Kasas Sûresi14. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولما | — | velemmā | ne zaman ki | And when |
| 2 | بلغ | ب ل غBLĞ | beleğa | (Musa) erişince | he reached |
| 3 | أشده | ش د دŞD̃D̃ | eşuddehu | güçlü çağına | his full strength |
| 4 | واستوى | س و يSVY | vesteve | ve olgunlaşınca | and became mature, |
| 5 | آتيناه | ا ت يETY | āteynāhu | biz ona verdik | We bestowed upon him |
| 6 | حكما | ح ك مḪKM | Hukmen | hüküm | wisdom |
| 7 | وعلما | ع ل مALM | ve ǐlmen | ve ilim | and knowledge. |
| 8 | وكذلك | — | ve keƶālike | işte böyle | And thus |
| 9 | نجزي | ج ز يCZY | neczī | mükafatlandırırız | We reward |
| 10 | المحسنين | ح س نḪSN | l-muHsinīne | güzel davrananları | the good-doers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولما بلغ اشده واستوى ءاتينه حكما وعلما وكذلك نجزى المحسنين
Arapça (Harekeli)
وَلَمَّا بَلَغَ أَشُدَّهُ وَاسْتَوَى آتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًا وَكَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ
Transliterasyon
Ve lemmâ belega eşuddehu vestevâ âteynâhu hukmen ve ilmâ(ilmen), ve kezâlike neczîl muhsinîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walamm<span class="u">a</span> balagha ashuddahu wa<span class="b">i</span>staw<span class="u">a</span><span class="u">a</span>tayn<span class="u">a</span>hu <span class="u">h</span>ukman waAAilman waka<span class="u">tha</span>likanajzee almu<span class="u">h</span>sineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ergenlik çağına gelip olgunlaşınca ona peygamberlik ve bilgi verdik ve biz, iyilik edenleri böylece mükâfâtlandırırız.
Ali Bulaç
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ ergenlik çağına gelip olgunlaşınca, ona güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. Güzelliğe sevdalı olanları böyle ödüllendiririz.
Diyanet İşleri
Musa yiğitlik çağına erip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böylece mükafatlandırırız.*
Edip Yüksel
Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle ödüllendiririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa yiğitlik çağına girip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız.
Erhan Aktaş
Ve ergenlik çağına erişip olgunlaşınca*, ona hikmet ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Hakkı Yılmaz
Ve Mûsâ yiğitlik çağına girip oturaklaşınca, Biz o'na yasa ve bilgi verdik. Ve Biz güzel davrananları işte böyle karşılıklandırırız.
Muhammed Esed
DERKEN, (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca, kendisine (doğruyla eğriyi birbirinden ayırmaya yarayan) güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik; iyiliğe yatkın olanları Biz işte böyle mükafatlandırırız.
Mustafa İslamoğlu
Derken (Musa) erişkinlik dönemini tamamlayıp (aklen) iyice olgunlaşınca, ona üstün bir muhakeme ve seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi bahşettik: Biz dürüst ve erdemli davrananları işte böyle ödüllendiririz.
Suat Yıldırım
Mûsâ yiğitlik çağına erip olgunlaşınca Biz ona hikmet ve ilim verdik. Biz iyilik edenleri işte böyle mükâfâtlandırırız.
Süleyman Ateş
(Musa), güçlü çağına erip, olgunlaşınca biz ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
Şaban Piriş
Musa ergenlik çağına ulaşıp, olgunlaşınca, ona, anlayış ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.
Yaşar Nuri Öztürk
Musa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik. Biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz.
Edip-Layth-Martha
When he reached his maturity and strength, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.
Muhammad Asad
Now when [Moses] reached full manhood and had become mature [of mind]. We bestowed upon him the ability to judge [between right and wrong] as well as [innate] knowledge: for thus do We reward the doers of good.*
Rashad Khalifa
When he reached maturity and strength, we endowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the righteous.,
The Monotheist Group
And when he reached his independence and was established, We bestowed him with wisdom and knowledge. We thus reward the good doers.