Şuara Sûresi98. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (4 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إذ | — | iƶ | çünkü | When |
| 2 | نسويكم | س و يSVY | nusevvīkum | sizi eşit tutuyorduk | we equated you |
| 3 | برب | ر ب بRBB | birabbi | Rabbine | with (the) Lord |
| 4 | العالمين | ع ل مALM | l-ǎālemīne | alemlerin | (of) the worlds. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اذ نسويكم برب العلمين
Arapça (Harekeli)
إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ الْعَالَمِينَ
Transliterasyon
İz nusevvîkum bi rabbil âlemîn|e|.
Transliteration (Eng.)
I<span class="u">th</span> nusawweekum birabbi alAA<span class="u">a</span>lameen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sizi, âlemlerin Rabbiyle bir tuttuğumuz zaman.
Ali Bulaç
"Çünkü sizi (yalancı olanları) alemlerin Rabbiyle eşit tutuyorduk.
Bayraktar Bayraklı
(96-102) Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: “Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi âlemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır. Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak.”
Diyanet İşleri
Çünkü biz sizi alemlerin Rabbi ile eşit tutuyorduk.
Edip Yüksel
"Çünkü sizi evrenlerin Rabbine denk tutuyorduk."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk."
Erhan Aktaş
“Çünkü sizi âlemlerin Rabb’i ile bir tutuyorduk.”
Hakkı Yılmaz
(96-102)Onlar, onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki: “Vallahi biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içinde idik. Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk. Ve bizi yalnızca o günahkârlar saptırdı. Artık bizim için yardımcılardan, torpilcilerden hiçbir kimse ve candan bir yardımcı, yol gösterici, koruyucu yakın yoktur. Ah keşke bizim için bir geri dönüş olsaydı da biz de mü’minlerden olsaydık!”
Muhammed Esed
çünkü, siz(in gibi yaratılmış varlıklar)ı âlemlerin Rabbiyle bir tutuyorduk;
Mustafa İslamoğlu
o zaman sizi alemlerin Rabbiyle bir tutuyorduk;
Suat Yıldırım
96, 97, 98, 99, 100, 101, 102. Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler “Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz! ”“Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu. “Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz! ” “Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık! ” [36, 56; 40, 47; 7, 53; 38, 64]*
Süleyman Ateş
Çünkü sizi alemlerin Rabbine eşit tutuyorduk.
Şaban Piriş
Çünkü sizi evrenin sahibi ile eşit tutmuştuk.
Yaşar Nuri Öztürk
"Çünkü sizi alemlerin Rabbi'yle aynı düzeyde tutuyorduk."
Edip-Layth-Martha
"For we equated you with the Lord of the Worlds!"
Muhammad Asad
when we deemed you [false deities] equal to the Sustainer of all the worlds
Rashad Khalifa
"How could we set you up to rank with the Lord of the universe?,
The Monotheist Group
"For we equated you with the Lord of the worlds!"