Furkan Sûresi20. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (20 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وما | — | ve mā | ve | And not |
| 2 | أرسلنا | ر س لRSL | erselnā | göndermedik | We sent |
| 3 | قبلك | ق ب لGBL | ḳableke | senden önce | before you |
| 4 | من | — | mine | -den | any |
| 5 | المرسلين | ر س لRSL | l-murselīne | elçiler- | Messengers |
| 6 | إلا | — | illā | başkasını | but |
| 7 | إنهم | — | innehum | şüphesiz onlar | indeed, they |
| 8 | ليأكلون | ا ك لEKL | leye'kulūne | yerlerdi | [surely] ate |
| 9 | الطعام | ط ع مŦAM | T-Taǎāme | yemek | food |
| 10 | ويمشون | م ش يMŞY | ve yemşūne | ve gezerlerdi | and walked |
| 11 | في | — | fī | in | |
| 12 | الأسواق | س و قSVG | l-esvāḳi | çarşılarda | the markets. |
| 13 | وجعلنا | ج ع لCAL | ve ceǎlnā | ve biz yaptık | And We have made |
| 14 | بعضكم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dekum | kiminizi | some of you |
| 15 | لبعض | ب ع ضBAŽ | libeǎ'Din | kiminiz için | for others |
| 16 | فتنة | ف ت نFTN | fitneten | bir sınav | a trial, |
| 17 | أتصبرون | ص ب رṦBR | eteSbirūne | sabrediyor musunuz? | will you have patience? |
| 18 | وكان | ك و نKVN | ve kāne | ve | And is |
| 19 | ربك | ر ب بRBB | rabbuke | Rabbin | your Lord |
| 20 | بصيرا | ب ص رBṦR | beSīran | (herşeyi) görendir | All-Seer. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وما ارسلنا قبلك من المرسلين الا انهم لياكلون الطعام ويمشون فى الاسواق وجعلنا بعضكم لبعض فتنة اتصبرون وكان ربك بصيرا
Arapça (Harekeli)
وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْأَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا
Transliterasyon
Ve mâ erselnâ kableke minel murselîne illâ innehum le ye’kulûnet taâme ve yemşûne fîl esvâkı ve cealnâ ba’dakum li ba’dın fitneten(fitneten), e tasbirûn|e|, ve kâne rabbuke basîrâ(basîren).
Transliteration (Eng.)
Wam<span class="u">a</span> arsaln<span class="u">a</span> qablaka minaalmursaleena ill<span class="u">a</span> innahum laya/kuloona a<span class="b">l</span><span class="u">tt</span>aAA<span class="u">a</span>mawayamshoona fee al-asw<span class="u">a</span>qi wajaAAaln<span class="u">a</span> baAA<span class="u">d</span>akumlibaAA<span class="u">d</span>in fitnatan ata<span class="u">s</span>biroona wak<span class="u">a</span>narabbuka ba<span class="u">s</span>eer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Senden önce de peygamberlerden hiçbirini yollamadık ki onlar, yemek yememiş, sokaklarda gezmemiş olsunlar ve biz, sizin bir kısmınızı, bir kısmınızla denedik, bakalım dayanacak mısınız? Ve Rabbin, her şeyi görür.
Ali Bulaç
Senden önce gönderdiklerimizden, gerçekten yemek yiyen ve pazarlarda gezen (elçi)lerden başkasını göndermiş değiliz. Biz, sizin kiminizi kimi için deneme (fitne konusu) yaptık. Sabredecek misiniz? Senin Rabbin görendir.
Bayraktar Bayraklı
Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de yemek yerlerdi, çarşılarda gezerlerdi. Biz, birbirinizle sizi imtihan ediyoruz, bakalım sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi görmektedir.
