Furkan Sûresi21. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1وقالق و لGVLve ḳāleve dedi(ler)And said
2الذينelleƶīnekimselerthose who
3لا(do) not
4يرجونر ج وRCVyercūneummayan(lar)expect
5لقاءنال ق يLGYliḳā'enābizimle karşılaşmayı(the) meeting with Us,
6لولاlevlādeğil mi?"""Why not"
7أنزلن ز لNZLunzileindirilmeliare sent down
8عليناǎleynābizeto us
9الملائكةم ل كMLKl-melāiketumeleklerthe Angels
10أوevyahutor
11نرىر ا يREYnerāgörmeliydikwe see
12ربنار ب بRBBrabbenāRabbimizi"our Lord?"""
13لقدleḳadiandolsun kiIndeed,
14استكبرواك ب رKBRstekberūonlar büyüklük tasladılarthey have become arrogant
15فيiçlerindewithin
16أنفسهمن ف سNFSenfusihimkendithemselves
17وعتواع ت وATVve ǎtevve haddi aştılarand (become) insolent
18عتواع ت وATVǔtuvvenbir azgınlıkla(with) insolence
19كبيراك ب رKBRkebīranbüyükgreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

وقال الذين لا يرجون لقاءنا لولا انزل علينا الملئكة او نرى ربنا لقد استكبروا فى انفسهم وعتو عتوا كبيرا

Arapça (Harekeli)

وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا لَوْلَا أُنزِلَ عَلَيْنَا الْمَلَائِكَةُ أَوْ نَرَى رَبَّنَا لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا فِي أَنفُسِهِمْ وَعَتَوْا عُتُوًّا كَبِيرًا

Transliterasyon

Ve kâlellezîne lâ yercûne likâenâ lev lâ unzile aleynel melâiketu ev nerâ rabbenâ, lekad istekberû fî enfusihim ve atev utuvven kebîrâ(kebîren).

Transliteration (Eng.)

Waq<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>eena l<span class="u">a</span>yarjoona liq<span class="u">a</span>an<span class="u">a</span> lawl<span class="u">a</span> onzila AAalayn<span class="u">a</span>almal<span class="u">a</span>-ikatu aw nar<span class="u">a</span> rabban<span class="u">a</span> laqadiistakbaroo fee anfusihim waAAataw AAutuwwan kabeer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Bize ulaşacaklarını ummayanlar, bize melekler inmeliydi, yahut da Rabbimizi görmeliydik dediler. And olsun ki onlar, kendi kendilerine ululanmadalar ve büyük bir azgınlığa ve inada düşmedeler.

Ali Bulaç

Bize kavuşmayı ummayanlar, dediler ki: "Bize meleklerin indirilmesi ya da Rabbimiz'i görmemiz gerekmez miydi?" Andolsun, onlar kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar.

Bayraktar Bayraklı

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar/inanmayanlar, “Bize ya melekler indirilmeli, ya da Rabbimizi görmeliyiz” derler. Andolsun ki kendi kendilerini büyük gördüler, azgınlıkta çok ileri gittiler.

Diyanet İşleri

Bizimle karşılaşmayı (bir gün huzurumuza geleceklerini) ummayanlar: Bize ya melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik, dediler. Andolsun ki onlar kendileri hakkında kibire kapılmışlar ve azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.

Edip Yüksel

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, "Bize ya melekler inmeli, yahut Rabbimizi görmeliyiz!" dediler. Kendi kendilerine büyüklük taslamışlar ve azgınlıkta pek ileri gitmişlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bununla beraber, bize kavuşmayı ummayanlar "Bize ya melekler indirilmeliydi, ya da Rabbimizi görmeliydik" dediler. Andolsun ki, doğrusu nefislerinde kendilerini büyük gördüler ve büyük azgınlık ettiler.

Erhan Aktaş

Bizimle karşılaşacaklarına ihtimal vermeyenler: “Bize meleklerin indirilmesi veya Rabb’imizi görmemiz gerekmez miydi?” dediler. Ant olsun ki onlar kendi kendilerine büyüklendiler ve büyük bir taşkınlıkla hadlerini aştılar.

Hakkı Yılmaz

Bize kavuşmayı ummayanlar da, “Bizim üzerimize melekler/ doğal güçler indirilmeliydi” ya da “Rabbimizi görmeli değil miydik?” dediler. Andolsun ki onlar kendi içlerinde büyüklüklerine inandılar ve büyük bir azgınlık yapmak sûretiyle azgınlaştıkça azgınlaştılar.

Muhammed Esed

Fakat Bizim huzurumuza çıkarılacaklarını hiç beklemeyen kimseler: "Bize niçin melekler gönderilmedi?", yahut "Neden Rabbimizi görmüyoruz?" diye sorup duruyorlar. Gerçek şu ki, onlar büyük bir küstahlıkla (Allah'ın mesajına karşı böylece) burunlarını dikerek kendilerini onulmaz bir büyüklük duygusuna kaptırmış bulunuyorlar!

Mustafa İslamoğlu

Ama Bizim huzurumuza çıkacak yüzü olmayan kimseler: "Bize melekler gönderilseydi veya Rabbimizi görseydik ya!" dediler. Doğrusu onlar kendi iç dünyalarında büyüklük tasladılar ve hadlerini aşarak kasım kasım kasıldılar.

Suat Yıldırım

Âhirette huzurumuza gelip Bizimle karşılaşacaklarını düşünmeyenler: “Bize elçi olarak melekler gönderilmeli yahut Rabbimizi görmeli değil miydik? ” dediler. Gerçekten onlar kendilerini büyük görüp azgınlıkta haddi iyice aştılar. [6, 124; 17, 92]

Süleyman Ateş

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar: "Bize melekler indirilmeliydi, yahut Rabbimizi görmeliydik değil mi?" dedi(ler). Andolsun ki onlar kendi içlerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir azgınlıkla haddi aştılar.

Şaban Piriş

Bizimle karşılaşmayı beklemeyenler:-Bize meleklerin indirilmesi veya Rabbimizi görmemiz gerekmez miydi? dediler. Kendi kendilerine büyüklenmişler ve büyük bir azgınlıkla haddi aşmışlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Bize kavuşmayı ummayanlar dediler ki: "Üstümüze melekler inse, yahut Rabbimizi görsek olmaz mı?" Yemin olsun ki, kendi benliklerinde büyüklük kuruntusuna düştüler ve korkunç bir biçimde azdılar.

Edip-Layth-Martha

Those who do not expect to meet Us said, "If only the controllers were sent down upon him, or that we see our Lord." They have become arrogant in themselves, and they have produced a great blasphemy!

Muhammad Asad

But those who do not believe that they are destined to meet Us are wont to say,* “Why have no angels been sent down to us?" – or, “Why do we not see our Sustainer?" Indeed, they are far too proud of themselves, hav&shy;ing rebelled [against God's truth] with utter disdain!

Rashad Khalifa

Those who do not expect to meet us said, "If only the angels could come down to us, or we could see our Lord (we would then believe)!" Indeed, they have committed a gross arrogance, and have produced a gross blasphemy.,

The Monotheist Group

Andthose who do not expect to meet Us said: "If only the angels were sent down upon us, or that we see our Lord." They have become arrogant in their souls, and they have produced a great blasphemy!