Neml Sûresi80. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إنك | — | inneke | elbette sen | Indeed, you |
| 2 | لا | — | lā | (can) not | |
| 3 | تسمع | س م عSMA | tusmiǔ | duyuramazsın | cause to hear |
| 4 | الموتى | م و تMVT | l-mevtā | ölülere | the dead |
| 5 | ولا | — | ve lā | ve | and not |
| 6 | تسمع | س م عSMA | tusmiǔ | işittiremezsin | can you cause to hear |
| 7 | الصم | ص م مṦMM | S-Summe | sağırlara | the deaf |
| 8 | الدعاء | د ع وD̃AV | d-duǎā'e | çağrıyı | the call |
| 9 | إذا | — | iƶā | zaman | when |
| 10 | ولوا | و ل يVLY | vellev | kaçtıkları | they turn back |
| 11 | مدبرين | د ب رD̃BR | mudbirīne | arkalarını dönerek | retreating. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
انك لا تسمع الموتى ولا تسمع الصم الدعاء اذا ولوا مدبرين
Arapça (Harekeli)
إِنَّكَ لَا تُسْمِعُ الْمَوْتَى وَلَا تُسْمِعُ الصُّمَّ الدُّعَاءَ إِذَا وَلَّوْا مُدْبِرِينَ
Transliterasyon
İnneke lâ tusmiul mevtâ ve lâ tusmius summed duâe izâ vellev mudbirîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Innaka l<span class="u">a</span> tusmiAAu almawt<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span>tusmiAAu a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>umma a<span class="b">l</span>dduAA<span class="u">a</span>a i<span class="u">tha</span>wallaw mudbireen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki sen, ölüye duyuramazsın ve arkalarını çevirip giderlerken çağırsan da sağırlara sesini işittiremezsin.
Ali Bulaç
Çünkü gerçekten sen, ölülere (söz) dinletemezsin ve arkasını dönüp kaçan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.
Bayraktar Bayraklı
Sen, şüphesiz, manen ölülere işittiremezsin; dönüp giden manen sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.
Diyanet İşleri
Bil ki sen ölülere işittiremezsin, arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da daveti duyuramazsın.
Edip Yüksel
Sen ölülere duyuramazsın, aynı şekilde arkalarını dönen sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bil ki sen, ölülere işittiremezsin, arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.
Erhan Aktaş
Sen, ölülere duyuramazsın. Mesajı aldırmayan sağırlara da duyuramazsın.
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz ki sen, ölülere dinletemezsin ve arkasını dönüp kaçtıkları zaman sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, sen ölülere de işittiremezsin, sırt çevirip uzaklaşan sağırlara da işittiremezsin bu çağrıyı;
Mustafa İslamoğlu
Şu bir gerçek ki, sen ölülere işittiremezsin. Dahası, bu daveti sırtını dönüp uzaklaşan sağırlara da işittiremezsin.
Suat Yıldırım
Şunu bil ki sen, ne ölülere sesini duyurabilirsin, ne de arkasına dönüp uzaklaşan sağırlara bu dâveti işittirebilirsin.
Süleyman Ateş
Sen ölülere duyuramazsın, arkalarını dönmüş kaçmakta olan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin.
Şaban Piriş
Sen, ölülere duyuramazsın, arkasını dönüp gidenlere de çağrıyı işittiremezsin.
Yaşar Nuri Öztürk
Sen, ölülere işittiremezsin. Eğer dönüp giderlerse, sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.
Edip-Layth-Martha
You cannot make the dead hear, nor can you make the deaf hear the call when they turn their backs and flee.
Muhammad Asad
[But,] verily, thou canst not make the dead hear: and [so, too,] thou canst not make the deaf [of heart] hear this call when they turn their backs [on thee] and go away,
Rashad Khalifa
You cannot make the dead, nor the deaf, hear the call, if they turn away.,
The Monotheist Group
You cannot make the dead hear, nor can you make the deaf hear the call when they turn their backs and flee.