Şuara Sûresi57. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فأخرجناهم | خ ر جḢRC | feeḣracnāhum | böylece biz onları çıkardık | So We expelled them |
| 2 | من | — | min | -den | from |
| 3 | جنات | ج ن نCNN | cennātin | bahçeler(in)- | gardens |
| 4 | وعيون | ع ي نAYN | ve ǔyūnin | ve çeşmeler(inden) | and springs, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فاخرجنهم من جنت وعيون
Arapça (Harekeli)
فَأَخْرَجْنَاهُم مِّن جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ
Transliterasyon
Fe ahracnâhum min cennâtin ve uyûn(uyûnin).
Transliteration (Eng.)
Faakhrajn<span class="u">a</span>hum min jann<span class="u">a</span>tinwaAAuyoon<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onları bahçelerden, kaynaklardan sürüp çıkardık.
Ali Bulaç
Böylelikle Biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;
Bayraktar Bayraklı
(57-60) Bunun üzerine Firavun'un adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece onlara İsrâiloğulları'nı mirasçı kıldık. Ancak Firavun'un adamları, güneş doğarken İsrâiloğulları'nın ardına düştüler.
Diyanet İşleri
Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, çıkardık.
Edip Yüksel
Sonunda, onları çıkardık: Bahçelerden, çeşmelerden,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ama (sonunda) biz, onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden, pınarlardan,
Erhan Aktaş
Derken onları cennetlerden* ve çeşmelerden çıkardık.
Hakkı Yılmaz
(57-59)Sonunda Biz, Firavun ve toplumunu bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve şerefli makamdan çıkardık. İşte böyle! Ve sonra onlara İsrâîloğulları'nı mirasçı/son sahip yaptık. (Sonraki 26:67)
Muhammed Esed
bunun içindir ki onları bağlar(ın)dan bahçeler(in)den, pınar başlarından çıkarıp attık,
Mustafa İslamoğlu
İşte bu tür bir (gurura kapıldıkları) için onları has bahçelerinden ve pınar başlarından çekip çıkardık;
Suat Yıldırım
57, 58. Ama neticede Biz onları bahçelerinden ve pınarlarından, hazinelerinden, servetlerinden ve kendilerince çok değerli makam ve mevkilerinden çıkardık.
Süleyman Ateş
Böylece biz onları çıkardık: bahçeler(in)den, çeşmeler(in)den.
Şaban Piriş
Biz de onları, bahçelerden ve pınarlardan çıkardık.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine biz onları bahçelerinden, pınarlarından çıkardık.
Edip-Layth-Martha
So, We evicted them out of gardens and springs.
Muhammad Asad
and so we have [rightly] driven them out of [their] gardens and springs,
Rashad Khalifa
Consequently, we deprived them of gardens and springs.,
The Monotheist Group
So,We evicted them out of gardens and springs.