Nur Sûresi47. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (15 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ويقولونق و لGVLve yeḳūlūneve diyorlarAnd they say,
2آمناا م نEMNāmennāinandık"""We believe"
3باللهbillahiAllah'ain Allah
4وبالرسولر س لRSLve bil-rasūlive Rasuleand in the Messenger
5وأطعناط و عŦVAve eTaǎ'nāve ita'at ettik"and we obey."""
6ثمṧummesonraThen
7يتولىو ل يVLYyetevellādönüyorturns away
8فريقف ر قFRGferīḳunbir grupa party
9منهمminhumonladanof them
10منminafter
11بعدب ع دBAD̃beǎ'diardındanafter
12ذلكƶālikebununthat.
13وماve māve değillerdirAnd not
14أولئكulāikebunlarthose
15بالمؤمنينا م نEMNbil-mu'minīneinanmış(are) believers.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ويقولون ءامنا بالله وبالرسول واطعنا ثم يتولى فريق منهم من بعد ذلك وما اولئك بالمومنين

Arapça (Harekeli)

وَيَقُولُونَ آمَنَّا بِاللَّهِ وَبِالرَّسُولِ وَأَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلَّى فَرِيقٌ مِّنْهُم مِّن بَعْدِ ذَلِكَ وَمَا أُولَئِكَ بِالْمُؤْمِنِينَ

Transliterasyon

Ve yekûlûne âmennâ billâhi ve bir resûli ve ata’nâ summe yetevellâ ferîkun minhum min ba’di zâlik|e| ve mâ ulâike bil mu’minîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Wayaqooloona <span class="u">a</span>mann<span class="u">a</span> bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hiwabi<span class="b">al</span>rrasooli waa<span class="u">t</span>aAAn<span class="u">a</span> thumma yatawall<span class="u">a</span>fareequn minhum min baAAdi <span class="u">tha</span>lika wam<span class="u">a</span> ol<span class="u">a</span>-ikabi<span class="b">a</span>lmu/mineen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve derler ki: İnandık Allah'a ve Peygambere ve itâat ettik, sonra da onların bir kısmı bu sözün ardından yüz çevirir ve onlar inanmış kişiler değildir.

Ali Bulaç

Onlar derler ki: "Allah'a ve elçisine iman ettik ve itaat ettik" sonra bunun ardından onlardan bir grup sırt çevirir. Bunlar iman etmiş değildirler.

Bayraktar Bayraklı

(47-48) Onlar “Allah'a ve peygambere inandık, itaat ettik” derler; ondan sonra bir kısmı yüz çevirir. İşte bunlar inanmamışlardır. Aralarında hüküm vermek üzere Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, bir kısmı hemen yüz çevirir.

Diyanet İşleri

(Bazı insanlar:) "Allah'a ve Peygamber'e inandık ve itaat ettik" diyorlar; ondan sonra da içlerinden bir gurup yüz çeviriyor. Bunlar inanmış değillerdir.*

Edip Yüksel

"ALLAH'ı ve elçiyi onayladık ve itaat ettik" derler. Fakat sonra, bunun ardından, onlardan bir grup yüz çevirir; bunlar gerçeği onaylamış değildir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de "Allah'a ve Resulüne inandık ve itaat ettik" diyorlar da, sonra bunun arkasından yan çiziyorlar; bunlar mümin değillerdir.

Erhan Aktaş

“Allah’a ve Rasul’e iman ettik ve tabi olduk.” diyorlar. Sonra da onların bir kısmı yan çiziyor. Bunlar, iman etmiş değillerdir.

Hakkı Yılmaz

Ve onlar, “Allah'a ve Elçi'ye inandık ve itaat ettik” diyorlar. Sonra da onlardan bir grup, arkasından geri duruyorlar ve bunlar, mü’minler değildir.

Muhammed Esed

Çünkü, (niceleri) "Allah'a ve Rasûl'e inandık, itaat ettik!" derler de, sonra onlardan bir kısmı, bu (sözlerine) rağmen, (doğru yoldan) geri dönerler; işte böyleleri hiçbir zaman (gerçek) müminler değillerdir.

Mustafa İslamoğlu

Ama birileri "Biz Allah'a ve Rasul'e hem inandık, hem de itaat ettik" derler, sonra da onlardan bir kısmı bunca (taahhüdün) ardından sözlerinden geri dönerler: şu halde bu gibiler gerçek mü'min değildirler.

Suat Yıldırım

Çünkü niceleri: “Biz Allah'a ve Resulüne inandık ve itaat ettik” derler de sonra onlardan bir kısmı, buna rağmen geri dönerler. İşte bunlar mümin değildirler. [4, 150]

Süleyman Ateş

Allah'a ve Elçiye inandık ve ita'at ettik, diyorlar. Sonra onladan bir grup, bunun ardından dönüyor. Bunlar inanmış değillerdir.

Şaban Piriş

-Allaha ve peygamberine iman ettik, itaat ettik, diyorlar; sonra bunlardan bir grup, böyle söylemesine rağmen yüz çeviriyor. Bunlar, mümin değillerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

"Allah'a ve o resule inandık, boyun eğdik" diyorlar, sonra da içlerinden bir zümre bunun hemen ardından yüz çeviriyor. Bunlar, inanmış insanlar değiller.

Edip-Layth-Martha

They say: "We acknowledge God and the messenger, and we obey," but a group of them turn away after that. These are not acknowledgers.

Muhammad Asad

For, [many are] they [who] say, “We believe in God and in the Apostle, and we pay heed!" - but then, some of them turn away after this [assertion]: and these are by no means [true] believers.

Rashad Khalifa

They say, "We believe in GOD and in the messenger, and we obey," but then some of them slide back afterwards. These are not believers.,

The Monotheist Group

And they say: "We believe in God and in the messenger, and we obey," but a group of them turn away after that. These are not believers.