Nur Sûresi48. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | zaman | And when |
| 2 | دعوا | د ع وD̃AV | duǔ | çağırıldıkları | they are called |
| 3 | إلى | — | ilā | to | |
| 4 | الله | — | llahi | Allah'a | Allah |
| 5 | ورسوله | ر س لRSL | ve rasūlihi | ve Rasulüne | and His Messenger, |
| 6 | ليحكم | ح ك مḪKM | liyeHkume | hükmetmesi için | to judge |
| 7 | بينهم | ب ي نBYN | beynehum | aralarında | between them, |
| 8 | إذا | — | iƶā | hemen | behold, |
| 9 | فريق | ف ر قFRG | ferīḳun | bir grup | a party |
| 10 | منهم | — | minhum | onlardan | of them |
| 11 | معرضون | ع ر ضARŽ | muǎ'riDūne | yüz çevirirler | (is) averse. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا دعوا الى الله ورسوله ليحكم بينهم اذا فريق منهم معرضون
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم مُّعْرِضُونَ
Transliterasyon
Ve izâ duû ilallâhi ve resûlihî li yahkume beynehum izâ ferîkun minhum mu’ridûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> duAAoo il<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hiwarasoolihi liya<span class="u">h</span>kuma baynahum i<span class="u">tha</span> fareequn minhummuAAri<span class="u">d</span>oon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman içlerinden bir kısmı, derhâl yüzlerini döndürür.
Ali Bulaç
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüz çevirir.
Bayraktar Bayraklı
(47-48) Onlar “Allah'a ve peygambere inandık, itaat ettik” derler; ondan sonra bir kısmı yüz çevirir. İşte bunlar inanmamışlardır. Aralarında hüküm vermek üzere Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, bir kısmı hemen yüz çevirir.
Diyanet İşleri
Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağırıldıklarında, bakarsın ki içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler.
Edip Yüksel
Aralarında hüküm vermesi için ALLAH'a ve elçisine çağrıldıkları zaman onlardan bir grup hoşlanmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, bakarsın ki, içlerinden birkısmı yüz çevirip dönerler.
Erhan Aktaş
Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Rasul’üne çağrıldıkları zaman, onların bir kısmı bundan kaçınır.
Hakkı Yılmaz
Ve aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Elçisi'ne çağrıldıkları zaman, bakarsın ki, onlardan bir grup mesafelenmişler.
Muhammed Esed
Ve (böyleleri) aralarında (ilahî kitap hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Rasûl'üne çağırıldıklarında, onlardan bir kısmı hemen yüz çevirir;
Mustafa İslamoğlu
Zira onlar aralarında hüküm versin diye Allah'a ve O'nun Rasulü'ne çağrıldıklarında, hiç değilse bir kısmı hemen yüz çeviriverirler;
Suat Yıldırım
Aralarında hükmetmesi için Allah'ın ve Resulünün hükmüne dâvet edildiklerinde, bir de bakarsın onlardan bir kısmı yüz çeviriyor! [4, 60-61; 105]
Süleyman Ateş
Elçinin, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Elçisine çağırıldıkları zaman hemen onlardan bir grup yüz çevirirler.
Şaban Piriş
Aralarında hüküm vermesi için, Allaha ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup hemen kaçar.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'a ve aralarında hüküm versin diye elçiye çağırıldıklarında, içlerinden bir grup hemen yüz çevirip gidiyor.
Edip-Layth-Martha
If they are invited to God and His messenger to judge between them, a party of them turn away.
Muhammad Asad
And [so it is that] whenever they are summoned unto God and His Apostle in order that [the divine writ] might judge between them,* lo! some of them turn away;
Rashad Khalifa
When they are invited to GOD and His messenger to judge among them, some of them get upset.,
The Monotheist Group
And if they are invited to God and His messenger to judge between them, a party of them turn away.