Neml Sûresi4. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | those who |
| 3 | لا | — | lā | (do) not | |
| 4 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | inanmayan | believe |
| 5 | بالآخرة | ا خ رEḢR | bil-āḣirati | ahirete | in the Hereafter, |
| 6 | زينا | ز ي نZYN | zeyyennā | süslemişizdir | We have made fair-seeming |
| 7 | لهم | — | lehum | kendilerine | to them |
| 8 | أعمالهم | ع م لAML | eǎ'mālehum | işlerini | their deeds, |
| 9 | فهم | — | fehum | onlar | so they |
| 10 | يعمهون | ع م هAMH | yeǎ'mehūne | körü körüne bocalarlar | wander blindly. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان الذين لا يومنون بالءاخرة زينا لهم اعملهم فهم يعمهون
Arapça (Harekeli)
إِنَّ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ أَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَ
Transliterasyon
İnnellezîne lâ yu’minûne bil âhireti zeyyennâ lehum a’mâlehum fe hum ya’mehûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Inna alla<span class="u">th</span>eena l<span class="u">a</span> yu/minoonabi<span class="b">a</span>l-<span class="u">a</span>khirati zayyann<span class="u">a</span> lahum aAAm<span class="u">a</span>lahumfahum yaAAmahoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Âhirete inanmayanların işledikleri işleri bezedik de artık onlar, şaşkın bir halde kalakaldılar.
Ali Bulaç
Ahirete inanmayanlara gelince; Biz onlara kendi yaptıklarını süslemişiz, böylece onlar, 'körlük içinde şaşkınca dolaşırlar'.
Bayraktar Bayraklı
Âhirete inanmayanların amellerini kendilerine süslemişizdir, onlar körü körüne bocalarlar.
Diyanet İşleri
Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik; o yüzden bocalar dururlar.
Edip Yüksel
Ahiret gerçeğini onaylamayanların ise yaptıklarını kendilerine süslü göstermişizdir, bocalayıp dururlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik de onlar ilerisini göremezler, kalpleri körelmiştir.
Erhan Aktaş
Hesap Günü’ne inanmayanlara, yaptıklarını sevimli gösterdik. Bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp dururlar.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz Biz âhirete inanmayan şu kimselerin işlerini kendilerine süslü gösterdik de onlar şaşırıp kalmışlardır.
Muhammed Esed
Ahirete inanmayanlara gelince, onlara yapıp-ettiklerini güzel göstermişizdir; bu yüzden, körcesine bocalayıp durmaktadırlar.
Mustafa İslamoğlu
Ahirete inanmayanlara gelince... Biz onlara yapıp ettiklerini süslemişizdir; bu yüzden onlar saplandıkları (kuşku) bataklığında debelenip dururlar;
Suat Yıldırım
Biz âhirete iman etmeyenlere yaptıkları işleri süsledik, o yüzden onlar körelmiş bir vaziyette bocalar dururlar. [6, 110]*
Süleyman Ateş
Ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslemişizdir, onlar körü körüne bocalarlar.
Şaban Piriş
Ahirete inanmayanlar ise, biz onlara amellerini süsledik de onlar bocalayıp dururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Şu bir gerçek ki, ahirete inanmayanların amellerini biz, kendileri için süsleyip püsledik. Bu yüzden onlar kalpleri körelmiş olarak şaşkınlık içinde bocalar dururlar.
Edip-Layth-Martha
As for those who do not acknowledge the Hereafter, We have made their work appear pleasing to them, so they walk around blind.
Muhammad Asad
As for those who will not believe in the life to come - behold, goodly have We made their own doings appear unto them, and so they stumble blindly to and fro*
Rashad Khalifa
Those who do not believe in the Hereafter, we adorn their works in their eyes. Thus, they continue to blunder.,
The Monotheist Group
As for those who do not believe in the Hereafter, We have made their work appear pleasing to them, so they walk around blind.