Şuara Sûresi63. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (13 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فأوحيناو ح يVḪYfeevHaynādiye vahyettikThen We inspired
2إلىilāto
3موسىmūsāMusa'yaMusa,
4أنeni[that]
5اضربض ر بŽRBDribvur"""Strike"
6بعصاكع ص وAṦVbiǎSākedeğneğinlewith your staff
7البحرب ح رBḪRl-beHradenize"the sea."""
8فانفلقف ل قFLGfenfeleḳasonra yarıldıSo it parted
9فكانك و نKVNfe kāneve olduand became
10كلك ل لKLLkulluhereach
11فرقف ر قFRGfirḳinbölümpart
12كالطودط و دŦVD̃kāTTavdibir dağ gibilike the mountain
13العظيمع ظ مAƵMl-ǎZīmikocaman[the] great.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فاوحينا الى موسى ان اضرب بعصاك البحر فانفلق فكان كل فرق كالطود العظيم

Arapça (Harekeli)

فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِب بِّعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ

Transliterasyon

Fe evhaynâ ilâ mûsâ enıdrib bi asâkel bahr|a|, fenfeleka fe kâne kullu firkın ket tavdil azîm|i|.

Transliteration (Eng.)

Faaw<span class="u">h</span>ayn<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span> moos<span class="u">a</span>ani i<span class="u">d</span>rib biAAa<span class="u">sa</span>ka alba<span class="u">h</span>ra fa<span class="b">i</span>nfalaqafak<span class="u">a</span>na kullu firqin ka<span class="b">al</span><span class="u">tt</span>awdi alAAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">i</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken Mûsâ'ya, sopanı denize vur diye vahyettik. Vurunca deniz hemen yarıldı ve her parçası, koca bir dağa döndü.

Ali Bulaç

Bunun üzerine Musa'ya: "Asanla denize vur" diye vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine Mûsâ'ya, “Değneğinle denize vur!” diye bildirdik. Deniz ortadan yarıldı; her parçası yüce bir dağ gibi oldu.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine Musa'ya: Asan ile denize vur! diye vahyettik. (Vurunca deniz) derhal yarıldı (on iki yol açıldı), her bölük koca bir dağ gibi oldu.

Edip Yüksel

Musa'ya, "Değneğini denize vur" diye vahyettik. Bunun üzerine yarıldı ve her bölüm koca bir tepe gibi oldu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine Musa'ya "Vur asân ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdi,

Erhan Aktaş

Musa’ya, “Asanı denize vur.” diye vahyettik. Deniz hemen yarıldı. Her bir parçası büyük yüksek bir dağ gibiydi.

Hakkı Yılmaz

Sonra Mûsâ'ya: “Vur birikimini o bol suya/nehire!” diye vahyettik. Sonra o bol su/nehir yarıldı/barajlar yapıldı da, her bir parça baraj, ulular ulusu bir dağ gibi oluverdi.*(Sonraki 26:52)

Muhammed Esed

Bunun üzerine, Musa'ya: "Asânla denize vur!" diye vahyettik. (Musa söyleneni yapınca) deniz ortadan yarıldı; öyle ki, açılan yolun her iki yanında sular koca dağlar gibi yükseldi.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine Musa'ya "Asanla denize vur!" diye vahyettik. Ardından deniz infilak edip ikiye ayrıldı; öyle ki, yolun her (iki) yanından sular ulu dağlar gibi yükselmişti.

Suat Yıldırım

Biz Mûsâ'ya: “Asânı denize vur! ” diye vahyettik. Vurur vurmaz deniz yarıldı, öyle ki birer koridor gibi açılan yolun iki yanında sular büyük dağlar gibi yükseldi. [20, 77] {KM, Çıkış 14, 22}

Süleyman Ateş

Musa'ya: "Değneğinle denize vur!" diye vahyettik. (Vurunca deniz) yarıldı, (on iki yol açıldı). Her bölüm, kocaman bir dağ gibi oldu.

Şaban Piriş

İşte o sırada, Musaya:-Asanı denize vur, diye vahyettik. O, hemen yarıldı ve her parçası koca bir dağ gibi oluverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine Musa'ya, "asanla denize vur" diye vahyettik. Deniz hemen yarıldı, her dalga kümesi kocaman bir dağ gibi oldu.

Edip-Layth-Martha

So We inspired to Moses: "Strike the sea with your staff." So it split into two, each side like a great mountain.

Muhammad Asad

Thereupon We inspired Moses thus: Strike the sea with thy staff!"- whereupon it parted, and each part appeared like a mountain vast.*

Rashad Khalifa

We then inspired Moses: "Strike the sea with your staff," whereupon it parted. Each part was like a great hill.,

The Monotheist Group

So We inspired to Moses: "Strike the sea with your staff." So it split into two, each side like a great mountain.