı Yılmaz
Ve eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, kesinlikle iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direnirlerdi.
Muhammed Esed
Onlara merhamet edip (bu dünyada) başlarına gelebilecek darlık ve sıkıntıyı giderecek olsak, onlar yine de, o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlar.
Mustafa İslamoğlu
Ve eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, şaşkın şaşkın saplandıkları inkar bataklığında debelenmekte ısrar ederler.
Suat Yıldırım
Eğer Biz onlara merhamet edip, uğradıkları belayı giderseydik, yine onlar azgınlıklarında devam edip giderlerdi. [8, 23; 6, 28-29]
Süleyman Ateş
Biz onlara acıyıp da başlarındaki sıkıntıyı açsaydık, yine azgınlıklarında bocalamağa devam ederlerdi.
Şaban Piriş
Eğer onlara acıyıp, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine onlar azgınlıklarında inat ederdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer biz onlara acıyıp da üstlerindeki sıkıntıyı kaldırsaydık, azgınlıkları içinde sersem sersem bocalamaya devam edeceklerdi.
Edip-Layth-Martha
If We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.
Muhammad Asad
And even were We to show them mercy and remove whatever distress might befall them [in this life],* they would still persist in their overweening arrogance, blindly stumbling to and fro.
Rashad Khalifa
Even when we showered them with mercy, and relieved their problems, they plunged deeper into transgression, and continued to blunder.,
The Monotheist Group
Andif We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.