Şuara Sûresi58. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (3 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وكنوز | ك ن زKNZ | ve kunūzin | ve hazineler(inden) | And treasures |
| 2 | ومقام | ق و مGVM | ve meḳāmin | ve yer(lerinden) | and a place |
| 3 | كريم | ك ر مKRM | kerīmin | o güzel | honorable, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وكنوز ومقام كريم
Arapça (Harekeli)
وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ
Transliterasyon
Ve kunûzin ve makâmin kerîm(kerîmin).
Transliteration (Eng.)
Wakunoozin wamaq<span class="u">a</span>min kareem<span class="b">in</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve defînelerden ve güzelim yerlerden ettik.
Ali Bulaç
Hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da.
Bayraktar Bayraklı
(57-60) Bunun üzerine Firavun'un adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece onlara İsrâiloğulları'nı mirasçı kıldık. Ancak Firavun'un adamları, güneş doğarken İsrâiloğulları'nın ardına düştüler.
Diyanet İşleri
Hazinelerden ve değerli bir yerlerden.
Edip Yüksel
Hazinelerden, yüksek makamlardan…
Elmalılı Hamdi Yazır
Hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık.
Erhan Aktaş
Ve hazinelerden ve kerim* makamlardan.
Hakkı Yılmaz
(57-59)Sonunda Biz, Firavun ve toplumunu bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve şerefli makamdan çıkardık. İşte böyle! Ve sonra onlara İsrâîloğulları'nı mirasçı/son sahip yaptık. (Sonraki 26:67)
Muhammed Esed
zenginlikler(in)den, nüfûz ve statülerinden (yoksun bıraktık)!" diyerek (onları İsrailoğulları'na karşı harekete geçirdi).
Mustafa İslamoğlu
servetlerinden, eyvan ve çardaklarından...
Suat Yıldırım
57, 58. Ama neticede Biz onları bahçelerinden ve pınarlarından, hazinelerinden, servetlerinden ve kendilerince çok değerli makam ve mevkilerinden çıkardık.
Süleyman Ateş
Hazineler(in)den ve o güzel yer(lerin)den.
Şaban Piriş
Hazinelerden ve şerefli makamlardan...
Yaşar Nuri Öztürk
Hazinelerinden, mutlu-kutlu yerlerinden ettik.
Edip-Layth-Martha
Treasures and an honorable dwelling.
Muhammad Asad
and [deprived them of their erstwhile] station of honour!"*
Rashad Khalifa
And treasures and an honorable position.,
The Monotheist Group
Andtreasures and an honorable station.