Furkan Sûresi13. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | ve zaman | And when |
| 2 | ألقوا | ل ق يLGY | ulḳū | atıldıkları | they are thrown |
| 3 | منها | — | minhā | onun | thereof |
| 4 | مكانا | ك و نKVN | mekānen | bir yerine | (in) a place |
| 5 | ضيقا | ض ي قŽYG | Deyyiḳan | dar | narrow |
| 6 | مقرنين | ق ر نGRN | muḳarranīne | bağlı olarak | bound in chains, |
| 7 | دعوا | د ع وD̃AV | deǎv | çağırırlar | they will call |
| 8 | هنالك | — | hunālike | orada | there |
| 9 | ثبورا | ث ب رS̃BR | ṧubūran | helâki | (for) destruction. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا القوا منها مكانا ضيقا مقرنين دعوا هنالك ثبورا
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا أُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُّقَرَّنِينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًا
Transliterasyon
Ve izâ ulkû minhâ mekânen dayyıkan mukarrenîne deav hunâlike subûrâ(subûran).
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> olqoo minh<span class="u">a</span> mak<span class="u">a</span>nan<span class="u">d</span>ayyiqan muqarraneena daAAaw hun<span class="u">a</span>lika thuboor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Elleri, boyunlarına zincirlerle bağlanarak ateşin dar bir yerine atıldıkları zaman da helâk olduk, bittik diye bağrışacaklar.
Ali Bulaç
Elleri boyunlarına bağlı olarak, sıkışık bir yerine atıldıkları zaman, orada yok oluşu isteyip-çağırırlar.
Bayraktar Bayraklı
Elleri boyunlarına bağlı olduğu halde orada dar bir yere atıldıklarında, ölümü çağırırlar.
Diyanet İşleri
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman, oracıkta yokoluvermeyi isterler.
Edip Yüksel
Zincirlenmiş olarak onun dar bir yerinden atıldıkları zaman yok olmayı isterler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman da, oracıkta yok olmayı isterler.
Erhan Aktaş
Çaresizlik içinde orada, dar bir yere atıldıkları zaman orada yok olmayı istediler.
Hakkı Yılmaz
Ve bağlanmış kimseler olarak cehennemden dar bir yere atıldıkları zaman, oracıkta ölümü isterler.
Muhammed Esed
ve birbirlerine bağlı olarak daracık bir yerden onun içine atıldıkları zaman, orada o an yok olup gitmek için yakaracaklar!
Mustafa İslamoğlu
Derken, birbirlerine kelepçeli olarak oranın oldukça dip bir yerine fırlatıldıklarında.. İşte o anda, tam orada yok olmak için yalvaracaklar.
Suat Yıldırım
Elleri boyunlarına kelepçelenmiş, ayakları bukağılı olarak cehennemin daracık bir yerine tıkılınca, orada yok olmak için can atarlar.
Süleyman Ateş
(Elleri boyunlarına zincirlerle) Bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman orada ölümü çağırırlar (yetiş ey ölüm, nerdesin, gel bizi bu azabdan kurtar! derler).
Şaban Piriş
Elleri boyunlarına bağlı olarak dar bir yere atıldıkları zaman, orada yok olup gitmek için yalvarırlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıklarında, orada haykırırlar: "Neredesin ey ölüm!"
Edip-Layth-Martha
When they are cast into it from a tight crevice, in chains, they call out their remorse.
Muhammad Asad
and when they are flung, linked [all] together, into a tight space within, they will pray for extinction there and then!*
Rashad Khalifa
And when they are thrown into it, through a narrow place, all shackled, they will declare their remorse.,
The Monotheist Group
Andwhen they are cast into it from a tight crevice, in chains, they call out their remorse.