Muminun Sûresi77. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | حتى | — | Hattā | nihayet | Until |
| 2 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 3 | فتحنا | ف ت حFTḪ | feteHnā | açtığımız | We opened |
| 4 | عليهم | — | ǎleyhim | üzerlerine | for them |
| 5 | بابا | ب و بBVB | bāben | kapısı | a gate |
| 6 | ذا | — | ƶā | of a punishment | |
| 7 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābin | bir azab | of a punishment |
| 8 | شديد | ش د دŞD̃D̃ | şedīdin | şiddetli | severe, |
| 9 | إذا | — | iƶā | derhal | behold! |
| 10 | هم | — | hum | onlar | They |
| 11 | فيه | — | fīhi | O'nun içinde | in it |
| 12 | مبلسون | ب ل سBLS | mublisūne | şaşkın ve umutsuz kalırlar | (will be in) despair. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
حتى اذا فتحنا عليهم بابا ذا عذاب شديد اذا هم فيه مبلسون
Arapça (Harekeli)
حَتَّى إِذَا فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا ذَا عَذَابٍ شَدِيدٍ إِذَا هُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ
Transliterasyon
Hattâ izâ fetahnâ aleyhim bâben zâ azâbin şedîdin izâ hum fîhi mublisûn|e|.
Transliteration (Eng.)
<span class="u">H</span>att<span class="u">a</span> i<span class="u">tha</span> fata<span class="u">h</span>n<span class="u">a</span>AAalayhim b<span class="u">a</span>ban <span class="u">tha</span> AAa<span class="u">tha</span>bin shadeedin i<span class="u">tha</span>hum feehi mublisoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonunda, onlara çetin bir azap kapısı açmıştık da o zaman her şeyden ümitlerini kesmişlerdi.
Ali Bulaç
Sonunda, üzerlerine azabı şiddetli olan bir kapı açtığımızda, onlar bunun içinde şaşkına dönüp umutlarını kaybettiler.
Bayraktar Bayraklı
Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman, ümitsiz kalıverdiler.
Diyanet İşleri
En nihayet üzerlerine, azabı çok şiddetli bir kapı açtığımız zaman, bir de bakarsın ki onlar orada şaşkın ve ümitsiz kalmışlardır!
Edip Yüksel
Kendilerine çetin bir azabın kapısını açtığımız zaman şaşırıp şoke oldular.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nihayet üzerlerine, azabı çok şiddetli bir kapı açtığımız zaman, bir de bakarsın ki onlar orada şaşkın ve ümitsiz kalmışlardır!
Erhan Aktaş
Ne var ki üzerlerine şiddetli bir azap kapısı açtığımız zaman, bütün ümitleri boşa çıkacaktır.
Hakkı Yılmaz
Ta ki üzerlerine, azabı çok şiddetli bir kapı açtığımız zaman, bir de bakarsın ki onlar orada ümitsiz kalmışlardır!
Muhammed Esed
tâ ki, Biz onların önünde (ceza gününe has) zorlu bir azabın kapısını açıncaya kadar; işte ancak o zaman bütün ümitlerini kaybediverirler.
Mustafa İslamoğlu
Ta ki vakti gelip de onlar aleyhine bir azap kapısı açıncaya dek: o zaman da onlar, orada, umutlarının tamamını yitiriverecekler.
Suat Yıldırım
Ama ne zaman onların önüne ceza gününe mahsus zorlu bir azap kapısını açarsak, işte o zaman birden bütün ümitlerini yitiriverirler. *
Süleyman Ateş
Nihayet üzerlerine şiddetli bir azab kapısı açtığımız zaman, derhal O'nun içinde şaşkın ve umutsuz kalırlar.
Şaban Piriş
Onların üzerine şiddetli bir azap kapısı açana kadar... İşte o zaman ümitsizliğe düşüverirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet üzerlerine şiddetli bir azabın kapısını açtığımızda hemencecik ümitsizliğe düşüverecekler.
Edip-Layth-Martha
Until We open for them a door of immense retribution, then they become in sorrow and despair.
Muhammad Asad
until We open before them a gate of [truly] severe suffering [in the life to come]: and then, lo! they will be broken in spirit.*
Rashad Khalifa
Subsequently, when we requited them with the severe retribution they had incurred, they were shocked.,
The Monotheist Group
Until We open for them a door of immense retribution, then they become in sorrow and despair.