Şuara Sûresi4. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | in | eğer | If |
| 2 | نشأ | ش ي اŞYE | neşe' | dilesek | We will, |
| 3 | ننزل | ن ز لNZL | nunezzil | indiririz | We can send down |
| 4 | عليهم | — | ǎleyhim | onların üzerine | to them |
| 5 | من | — | mine | -ten | from |
| 6 | السماء | س م وSMV | s-semāi | gök- | the sky |
| 7 | آية | ا ي يEYY | āyeten | bir mu'cize | a Sign |
| 8 | فظلت | ظ ل لƵLL | feZellet | ve oluverir | so would bend |
| 9 | أعناقهم | ع ن قANG | eǎ'nāḳuhum | boyunları | their necks |
| 10 | لها | — | lehā | ona | to it |
| 11 | خاضعين | خ ض عḢŽA | ḣāDiǐyne | eğilip kalmış | (in) humility. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان نشا ننزل عليهم من السماء ءاية فظلت اعنقهم لها خضعين
Arapça (Harekeli)
إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ
Transliterasyon
İn neşe’ nunezzil aleyhim mines semâi âyeten fe zallet a’nâkuhum lehâ hâdıîn|e|.
Transliteration (Eng.)
In nasha/ nunazzil AAalayhim mina a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-i<span class="u">a</span>yatan fa<span class="i"><span class="u">th</span></span>allat aAAn<span class="u">a</span>quhum lah<span class="u">a</span>kh<span class="u">ad</span>iAAeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dileseydik gökten bir delîl indirirdik onlara, onun karşısında başlarını eğerlerdi, kalakalırlardı.
Ali Bulaç
Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir.
Bayraktar Bayraklı
Dilersek onlara gökten bir mucize indiririz de mecbur kalıp boyun eğerler.
Diyanet İşleri
Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mucize indiririz de, ona boyunları eğilip kalır.
Edip Yüksel
Dilesek onların üzerine gökten bir mucize indiririz de ona boyun eğip kalırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz dilersek onların üzerlerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilekalır.
Erhan Aktaş
Eğer dileseydik gökten öyle bir ayet* indirirdik ki hepsi ona boyun eğmek* zorunda kalırdı.
Hakkı Yılmaz
Eğer Biz dilersek, <<15:90>> onlara gökten bir alâmet [gösterge; ışın, radyasyon ve meteorlar, tayfun, sel] indiririz de onların boyunları, ona boyun eğenler oluverirdi. (Sonraki 15:90)
Muhammed Esed
Eğer dileseydik, onlara gökten öyle bir alamet indirirdik ki, onun karşısında boyunları bükülür, hemen baş eğerlerdi.
Mustafa İslamoğlu
Eğer dileseydik onlara semadan öyle bir belge indirirdik ki, onun karşısında (mecburen) boyun büker, baş eğerlerdi.
Suat Yıldırım
Eğer dileseydik onlara gökten öyle bir mûcize indirirdik ki, onun karşısında ister istemez boyun bükerlerdi. *
Süleyman Ateş
Dilesek onların üzerine gökten bir mu'cize indiririz de boyunları ona eğilir (inanırlar).
Şaban Piriş
Dilersek, üzerlerine gökten bir işaret indiririz de boyunları öne eğilip kalır.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer istersek gökten üzerlerine bir mucize indiririz de boyunları onun önünde perişanlıkla eğilip kalır.
Edip-Layth-Martha
If We wish, We could send down for them from the heavens a sign, to which they would bend their necks in humility.
Muhammad Asad
Had We so willed, We could have sent down unto them a message from the skies, so that their necks would [be forced to] bow down before it in humility.*
Rashad Khalifa
If we will, we can send from the sky a sign that forces their necks to bow.,
The Monotheist Group
IfWe wish, We could send down for them from the heavens a sign, to which they would bend their necks in humility.