Şuara Sûresi200. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | كذلك | — | keƶālike | öylece | Thus |
| 2 | سلكناه | س ل كSLK | seleknāhu | biz onu soktuk | We have inserted it |
| 3 | في | — | fī | içine | into |
| 4 | قلوب | ق ل بGLB | ḳulūbi | kalbleri | (the) hearts |
| 5 | المجرمين | ج ر مCRM | l-mucrimīne | suçluların | (of) the criminals. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
كذلك سلكنه فى قلوب المجرمين
Arapça (Harekeli)
كَذَلِكَ سَلَكْنَاهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ
Transliterasyon
Kezâlike seleknâhu fî kulûbil mucrimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Ka<span class="u">tha</span>lika salakn<span class="u">a</span>hu feequloobi almujrimeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz, böylece Kur'ân'ı, mücrimlerin gönüllerine kadar işlettik.
Ali Bulaç
Biz onu, suçlu-günahkarların kalbine işte böyle işlettik.
Bayraktar Bayraklı
(200-201) Onu, günahkârların kalplerine böyle soktuk. Bu yüzden, acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
Diyanet İşleri
Onu günahkarların kalplerine böyle soktuk.
Edip Yüksel
İşte biz onu suçluların kalplerine böylece (yabancı bir dil gibi) sokarız.
Elmalılı Hamdi Yazır
200,201. Böylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
Erhan Aktaş
Böylece onu* mücrimlerin* kalplerine soktuk.
Hakkı Yılmaz
(200,201)Böylece onu günahkârların kalplerine soktuk. Onlar acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.
Muhammed Esed
Biz bu (mesajı)n o günahkarların kalplerinden (bir yankı bulmadan) geçip gitmesine yol açtık:
Mustafa İslamoğlu
İşte Biz vahyin, günaha batmışların kalplerinde (etki etmeden) geçip gitmesini böyle sağlamışızdır.
Suat Yıldırım
200, 201. İşte aynen bunun gibi, Biz o yalanlamayı suçlu kâfirlerin kalplerine öyle bir soktuk ki, o can yakıcı azaba girmedikçe ona iman etmezler.
Süleyman Ateş
Biz onu, suçluların kalblerine öyle soktuk.*
Şaban Piriş
İşte böylece onu suçluların kalbine sokarız da..
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onu günahkarların kalplerine işte böyle yolladık.
Edip-Layth-Martha
As such, We diverted it from the hearts of the criminals.
Muhammad Asad
Thus have We caused this [message] to pass [unheeded] through the hearts of those who are lost in sin:*
Rashad Khalifa
We thus render it (like a foreign language) in the hearts of the guilty.,
The Monotheist Group
As such, We diverted it from the hearts of the criminals.