Furkan Sûresi72. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والذين | — | velleƶīne | onlar | And those who |
| 2 | لا | — | lā | (do) not | |
| 3 | يشهدون | ش ه دŞHD̃ | yeşhedūne | şahitlik etmezler | bear witness |
| 4 | الزور | ز و رZVR | z-zūra | yalan ve boş söze | (to) the falsehood, |
| 5 | وإذا | — | ve iƶā | ve ne zaman ki | and when |
| 6 | مروا | م ر رMRR | merrū | rastlarlar | they pass |
| 7 | باللغو | ل غ وLĞV | bil-leğvi | boş söze | by futility, |
| 8 | مروا | م ر رMRR | merrū | geçip giderler | they pass |
| 9 | كراما | ك ر مKRM | kirāmen | vekar ile | (as) dignified ones |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والذين لا يشهدون الزور واذا مروا باللغو مروا كراما
Arapça (Harekeli)
وَالَّذِينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَ وَإِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا
Transliterasyon
Vellezîne lâ yeşhedûnez zûra ve izâ merrû bil lagvi merrû kirâmâ(kirâmen).
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena l<span class="u">a</span>yashhadoona a<span class="b">l</span>zzoora wa-i<span class="u">tha</span> marroo bi<span class="b">a</span>llaghwimarroo kir<span class="u">a</span>m<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve öyle kişilerdir onlar ki yalan yere tanıklıkta bulunmazlar ve suç yapılan bir yere uğrarlarsa oradan, suç yapmadan ve yapılan suça râzı olmadan geçip giderler.
Ali Bulaç
Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir.
Bayraktar Bayraklı
Onlar yalan yere şahitlik etmezler, lüzumsuz şeylere rastladıklarında katılmayıp, onurlu bir şekilde geçip giderler.
Diyanet İşleri
(O kullar), yalan yere şahitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakar ile (oradan) geçip giderler.
Edip Yüksel
Onlar yalan tanıklıkta bulunmazlar. Boş sözlerle karşılaştıklarında önemsemeyip geçerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onlar ki, yalan şahitlik etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar ile (oradan) geçip giderler.
Erhan Aktaş
Onlar, yalan yere tanıklık etmezler. Boş ve anlamsız bir şeyle karşılaştıkları zaman, onurlu ve erdemlice oradan uzaklaşırlar.
Hakkı Yılmaz
Ve Rahmân'ın kulları, yalan yere tanıklık etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman saygın bir şekilde geçerler.
Muhammed Esed
Onlar ki, yalan ve asılsız olandan yana şehadet etmezler; boş ve anlamsız şeylerle (uğraşan kimselere) rastladıkları zaman yanlarından vekarla geçip giderler.
Mustafa İslamoğlu
Yine onlar ki: yalan ve sahte olandan şahitlik etmezler; yararsız ve anlamsız olan şeylerle karşılaştıklarında vakarla geçip giderler.
Suat Yıldırım
O kullar, yalan şahitlik etmezler. Boş söz ve işlere rastladıklarında vakarla oradan geçip giderler.
Süleyman Ateş
Onlar yalan ve boş sözün yanında bulunmazlar, boş söze rastladıklarında vekar ile (oradan) geçip giderler.
Şaban Piriş
Onlar, yalancı şahitlik etmezler. Boş ve kötü bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakarla geçip giderler.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar yalana tanıklık etmezler / yalan söze kulak vermezler. Boş lakırdıya rastladıklarında soylu bir tavırla geçip giderler.
Edip-Layth-Martha
Those who do not bear false witness, and if they pass by vain talk they pass by with dignity.
Muhammad Asad
And [know that true servants of God are only] those who never bear witness to what is false,* and [who], whenever they pass by [people engaged in] frivolity, pass on with dignity;
Rashad Khalifa
They do not bear false witness. When they encounter vain talk, they ignore it.,
The Monotheist Group
Andthose who do not bear false witness, and if they pass by vain talk they pass by with dignity.