Neml Sûresi32. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قالت | ق و لGVL | ḳālet | dedi ki | She said, |
| 2 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 3 | أيها | أ ي هEYH | eyyuhā | SİZ! | You |
| 4 | الملأ | م ل اMLE | l-meleu | ileri gelenler | chiefs! |
| 5 | أفتوني | ف ت يFTY | eftūnī | bana bir fikir verin | Advise me |
| 6 | في | — | fī | in | |
| 7 | أمري | ا م رEMR | emrī | (bu) işimde | my affair. |
| 8 | ما | — | mā | Not | |
| 9 | كنت | ك و نKVN | kuntu | ben olmam | I would be |
| 10 | قاطعة | ق ط عGŦA | ḳāTiǎten | kesip atan | the one to decide |
| 11 | أمرا | ا م رEMR | emran | hiçbir işi | any matter |
| 12 | حتى | — | Hattā | sürece | until |
| 13 | تشهدون | ش ه دŞHD̃ | teşhedūni | siz olmadığınız | "you are present with me.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قالت يايها الملوا افتونى فى امرى ما كنت قاطعة امرا حتى تشهدون
Arapça (Harekeli)
قَالَتْ يَا أَيُّهَا الْمَلَأُ أَفْتُونِي فِي أَمْرِي مَا كُنتُ قَاطِعَةً أَمْرًا حَتَّى تَشْهَدُونِ
Transliterasyon
Kâlet yâ eyyuhel meleu eftûnî fî emrî, mâ kuntu kâtıaten emren hattâ teşhedûn|i|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>lat y<span class="u">a</span> ayyuh<span class="u">a</span> almalaoaftoonee fee amree m<span class="u">a</span> kuntu q<span class="u">at</span>iAAatan amran <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span>tashhadoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey ulular dedi, şu işi ne yapacağım, bana bir rey verin, sizi çağırmadan kesin bir karar vermedim.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Ey önde gelenler, bu işimde bana görüş belirtin, siz (herşeye) şahidlik etmedikçe ben hiçbir işte kesin (karar veren biri) değilim."
Bayraktar Bayraklı
Kraliçe dedi ki: “Beyler, ulular! Bu işimde bana bir fikir veriniz; siz benim yanımda bulunmadıkça, bir iş hakkında kesin bir karar vermem.”
Diyanet İşleri
(Sonra Melike) dedi ki: Beyler, ulular! Bu işimde bana bir fikir verin. (Bilirsiniz) siz yanımda olmadan (size danışmadan) hiçbir işi kestirip atmam.
Edip Yüksel
"Ey konseyim, şu işte bana bir fikir verin. Siz yanımda bulunmadıkça bir işte karar vermem" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Sonra Melike) dedi ki: "Beyler, ulular! Bu işimde bana bir fikir verin. (Bilirsiniz) siz yanımda olmadan hiçbir işi kestirip atmam."
Erhan Aktaş
“Ey ileri gelenler! Bu istekle ilgili bana görüşlerinizi bildirin. Siz, görüşünüzü bildirmedikçe ben kesin bir karar verecek değilim.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Melike dedi ki: “Ey ileri gelenler! Bu işimde bana fetva verin. Siz bana tanık olmadan hiçbir işi kestirip atmam.”
Muhammed Esed
"Siz ey soylular!" diye ekledi, "Yüzyüze geldiğim bu meselede görüşünüz nedir, bana söyleyin; siz görüşlerinizi bana açıklamadan benim (kesin) bir karara varmam mümkün değil".
Mustafa İslamoğlu
(Sebe kraliçesi) dedi ki: "Siz ey seçkinler! Karşı karşıya kaldığım bu konuda bana kanaatlerinizi bildirin! Sizin katkınız olmadan bu konuda kestirip atmam doğru olmaz."
Suat Yıldırım
“Değerli danışmanlarım, bu mesele hakkında görüşlerinizi istiyorum. Pek iyi bildiğiniz gibi, sizi çağırmadan, size danışmadan hiç bir meseleyi hükme bağlamam. ”
Süleyman Ateş
Ey ileri gelenler, dedi, bu işimde bana bir fikir verin; ben, siz olmadıkça hiçbir işi kesip atmam.
Şaban Piriş
Ey ileri gelenler, bu hususta bana görüşlerinizi belirtin. Siz hazır olmadıkça bir iş hakkında kesin karar veremem, dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Melike dedi: "Ey danışmanlarım, bu meselem konusunda bana fikir verin. Siz onaylamadıkça, hiçbir işe kesin karar vermem."
Edip-Layth-Martha
She said, "O commanders, advise me in this matter of mine, for I will not take a decision until you give testimony."
Muhammad Asad
She added: O you nobles! Give me your opinion on the problem with which I am now faced;* I would never make a [weighty] decision unless you are present with me."
Rashad Khalifa
She said, "O my advisers, counsel me in this matter. I am not deciding anything until you advise me.",
The Monotheist Group
She said: "O commanders, advise me in this matter of mine, for I will not take a decision until you give testimony."