Muminun Sûresi83. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | لقد | — | leḳad | andolsun | Verily, |
| 2 | وعدنا | و ع دVAD̃ | vuǐdnā | yapıldı | we have been promised |
| 3 | نحن | — | neHnu | bize | [we] |
| 4 | وآباؤنا | ا ب وEBV | ve ābā'unā | ve atalarımıza | and our forefathers |
| 5 | هذا | — | hāƶā | bu (tehdid) | this |
| 6 | من | — | min | "before;" | |
| 7 | قبل | ق ب لGBL | ḳablu | bizden önce | "before;" |
| 8 | إن | — | in | değildir | not |
| 9 | هذا | — | hāƶā | bu | (is) this |
| 10 | إلا | — | illā | başka bir şey | but |
| 11 | أساطير | س ط رSŦR | esāTīru | masallarından | (the) tales |
| 12 | الأولين | ا و لEVL | l-evvelīne | evvelkilerin | "(of) the former (people).""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
لقد وعدنا نحن وءاباونا هذا من قبل ان هذا الا اسطير الاولين
Arapça (Harekeli)
لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَآبَاؤُنَا هَذَا مِن قَبْلُ إِنْ هَذَا إِلَّا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ
Transliterasyon
Lekad vuıdnâ nahnu ve âbâunâ hâzâ min kablu in hâzâ illâ esâtîrul evvelîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Laqad wuAAidn<span class="u">a</span> na<span class="u">h</span>nu wa<span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>on<span class="u">a</span>h<span class="u">atha</span> min qablu in h<span class="u">atha</span> ill<span class="u">a</span> as<span class="u">at</span>eerual-awwaleen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki bize de, daha önce atalarımıza da vaadedilmişti bu, fakat bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değil.
Ali Bulaç
"Andolsun, bu tehdit, bize ve bizden önceki atalarımıza yapılmıştı; bu, geçmişlerin uydurma masallarından başka bir şey değildir."
Bayraktar Bayraklı
(82-83) Öncekiler: “Ölüp, toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? Andolsun ki, biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir” demişlerdi.
Diyanet İşleri
Hakikaten, gerek bize, gerekse daha önce atalarımıza böyle bir vaadde bulunuldu; (fakat) bu geçmiştekilerin masallarından başka bir şey değildir!
Edip Yüksel
"Bize ve atalarımıza daha önce aynı şey söz verilmişti. Bu, geçmişlerin efsanesinden başka bir şey değildir."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Yemin ederiz ki, gerek bize, gerekse daha önce atalarımıza böyle bir vaadde bulunuldu; (fakat) bu geçmiştekilerin masallarından başka bir şey değildir!"
Erhan Aktaş
Ant olsun ki bize yapılan bu uyarı, daha önce atalarımıza da yapılmıştı. Bu eskilerin masallarından başka bir şey değildir.
Hakkı Yılmaz
(82,83)Onlar: “Biz, ölüp de bir toprak ve kemikler olunca mı, kesinlikle diriltileceğiz? Andolsun ki biz ve atalarımız bundan önce bununla korkutulmuştuk. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir!” dediler.
Muhammed Esed
"Gerçek şu ki, bize de, bizden önce atalarımıza da aynı şey vaad edilmişti! Eskilerin masallarından başka bir şey değil bu!"
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu bu, bize ve bizden önceki atalarımıza da vaad edilmişti; ne ki bu eskilerin mesajlarından başka bir şey değildir!"
Suat Yıldırım
82, 83. “Ölüp toprak ve kemik haline geldikten sonra biz dirilecekmişiz ha! Bize de, daha önce babalarımıza da bu vaad edilip durdu. Doğrusu bu dirilme işi, öncekilerin masallarından, başka bir şey değil! ” dediler. [79, 11-14; 36, 77-79]
Süleyman Ateş
Andolsun bu tehdid bize de bizden önce atalarımıza da yapıldı. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir.
Şaban Piriş
Bu, bize ve babalarımıza daha önce de vaat edilen eskilerin masallarından başka bir şey değildir.
Yaşar Nuri Öztürk
"Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Öncekilerin masallarından başka birşey değil bu."
Edip-Layth-Martha
"We, as well as our fathers, have been promised this from before. This is nothing but the tales of the ancients."
Muhammad Asad
Indeed, this [very thing] we have been promised - we and our forefathers - long ago! This is nothing but fables of ancient times!"
Rashad Khalifa
"Such promises were given to us and to our parents in the past. These are no more than tales from the past.",
The Monotheist Group
"We, as well as our fathers, have been promised this from before. This is nothing except fictional tales of old!"