Şuara Sûresi227. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إلا | — | illā | ancak hariç | Except |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 3 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan(lar) | believe |
| 4 | وعملوا | ع م لAML | ve ǎmilū | ve yapanlar | and do |
| 5 | الصالحات | ص ل حṦLḪ | S-SāliHāti | iyi işler | righteous deeds |
| 6 | وذكروا | ذ ك رZ̃KR | ve ƶekerū | ve ananlar | and remember |
| 7 | الله | — | llahe | Allah'ı | Allah |
| 8 | كثيرا | ك ث رKS̃R | keṧīran | çokça | much, |
| 9 | وانتصروا | ن ص رNṦR | venteSarū | ve üstün gelmeğe çalışanlar | and defend themselves |
| 10 | من | — | min | after | |
| 11 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra | after |
| 12 | ما | — | mā | after | |
| 13 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zulimū | kendilerine zulmedildikten | they were wronged. |
| 14 | وسيعلم | ع ل مALM | ve seyeǎ'lemu | ve yakında bileceklerdir | And will come to know |
| 15 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 16 | ظلموا | ظ ل مƵLM | Zelemū | zulmeden(ler) | have wronged |
| 17 | أي | — | eyye | nasıl | (to) what |
| 18 | منقلب | ق ل بGLB | munḳalebin | bir devrimle | return |
| 19 | ينقلبون | ق ل بGLB | yenḳalibūne | devrileceklerini | they will return. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الا الذين ءامنوا وعملوا الصلحت وذكروا الله كثيرا وانتصروا من بعد ما ظلموا وسيعلم الذين ظلموا اى منقلب ينقلبون
Arapça (Harekeli)
إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللَّهَ كَثِيرًا وَانتَصَرُوا مِن بَعْدِ مَا ظُلِمُوا وَسَيَعْلَمُ الَّذِينَ ظَلَمُوا أَيَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ
Transliterasyon
İllellezîne âmenû ve amilus sâlihâti ve zekerûllâhe kesîran ventesarû min ba’di mâ zulimû, ve se ya’lemullezîne zalemû eyye munkalebin yenkalibûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Ill<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manoowaAAamiloo a<span class="b">l</span><span class="u">ssa</span>li<span class="u">ha</span>ti wa<span class="u">th</span>akaroo All<span class="u">a</span>hakatheeran wa<span class="b">i</span>nta<span class="u">s</span>aroo min baAAdi m<span class="u">a</span> <span class="i"><span class="u">th</span></span>ulimoowasayaAAlamu alla<span class="u">th</span>eena <span class="i"><span class="u">th</span></span>alamoo ayyamunqalabin yanqaliboon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ancak inananlar ve iyi işlerde bulunanlar ve Allah'ı çok ananlar ve zulme uğradıktan sonra yardıma mazhar olanlar müstesnâ. Ve zulmedenler, yakında bileceklerdir halleri neye varacak ve nereye varıp gidecekler.
Ali Bulaç
Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar (veya öclerini alanlar) başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.
Bayraktar Bayraklı
Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğradıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Zulmedenler hangi devrimle devrileceklerini bileceklerdir.
Diyanet İşleri
Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.*
Edip Yüksel
Ancak gerçeği onaylayanlar, erdemli davrananlar, ALLAH'ı çok ananlar ve haksızlığa karşı mücadele edenler hariç. Zalimler, nasıl bir devrim ile devrileceklerini bileceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.
Erhan Aktaş
Ancak inananlar, salihatı yapanlar, her zaman Allah’ın öğüdünü dinleyenler ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar* hariç. Zulmedenler, nasıl bir alt üst oluşla, alt üst* olacaklarını yakında bileceklerdir.
Hakkı Yılmaz
Ancak iman edenler ve düzeltmeye yönelik işler yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna. Haksızlık edenler, hangi dönüşüme döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.
Muhammed Esed
Ama inanan, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan, Allah'ı sıkça anan, (sadece) haksızlığa uğratıldıkdan sonra kendilerini savunan ve haksızlık yapanların, hangi devrimle devrileceklerini er geç görecekleri (konusunda Allah'ın vaadine güvenen şairler) bu hükmün dışındadır!27:1 Tâ-Sîn. BUNLAR Kur'an'ın, özünde açık olan ve gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan ilahî kitabın mesajlarıdır:
Mustafa İslamoğlu
Ne var ki, iman eden ve salih amel işleyen, Allah'ı sürekli hatırda (ve hatırlı) tutan, zulme uğradıktan sonra haklarını savunanlar onlara dahil değildirler. Nihayet zulme gömülenler, nasıl bir devrimle devrileceklerini günü gelince öğrenecekler.
Suat Yıldırım
Ancak iman edip, güzel ve makbul işler yapanlar, Allah'ı çok zikredip ananlar ve zulme mâruz kaldıktan sonra haklarını savunanlar müstesna. Zalimler de nasıl bir inkılab ile devrileceklerini, yakında öğrenirler. [40, 52]*
Süleyman Ateş
Ancak inananlar, iyi işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve kendilerine zulmedildikten sonra (rakiplerine) üstün gelmeğe çalışanlar böyle değildir. Zulmedenler, yakında nasıl bir devrime uğrayıp devrileceklerini bileceklerdir!
Şaban Piriş
İman eden, doğruları yapan ve çokça Allaha zikreden, zulme uğradıkları zaman kendilerini savunanlar hariç. Zalimler, nasıl bir inkılapla devrileceklerini yakında öğrenecekler!
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğratıldıktan sonra başarıya ulaşanlar böyle değillerdir. Zulmedenler, hangi devrime uğrayıp baş aşağı döneceklerini yakında bilecekler.
Edip-Layth-Martha
Except for those who acknowledge, and promote reforms, and remember God greatly, and were victorious after they were wronged. As for those who did wrong, they will know which fate they will meet.
Muhammad Asad
[Most of them are of this kind ] save those who have attained to faith, and do righteous deeds, and remember God unceasingly, and defend them­selves [only] after having been wronged,* and [trust in God's promise that] those who are bent on wrong­doing will in time come to know how evil a turn their destinies are bound to take!*
Rashad Khalifa
Exempted are those who believe, lead a righteous life, commemorate GOD frequently, and stand up for their rights. Surely, the transgressors will find out what their ultimate destiny is.,
The Monotheist Group
Except for those who believe, and do good works, and remember God greatly, and were victorious after they were wronged. As for those who did wrong, they will know which fate they will meet.