Diyanet İşleri
(Resulüm!) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. (Ey insanlar!) Sizin bir kısmınızı diğer bir kısmınıza imtihan (vesilesi) kıldık; (bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.*
Edip Yüksel
Senden önce gönderdiğimiz tüm elçiler de yemek yerler, çarşılarda dolaşırlardı. Sizi birbiriniz için bir sınav yaptık; dayanabilecek misiniz? Rabbin Görendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Resulüm!) Biz senden evvel de peygamberleri başka türlü göndermedik. Şüphesiz onlar hem yemek yiyorlar, hem çarşılarda geziyorlardı (sokaklarda yürüyorlardı). Sizin bir kısmınızı bir diğerine fitne (imtihan sebebi) kılmışızdır ki, bakalım sabredecek misiniz? Zira Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
Erhan Aktaş
Kesinlikle Biz, senden önce de yemek yiyen ve çarşılarda dolaşan rasullerden farklı rasul göndermedik. Ve sizin bir kısmınızı* bir kısmınız* için sınav kıldık. Bakalım sabrediyor musunuz? Rabb’in Her Şeyi Gören’dir.
Hakkı Yılmaz
Biz, senden evvel de sadece, kesinlikle yemek yiyen, çarşılarda yürüyen elçilerden gönderdik. Ve Biz sizin bir kısmınızı bir kısmınız için saflaştırmak için sıkıntı malzemesi yaptık. –Sabrediyor musunuz!– Ve senin Rabbin çok iyi görendir.
Muhammed Esed
(EY MUHAMMED,) Biz senden önce de yiyip içen, çarşıda pazarda dolaşan (ölümlü) insanların dışında kimseyi elçi olarak göndermedik. (Böyle yaparak, ey insanlar,) kiminizi kiminiz için bir imtihan vesilesi kıldık (ki,) sabredecek misiniz, (bunu kendiniz de göresiniz; yoksa,) Allah zaten her şeyi olduğu gibi görmektedir!
Mustafa İslamoğlu
(Ey Nebi!) Biz senden önce de yemek yiyen, çarşıda pazarda dolaşan insanlar dışında hiçbir peygamber göndermemişizdir. Bazılarınızı diğerleriniz için sınama vesilesi kıldık ki, bakalım sabrediyor musunuz? (Bunu siz öğrenesiniz diye böyle yaptık); yoksa senin Rabbin zaten her şeyi görmektedir.
Suat Yıldırım
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de yemek yer, çarşılarda ihtiyaçlarını temin ederlerdi. Böylece sizi birbirinizle imtihan ediyoruz: bakalım buna sabredecek misiniz, sabredemeyecek misiniz? Rabbin zaten her şeyi görmektedir. [46, 9; 18, 110; 21-8; 12, 109]
Süleyman Ateş
Senden önce gönderdiğimiz bütün elçiler de yemek yerler, çarşılarda gezerlerdi. Biz sizi birbiriniz için bir sınav yaptık. (Sizin bir kısmınızı, diğer bir kısmınızla denemekteyiz ki bakalım) sabrediyor musunuz? Rabbin, (herşeyi) görendir.
Şaban Piriş
Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerin hepsi de yemek yerlerdi ve sokaklarda yürürlerdi. Sabrediyor musunuz diye bir kısmınızı, bir kısmınızla sınıyoruz. Rabbin, her şeyi görendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de mutlaka yemek yiyorlar, sokaklarda yürüyorlardı. Biz sizi birbiriniz için imtihan aracı yaptık. Rabbin herşeyi görmektedir.
Edip-Layth-Martha
We have not sent before you any messengers except that they ate the food and walked in the market places. We have made some of you as a trial for others to see if you will have patience. Your Lord was ever seeing.
Muhammad Asad
AND [even] before thee, [O Muhammad,] We never sent as Our message-bearers any but [mortal men] who indeed ate food [like other human beings] and went about in the market places: for [it is thus that] We cause you [human beings] to be a means of testing one another.* Are you* able to endure [this test] with patience? For [remember, O man,] thy Sustainer is truly all-seeing!
Rashad Khalifa
We did not send any messengers before you who did not eat food and walk in the markets. We thus test you by each other; will you steadfastly persevere? Your Lord is Seer.,
The Monotheist Group
AndWe have not sent before you any messengers except that they ate the food and walked in the market places. And We have made some of you as a test for others to see if you will have patience. And your Lord was ever seeing.